AK Parti 18. kuruluş yılını kutladı, istikrar arayan bir ülkede 18 yıllık uzun zaman iktidarda kalmak kolay değil.

AK Partinin 18. kuruluş yılını kutluyorum.

AK Parti kurulalı 18 yıl oldu, zorlu ve çalkantılı yıllardan sonra biraz yorgun, biraz da yıpranmış bir şekilde yoluna devam ediyor.

AK Partinin kuruluşundan bugünlere gelmesinde en büyük neden AK Parti genel balkanı ve Cumhurbaşkanı sayın recep Tayyip Erdoğan’ın azimli ve kararlı yürüyüşüdür.

Hiçbir siyasi parti kurulduğu yılın devamında yapılan seçimde iktidar olamamıştır.

Ülkemizde askeri darbeler sonrasında iktidarlar ortaya çıkmış, ancak 18 yıl kesintisiz hiçbir siyasi parti iktidarda kalamamıştır.

Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin AK Parti demek sayın Recep Tayyip Erdoğan demektir.

Bir siyasi hareket kurucusu olduğu lider ile mi sürekli gitmeli?, tabi ki hayır, lakin AK Parti bugüne kadar kendisini kuran siyasi lider sayın Erdoğan’la yola gitmeyi tercih etti.

AK Parti genel başkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan partiler içinde ilk “Siyaset Akademisinin” kurulmasını sağlayan siyasi lider olarak görüyoruz, partiler için “siyaset akademisinin” önemli olduğunu düşünüyoruz.

AK Parti “ Siyaset Akademisini” Tokat’a açtı, sanırım 3 dönem bu çalışma devam etti, yapılan çalışmanın bir döneminde bizlerde yer almıştık, gerçekleşen çalışmada çok önemli konular gündeme geldi, insanların siyasette yapması gerekenler ortaya kondu, her başlık önemli idi ama, en önemli konu başlığı ; “partilerin kurumsallaşması, liderle yoluna devam eden değil, kurulsal kimliği ile yola devam eden bir  siyasi parti olması idi.

AK Parti siyaset akademisinde ders verenler, işin ehli insanlardı, her konu başlığını farklı kişiler anlattı, bir okul gibi notlar alındı, soru cevaplarla eğitim tamamlanmıştı.

AK parti 18 yıllık iktidarı içinde ülkemizde insanların hayal dahi edemeyeceği çok önemli hizmetlere imza attı ve halkın hizmetine sundu. 18 yıllık siyasi iktidar doğruları ile yanlışları ile bugünlere geldi, yaşanan süreçlere bakıldığında AK Parti 4 yıl sonra ne yapacak? sorusunun cevabını alınmasına başlandı.

AK Parti halen kurucusu lideri sayın Erdoğan’ın omuzlarında yoluna devam ediyor, halkın çoğu sayın Erdoğan’a inandığı için AK Partiye oy verdi vermeye de devam edecektir, ancak AK Parti önümüzdeki 4 yılı halk ile bütünleşerek geçirmesi, seçmen ile teşkilatlar ve milletvekillerinin arasının açıklığı  bu 4 yılda daralmalı, barışık bir şekilde 4 yıl sonra yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine gidilmelidir.

AK Partiyi ayakta tutan en önemli neden siyasi liderin halktan aldığı güçtür, bu konuda halkımız öyle ilginç ve çarpıcı sözler  sarf ediyor ki, gerçekten söylenen güzel sözlere bakın liderin halen çok önemli olduğu görülüyor.

AK Parti’nin kuruluşunu anlatan en güzel cümle şudur; “Milletin kabul olmuş duasıdır”.  AK Parti’yi 17 yıldır iktidarda tutan ruh ve heyecanın milletin duasıyla beslenmesidir. 18 yıl sonra kimin nerde durduğunun hiç bir hükmü yok, yeter ki milletin duası eksilmesin.

AK Partinin 18 yıllık kesintisiz iktidarı belli kesimleri rahatsız ettiğini görüyoruz, AK Partinin iktidarı 4 yıl daha sürecek sonrasında bir 5 yıllık vize yeniden alınacağını görüyoruz, ancak AK partiyi içten yıkarak bölmek ve AK Parti iktidarına son vermek isteyenler çeşitli senaryoları yazdıklarını da görüyoruz, ülkemizde yeni kurulacak hiçbir partinin iktidar olma şansının olmadığını açıkça ifade etmek isteriz, lakin AK Partiden ayrılan veya ayrılması sağlanan bazı kişiler yeni parti kurarak AK Partiyi bölme girişimlerinin çok fazla sonuç vermeyeceğini de  görüyoruz.

AK Partiye alternatif olarak sunulmak istenen, genel başkanı sayın Ali Babacan’ın olacağı yeni partinin ülke insanı tarafından ilgi görmeyeceğini söylemek yanlış olmaz, sayın Babacan AK partide iken ülke genelinde sevilen siyasetçi idi, AK Partide kalarak siyasetine devam eden insan olsa halkın desteği devam ederdi, ama AK Partiyi “bölmek üzere” yola çıkması, halk desteğini alamayacağını gösteriyor.

Türkiye’nin bugün yeni bir siyasi partiye ihtiyacı yoktur, ülkemizde kurulu bulunan 100 civarında siyasi parti vardır, mevcut kurulan partilerin içinden yeni siyasetçilerin ortaya çıkması sürpriz olmaz ama, yeni kurulacak olan bir siyasi partinin ülkede yeni bir iktidar çıkartması söz konusu olamaz.

Güzel bir ata sözü var; “ AK İTİN PAMUKÇUYA ZARARI VARDIR” denir, sayın Ali Babacan sanırım son seçimlere kadar AK partiye oy vermiştir, kuracağı partide yine AK parti tabanı içindeki insanlardan oluşacağı için, seçimlerde kısmen de olsa AK Parti seçmeninden ay alabilir ama, Cumhur İttifakını oluşturan partilerin elinden Cumhurbaşkanlığını almaları söz konusu değildir.

Eski Devlet Bakanı sayın ali Babacan bakanlık görevinde iken güzel hizmetler yapmıştır tabi ki, ama yaptığı bütün güzel işler karşısında en büyük hatayı FETÖ terör örgütüne ait olan banka konusunda TV de yaptığı talihsiz açıklama sayın Babacan’ın siyaset içindeki en büyük zafiyetidir. Fetö’nün bankasını Devlet’e 1.5 milyar dolar zarar verecek şekilde, Ziraat Bankası’na satmaya kalkıştın mı? sen bunu söylediğin gün Fetö’nün bankası borsada yüzde 22 prim yaptı mı?” sorusunun cevabı çok önemlidir.

Türk halkı FETÖ mücadelesine inanmıştır, ancak hataların yapıldığını da görmektedir, AK Parti 18 yıllık döneminde yaptığı her seçimi kazandı ama son yerel seçimlerde ciddi belediye başkanlıklarını kaybetti bunun en büyük nedeni FETÖ mücadelesinde yapılan hatalar, seçmenler AK Partiye pek çok mesaj verdi ama en önemli mesaj, “FETÖ terör örgütünün siyasi ayağı nerede?” sorusunun cevabını AK Partiden alamadığı için, seçmenler en ciddi oy kaybını yerel seçimde vererek AK partiye “kendine gel, sana inandık inancımızı kaybettirme” dedi.

AK Partinin 17  yıllık iktidarı süresinde ülkemiz önemli kalkınma hamleleri yaptı, “bağımsız Türkiye’nin gerçekleşmesi için yurt içinde ve dışında önemli çalışmalar yaptı, tüm güzel çalışmalara rağmen, kendi yaptığı çalışmaları halka nedense tam anlatamadı ve sosyal medyanın Algı operasyonuna yenik düştü, tabi ki sahipsiz bıraktığı Anadolu Basınının da seçimlerde oy kaybetmesine neden olduğunu da not etmekte fayda var.

AK Parti 18 yıllık siyasi hayatında Anadolu basınını son yıllarda geri plana itti, geri plana itilen Anadolu basını AK Partiye verdiği desteğini belli oranda geri çekti.

AK Partiyi canı gönülden destekleyen kitleleri ve ihmal ettiği Anadolu Basını ile barışmadığı sürece, ülkede siyasi krizlerin yaşatılacağını hatırlatmak vicdani bir sorumluluktur.

Günün Sözü: Ya Allah, Ya Rab, Ya Hayyü ya Kayyûm Ya Zel Celali Vel- İkram.  Allah’ım ;  Bize helâl rızık ver, Eğer rızkımız semada ise onu indir.  Eğer yerde ise onu çıkar Uzakta ise onu yaklaştır, Yakın ise kolaylaştır,  Az ise çoğalt, Çok ise onu bereketlendir” amin.