Niksar da çok acil ihtiyaçlar varken Hükümet Konağının yeniden yapılmasını istemiyoruz.

Niksar Hükümet Konağının yeniden yapılası düşüncesi ne hikmetse son aylarda gündem oluşturmaya başladı.

Bizler yeni bir Hükümet Konağına çok acil ihtiyaç olduğuna inanmıyoruz. Niksar’da çok acil ihtiyaç olarak Emniyet Müdürlüğü Polis Karakolu ve İlçe jandarma Hizmet binalarına ihtiyaç vardır.

Niksar Polis Karakolu binası çürük olduğu için yıkıldı, 10 senedir yapılmayı bekliyor, Emniyet Müdürlüğü birimleri Karakol ve Asayiş  hizmetlerini eski Belediye binasında  hizmet vermeye çalışıyor. İlçe Jandarma Komutanlığı Hizmet binası ise 1970 li yıllarda yapılmış hiçbir can güvenliği olmayan Niksar’daki en çürük binalar içindedir.

Niksar’da bulunan Hükümet Konağı 1994 yılında hizmete girdi çok iddialı yapılan bina sağlıklı yapılmadığı için yıkılması düşünülmüş, ama Niksar’daki en sağlıklı hizmet veren bir bina olarak da halkımızın dikkatini çekiyor.

Niksar’da yeni Hükümet konağına acil ihtiyaç yoktur, birileri kişisel rantları uğruna yeni Hükümet Konağının yapılacağı alan güzergahının değişmesini isterken, şehrin bütün değerlerinin alt üst olması birilerinin hiç umurlarında olmadığını görüyoruz.

Niksar 1. Derece Kuzey Anadolu Fay Hattındadır, Allah korusun Niksar 1939 ve 42 yıllarında karşılaştığı bir depremle yüz yüze geldiğinde ilk ayakta kalması gereken önemli hizmet binaları arasında Emniyet Müdürlüğü Polis Karakolu ve İlçe jandarma Komutanlığı hizmet binalarıdır.

Şunu açık ve net ifade edelim ki, Allah korusun Niksar’da 6-7 şiddetinde bir deprem olması halinde en büyük hasarı alacak binalardan bir tanesi Niksar İlçe jandarma Hizmet binasıdır, 1970 li yıllarda yapılan bina sonradan eklentiler yapılarak yığma Tuğladan bina onarımı yapıldı, zaten inşaat kalitesi düşük olan bina içine yapılan Tuğlalı bölümler binanın kalitesini daha da düşürmüş oldu.

Bu yazı okuyanlar bazı insanlar bir konuyu bu kadar açık ve net yazdığım için kızacaklar, sitem edeceklerdir ama, Niksar gerçeğini bilen bir insan olarak ve vicdanen huzurlu olabilme için bu notlarımı yazmak ilgililere duyurmak zorundayım.

Niksar Hükümet Konağının yeni bina olarak yapılması sürekli gündemde kalırken, daha önemli ve acil yapılması gereken Jandarma ve Emniyet Müdürlüğü Polis Karakolu binalarının neden gündem oluşturamadığını anlayamıyoruz.

Hükümet Konağında hizmetler gayet güzel ve rahat  yapılıyor, her kurum çok rahat fiziki şartlarda hizmet veriyor, peki Jandarma ve Polis Karakolu birimleri nasıl hizmet veriyor?, Allah rızası için hizmetlerin yapıldığı binalara gidip bakınız, hizmet veren personelin ne kadar sıkıntı içinde hizmet verdiğini  görürsünüz!.

Anlamak istiyoruz ama anlamakta zorluk çekiyoruz.

Niksar 1. Derece Deprem bölgesi olmasına rağmen, Deprem olması halinde ayakta kalması gereken en önemli hizmet binaları arasında bulunan iki önemli Güvenlik biriminin ayakta kalması mücadelesi neden verilmiyor?.

Geçtiğimiz günlerde STK ların toplantısında gündeme gelen Hükümet Konağı yeniden yapılması için yer tespiti ortaya konduğunda konuşmalar arasında şu sözler bizleri çok rahatsız etmiştir; “Hükümet Konağının yapılması için Karayolları Niksar şubesinin bulunduğu yerin olacağı düşünüldü ancak Karayollarına yeni yer bulmak, kurumlar arası çalışmaları kısa zamanda yapmak mümkün olmadığı için bu bölgeden vazgeçilmiştir” sözleri Niksar’ın geleceğine dinamit konulmuş gibidir.

Niksar ne olursa olsun, kim ne yaparsa yapsın, isterlerse Niksar’ı satsınlar karışmayacağım” dediğim sözleri hatırlıyorum, ama yapılmak istenen işlere bakınca suskunluğumu kısmen de olsa bozmak zorunda bırakılıyorum!.

Bizler Niksar’daki kurum yetkililerine sitem etmiyoruz, Niksar’da STK ları temsil edenlere yazıklar olsun diyoruz.

İnsanlar neden ve niçin seçildiklerini unutmuş olmalılar, yapılan ve ya yapılması istenen işlere, çalışmalara itiraz etmek çok mu kötü bir şey?.

STK ların görevleri yapılan yanlışları alkışlamakmıdır?.

STK lardaki şu mantık artık son bulmalıdır; “ben seçildim koltuğuma kavuştum, yetkili ve etkili insanlarla  bir araya gelip oturmam, onlarla sıkça sohbet edip çay içmem önemli, kim ne yaparsa yapsın, kim ne söylerse söylesin beni ilgilendirmez, ben kurum yetkilileri ile uyumlu bir şekilde ve gerektiğinde kişisel çıkarlarım için kurum ismini kullanmam yeterlidir”  mantığından kurtulmak gerekir.

STK ların görevi bulundukları şehirlerin en güzel bir şekilde yönetilmesine katkı sağlamaktır, devletin hangi kurumu veya yetkilisi şehirlerin ve insanların zararına yapılacak yanlışlar karşısında onları uyarmak, diyaloğ  kapılarını sürekli açık tutmak ve gerektiğinde çeşitli eylemler yapılarak  yanlıştan vazgeçilmesini sağlamaktır.

Hükümet Konakları bir şehrin geleceğidir.

Niksar Tarih ve Kültür Şehridir, elinde bulundurduğu tarihi mirasa sahip çıkmak, şehrin kimliğinin bozulmaması için hiçbir fedakarlıktan kaçmamak gerekir.

Niksar Ovasının on binlerce yıllık serüveni vardır.

Niksar Ovasının oluşması Depremler sırasında sıra dağların santim santim açılması ile meydana gelmiş dünyanın en verimli ovasıdır, ancak etkili ve yetkililer Niksar Ovasının ne yazıkki kıymetini bilmeden en verimli Ovamızın beton yığınları ile imha olmasına bugüne kadar göz yummuşlar, Niksar Ovası bir taraftan Kavak Ormanı olurken, diğer taraftan Beton yığını haline getirilmek için büyük bir gayret olduğunu görüyoruz.

Bir anımı paylaşmak isterim. ANAP iktidar, Başbakanımız  sayın Yıldırım Akbulut, ülke ziyaretleri kapsamında yaptığı gezilerde Tokat ve Niksar’da bulunuyor, yeni İllerin olması çalışmaları hızla devam ediyordu, bizlerde “NİKSAR İL OLMALIDIR” çalışmalarını sürekli yapıyoruz, çalışmalar devam ederken sayın Akbulut Niksar ziyareti gerçekleşti, sayın Akbulut Niksar ziyaretinde şu anki Terminal alanında konuşma yaptı ve şehrin başka bölgesine girmeden konuşması ile birlikte şehrimizden ayrıldı, yani Taht ve Tarih şehri, Danişmentliler Devletine Başkentlik yapmış bir şehrin merkezi gezdirilmedi, Melik Gazi Türbesine götürülmedi!, nedenini sorduğumuzda; “Niksar’ın dar caddelerini görür ise İl yapmaz” dediler, bu sözleri sarf edenler bu şehrin tarihine saygısızlık yaptıklarını düşünmeden böyle bir düşünceye kapılmışlardı.

Aradan bir süre geçti, Başbakanımız sayın Yıldırım Akbulut Niksar ziyaretini Anayasa Mahkemesi Başkanı sayın Yekta Güngör Özden  ebi ile ziyareti gerçekleştirdi, ziyarette rehberlik bize düştü, Niksar ziyaretinde Ulu Camii ve sonrasında Melik Ahmet Danişment Gazi Türbesi ziyareti gerçekleştirdik, Ulu Cami önünde araçlardan indik yürüyerek Melik Gazi Türbesi ziyaretine giderken sayın Başbakana şunu ifade ettim; sayın başbakanım Niksar ziyaretini hatırladınız mı?” dediğimde; “evet hatırlıyorum ama bu tarihi yerleri görmedim” dedi, sonra ben devamında; “sayın Başbakanım Niksar’ın İl olması için sizlere teklifte bulunduk, sizler Niksar’da konuştunuz Niksar İl olsun demediniz, bizler o günde sizleri ağırladık, bugünde sizler ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz, keşke o gün Niksar İl  hayırlı olsun dese idiniz, sizlere sayın Başbakanım İl yaptığınız Niksar’a hoş geldiniz” derdik” dedim, sayın Başbakan; “bu güzel şehri İl neden İl yapmamışız demek ki gerçek bilgiler bizlere  sunulmamış, tarih kokan bir şehir mutlaka İl olması gerekirdi” dedi ve Anayasa Mahkemesi eski Başkanı sayın Yekta Güngör Özden abi de; “enişte neden Niksar’ı il ilan etmedin yanlış yapmışsın” diyerek kısa bir sohbet gerçekleşti.

Aslında uzun bir sohbet yaptık, sayın Akbulut Niksar merkezine geldiğinde bu tarih kokan şehri çok sevdi ve Ulu Cami ve büyük komutan ve devlet adamı Melik Ahmet Gazi Hazretlerinin  ziyaret ederek Niksar’ın ne kadar önemi bir şehir olduğunu ifade etti.

Birileri; “bize miras bırakılan Taht ve Tarih şehrinden her geçen gün koparak, Cenabı Allah’ın vermiş olduğu en kıymetli en verimli Topraklarına ihanet edercesine BETON yığını yapmaya devam ediliyor!. Bunun adına da; “efendim şehir düz alanlara yerleşmeli, bayır bacak yerde şehir mi olur” deniyor.

Birileri haksız ama haklı olmaya çalışıyor; Niksar 1. derece Deprem bölgesi 6-7-8 şiddetinde deprem olduğunda ve bu şehrin sağlıklı büyümesine katkı sağlamaktan kaçınanlar ölecek ve ömür boyu sakat kalacak insanların vebalini nasıl taşıyacaklar?.

Günün Sözü: YAZMAYA DEVAM EDECEĞİZ.