İLK DEMOKRASİ ŞEHİDİ!

12 Eylül tarihinden sonra 17 Eylül utanç günü.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve milletinin kara günlerinden bir tanesi 17 Eylül tarihidir.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Başbakanını ve 2 bakanını asan başka devlet varmıdır?

Demokrasi şehitleri Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan devlet büyüklerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.

Tam 59 yıl önce Türk milletine atılan en büyük darbedir 1960 ihtilali, aradan geçen 59 yılda bu ülkede çok önemli kazanımlar oldu ama, halen beyinleri küçük, kalpleri kararmış Demokrasiye, insan haklarına, özgürlüklere ihanet etmeye çalışanların var olduğunu görmek bizleri bir hayli düşündürüyor!…

Rahmetli başbakan Menderes yassı adaya giderken uçakta şunları söylemesi çok düşündürücüdür; “hatamız  millete insan olduklarını hatırlatmaktı” diyor, ne ilginç söz değimli?, Türk milletine İnsan olduğunu hatırlatması, milletimizin nasıl bir zulüm içinde olduğunu gösteriyor.

Normal Türk vatandaşı ayağına giymeye ÇARIK bulamazken, memleketin ağaları KÖRÜKLÜ ÇİZMELER VE FÖTÖR ŞAPKALARLA gezerlermiş, Türk milleti rahmetli Menderes’i güçlü iktidar yapmış ama, güçlü iktidarı millet yapmış, kirli siyaset ve kirli bürokrasi milletin oyları ile gelen Başbakanı ve iki bakanını Türk milletine hizmet yaptığı için, Türk milletini Çarık giymekten kurtardığı için  idam sehbasına gönderilmiştir.

İdam sehbasına  giden Başbakan Milletine olan sevgisini şu sözlerle son veriyor; “Kimseye dargın değilim. Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda, Devletime ve Milletime ebedi saadetler dilerim.” diyor, kendisine yaşamayı çok görenlere rağmen milletine kırgın değil, kendi mutluluğu, huzuru, yaşaması elinden alınan bir devlet adamının  milletine olan son temennisi bile ibret alınacak sözlerdir.

“Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda, Devletime ve Milletime ebedi saadetler dilerim.” ADNAN MENDERES

Türkiye Cumhuriyetini kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Aydın ili ziyaretinde rahmetli Menderesi tanıyor ve Ankara davet ederek onun Milletvekili olmasını istiyor, rahmetli başbakanımızın siyasi serüveni böyle başlıyor, Atatürk’ün daveti üzerine Ankara’ya gelip Türk milletine  mükemmel hizmetler yapan bir devlet adamını kirli siyasetçiler ve kirli bürokratlar idam ediyor.

Türk milleti ilk Demokrasi şehidini 1960 yılında vermiş olsa da aslında ilk Demokrasi şehidi Serbest Fırkanın kurulmasından sonra verildiği tarihi belgeler gösteriyor.

4 Eylül 1930 yılında Serbest Fırkanın ilk mitingi 4 Eylül tarihinde başlamış Ali Fethi beyi 40 bin İzmir halkı karşılamıştır, bu kalabalık karşılama sonrasında Cumhuriyet Halk Fırkası yetkilileri kalabalıklar karşısında telaşe  kapılmış 4-7 Eylül tarihleri arasında İzmir de büyük olaylar olmuş, Serbest Fırka mitingine giden kişiler arasında 14 yaşında Necati isimli genç silahla babasının yanında öldürülmüştür, yani ülkemizde ilk Demokrasi şehidi Serbest Fırka seçmeni olan bir babanın oğlu Necati dir, Allah rahmet eylesin.

Serbest Fırka Gazi Mustafa kemal Atatürk’ün emri ile kurdurulmuştur, Halk Fırkasının ülkeyi iyi yönetememesi halk her geçen gün tepkiler vermesi sonucu Gazi Mustafa Kemal paşayı Yalova’da ziyarete giden Ali Feti beye yeni bir parti kurmasını emreder, Ali Feti bey parti kurmak istemediğin Mustafa kemal Paşaya ifade etmek istese de gazi Partinin kurulma görevini kendisine verir ve yanına da Halk Fırkası Milletvekillerinden çok sayıda kişileri de  vererek Halk Fırkasını TBMM de denetlenmesini ister.

İlginç değimli? İlk Demokrasi şehidi Serbest Fırka partisinden Necati bey Eylül ayında silah kullanan askerler tarafından vurulur, ikinci Demokrasi şehidi Serbest Fırka nın devamı özelliğinde olan Demokrat Parti den başbakan Adnan Menderes  ve iki bakanı olmuştur ve bunlarda Eylül ayında idam sehbasına çıkartılmıştır!…

Bazen diyoruz ya fazla derinlere inmemek gerekir, fazla derinlere inince altından kalkılmaz sonuçlara gidiyoruz.

Bugün bizler; Demokrasinin yaşamasını, hak ve özgürlüklerin insan onuruna yakışacak şekilde devam etmesini istiyor isek, tarihte kirli günlerden ders alıp, aydınlık yarınlar için insanca mücadele yapmaz gerekir.

Demokrat Parti öncesinde şehirlerin valileri bir siyasi partinin il başkanı gibi çalışırmış.

Bugünlere kolay gelmedik. Atatürk kendi sağlığında kurdurduğu Serbest Fırka partisinin yaşaması için çok gayret sarf etmiş  ancak ilerleyen süreçlerde rahatsızlığı  her şeyi takip edememiş ülkenin çok partili sistem ile daha rahat yönetileceğini düşünmüş ama çok partili sistem fazla yaşamadan son bulmuştur, taki 1946 yılında kurulan Demokrat partiye kadar.

Demokrat Parti 1946 yılında kurulmuş, açık oy, gizli tasnif sistemi ile oylar kullanılmış!. Bunun tam manası şudur; insanlar sandık başına gittiğinde, sandık kurulu kimin hangi partiye oy vereceğini görüyor, ama oy sayımları halkın görmediği kapalı kapılar arkasında yapılıyor, sandık kurulu üyeleri devlet memurlarından oluşuyor!… tüm bu olumsuzluklara ve açık oy kullanılmasına rağmen, Türk Milleti Cumhuriyet Hak Partisinin baskıcı yönetiminden muzdarip olunca oylarını CHP ll, sandık kurullarına rağmen açık bir şekilde DP oy vererek DP nin iktidar olması için oy vermiş, ancak kapalı odalarda sayımlar yapıldığı için DP 1946 yılında yapılan seçimlerde iktidar olamamış, ancak halkın tepkileri her geçen gün büyüdükçe CHP 1950 yılında yapılan seçimleri kapalı oy, açık tasnif şekilde yapınca DP tek başına iktidara gelmiş ve Türk milleti ilk defa ayakkabı ile tanışarak köy halkı Lastik ayakkabı giymeye, köylere traktörlerin girmesi sağlanmıştır.

5 Eylül 1930 tarihinde Necati efendi şehit oldu.

17 Eylül 1961 tarihinde Başbakan Adnan Menderes, F. Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan idam edilmiş.

12 Eylül 1980 Demokrasiye vurulan en büyük darbe

15 Temmuz 2016 FETÖ ihanet darbe girişimi.

Menderes’in idamından sonra eşinin kapısına gidip Menderes’i idam ettikleri ip’in parasını istediler. Utanmadılar, yüzleri bile kızarmadı. Çünkü onlar şerefsizdi..

Günün Sözü: İlk Demokrasi şehidi Necati bey 5 Eylül 1930