Sivas olayları ve Başbağlar katliamı ile ilgili bir önceki yazımda bireyler anlatmaya çalıştım, bugünden sonra konu hakkında yazdıklarımız yaşanan olayların yargılama  kısmına hiçbir katkısı olmayacaktır, ancak tarihe not düşerek gerçeklerin aydınlığa çıkmasına katkı sağlamış olacagız.

Bir önceki yazımda önemli noktaları ortaya koymaya çalıştım, bu yazımla son noktayı koymakta fayda var, konu toplumda pek çok kesimde hassasiyet gösteriyor, konuları anlamadan gereksiz polemikler ortaya çıkıyor.

Şunu herkesin anlaması gerekir, ülkemizde pek çok olay yaşanmıştır, toplumsal olaylar her zaman provaaksyonlar sonundadır, Alevi ve Sünni çatışması çıkartmak  isteyenler, milletimizi bir birine düşürmek isteyen hainler, toplumun hassasiyet gösterdiği dini ve milli duyguları kullanarak, olayları çıkartıp toplumsal olaylar haline gtirmeye çalşmaktadırlar.

Ülkemizde hiçbir zaman Türk-Kürt, Alevi-Sünni çalışması olmamıştır, farklı düşüncelere sahip insanlar adına birileri sürekli toplumsal olayları çıkartmaya çalışmışlar, bunları örgütsel düzeyde organize etmeye çalışarak toplular  adına hareket ettiklerini ortaya atarak toplumları bir birine düşürmeye çalışmışlardır, ama çok şükür bugüne kadar başarılı olamamışlardır.

Ülkemizde yaşayan her toplum kardeştir, kardeşçe yaşamışlardır, kişilerin yaptığı hatalar toplumlara mal edilmemiştir, edilmemelidir, Türk-Kürt, Alevi-Sünnü hep kardeştir öylede olacaktır, bu toplumları bir biri ile kaynaştıran en önemli husus İslamdır, her insan Elhamdülillah Müslümandır, Müslümanlığın kurallarına uyanda vardır, uymayanda bu konularda hiçbir kişi, karşısındaki kişiyi yargılama, ötekileştirme hakkına sahip değildir.

Sivas olayları diyoruz, sonradan “katliama” dönüşmüştür, bu olayları yapanlar asla Sünniler olarak göülmemektedir, Sivas olaylarını Alevi-Sünni çatışmasına dönüştürmek isteyenlere insanlarıız asla izin vermemiştir, Madımak otelinde vefat eden her insan için milletimiz üzüntü duymuş olayları şiddetle kınamıştır, milletimiz ihanete DUR! Demiştir, olayların büyümesine her iki tarafta mani olmuştur, 3 gün sonra Başbağlar Katliamı yaşanmış, burada yaşanan vahşetten sonra yine milletimiz sağduyulu hareket ederek provakasyonlara fırsat vermemiştir, bu iki olayda milletimizin sağduryu hakim olmuş, Sivas olaylarını “Sünniler yaptı” ihanet pravakasyonuna, Başbağlar katliamını “”Aleviler yaptı” provakasyonuna  kapılmamış, olayların çözüm noktası olarak devleti güvenlik kuvvetlerine bırakılmıştır.

Sivas olaylarının sorumlusu olarak birileri Cuma namazından çıkan insanları göstermiş olsada, hainlerin her kılığa gireceğini, Kürt olmayan kişilerin Kürtçe konuşamadıkları halde; Kürtmüş gibi, sözde  Kürtlerin hakkını koruyormuş gibi sağda solda şov yapmaları, nasılki insndırıcı değil ve toplumları olayların içine çekme gayretleri ise, Cuma namazından sonra olayların çıkması asla Cami cemaatinin yaptığı anlamına gelemez.

İşin en ilginç ve dikkat edilmesi gereken huususu şudur, Sivas olaylarıda, başbağlar katliamnıda önceden planlanmıştır, planlanan olayların içinde devletin eteketini kullanarak olayların içinde olan kişiler varmıdır?, evet olma ihtimali çok yüksektir, çünkü olayların öncesinde devlet gerekki tedbirleri Sivasta almamıştır, bir önceki yazımda önemli iki örnek vermiştim, bu örenekleri dikkate alındığında Sivas olaylarının içinde devletin kurumları içinde olanların sorumluluğu kesindir.

Sivas olaylarının sonrasında çok sayıda kişi tahriklere kapılmış, kendisini olayalrın içinde bulmuştur, ilk önce hiçbir akalası olmayan insanlar olay çıkmaya başlayınca kendisini olayların içinde bulmuş, olayları çıkartanlar, büyütenler  kendilerini gizlemeyi bilmişler, olayın olduğu yerde “neden ve niçin bu olay oldu” sorusunu kendilerine sormadan olaylarda protesto amaçlı olay yerinde bulunanlar olayın failleri olarak yargılanmışlardır!….

Bugün yani 26 yıl sonra en ağır cezaya çarptırılan insanlar arasında olan bir insan; “annem sütçüden süt almam için beni gönderdi, süt aldığımız evden Süt alıp eve giderken bağrışmaları duydum, seslerin geldiği tarafa  gittim, oradad yaşananları gördüm, elimde süt bidonu vardı, olayların baş sorumlularından birisi olarak yargılandım en ağır cezalardan birsini bana verdiler” bugün halen diyorsa, Sivas olaylarının gerçek sanıklarının ceza almadıklarını gösterir!…

Şu veya bu kişiyi savunmuyoruz, 26 yıldır ceza evinde olan bir insan bugün yaşadıklarını anlatıyorsa, Sivas olayalrında adaletin yerine getirilmediğini gösterir.

Sivas olaylarının en önemli sorumluları zamanın en yetkili kişileridir, programı organize edenler, programın akışında sıkıntıları gördükleri halde gerekli güvenlik tedbirlerini almayanlar, Madımak Oteli bölgesinde toplanmaya çalışan vatandaşların daha fazla kalabalık olmadan dağılmalarını sağlamayan yetkililer, olayların başladığını gören yerel yöneticiler, her olayın çıkması ihtimaline göre bölgede gerekli  tedbirleri almayıp olaylar başladıktan 2 saat sonra otelin yakılma zamanı çok manidardır!…

Sonuç olarak Sivas olaylarnın sonuçlanması  gerekiyordu, eldeki evriler sonunda, “Uzun süren hukuk süreci 2001 yılında sonuçlandı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin onadığı karar uyarınca, Cumhuriyete karşı örgütlü kalkışma girişiminde bulunan sanıklardan 33’ü ölüm cezası aldı; dördü 20 yıl, biri 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı”, bu cezaların verilmesi vicdanları rahatlattımı?, sanmıyoruz, halen insanlarımız yaşanan olayların sorumlusu bulunmalı, diyerek 2 Temuzda anma yapıyorsa, ağıtlar yakıyorsa, vicdanlar rahat değildir, huzurlu değildir.

Peki Başbağlar katliamını yapan terör örgütü veya örgütleri ve katliamı yapanlar, yaptıkları ile kalmamışlardır?, tabiki katliamı yapanlar güvenlik kuvvetlerine bir şekilde yakalanmışlar geberip gitmişlerdir, Bağbağlar katliamına maruz kalanlar halen huzursuzdur, üzgündür, boyunları büküktür ama, her iki olayı yaşayan toplumlar devletine karşı bağlıdır, milletimizin birlik ve beraberliğinden yanadırlar.

Ülkemizdeki toplumsal olayları yaratanlar, ülkemizi bölmek isteyen, çeşitli bahaneler ile olayları çıkartmakta çok hünerliler, insanlarımızın sağduyusu, toplumu bölmek isteyenlere bugüne kadar fırsat vermedi, inşallah bundan sonrada vermeyecektir.

Sivas olayı ve Başbağlat katliamı keşke

Hiç yaşanmasa idi!. Yaşandı inşallagh devlet görevlilerine bu olaylar ders niteliğinde olur, olabilecek olaylardan önce gerekli tebdirleri alırlar. Milletimiz her olaydan mutlaka ders çıkartarak gelecege daha dikkatli bakarak yoluna devam ediyor, güçlü milletler, güçlü aile yapıları ile yoluna devam edenlerdir.

Sivas olaylarıda, Başbağlar katliamıda ülkemizi bölmek, parçalamak isteyen hainlerin tezgahlarıdır, senin, benim gibi kişilerin olaylara karıştırılması, olayların boyutlarını tüm ülke insanına yayıla girişimleridir, bu ihanetlere bugüne kadar pirim verilmedi, bundan sonrada verilmeyecektir.

Günün Sözü: BU ÜLKEDE VATANSEVERLER OLMAK,  ÖZEL GAYRET GEREKTİRİR.