Değerli dostlar Niksar’ın geriye doğru elli yılını iyi hatırlıyorum. Çok milletvekilleri, belediye başkanları, kaymakamlar, hâkimler, savcılar, yöneticiler tanıdım.  İşim icabı hem Niksar’da yaşayan birisi, hem gazeteci olmam münasebetiyle hep yakın diyaloglarımız oldu. Kim Niksar’a faydalı, kim nasıl hizmet etti, kim arkasında iyi ve kötü anılar bıraktı onları yakinen bilenlerden olduğumu söyleyebilirim. Onların çoğuyla görüşmelerimiz devem etmekte olup bazen telefonla, bazende yan yana geldiğimizde o günleri yad eder Niksar’ın dününü, bugün gelinen durumunu konuşuruz.

Bugün sizlere Niksar’da belediye başkanlığı yapmış kişilerin Niksar’da ne gibi kalıcı hizmetler yaptığını ve Niksar’ın bugünkü durumunu tahlil etmeye çalışacağım.

Yaşım itibariyle Turan Günseren’den itibaren Niksar Belediye Başkanlarının çalışmalarını yakinen bilen ve yaşayan birisiyim.

Turan Günseren’den sonra Cavit Tahmiscioğlu, M.Şevki Üngör,  Selahattin Hançer, Ahmet Duran Ünverdi, İdris Şahin, Duran Yadigar Niksar’da ogünki imkanlar içersinde güzel kalıcı hizmetler yaptıklarını söyleyebiliriz.

Gelelim bugüne. Bir yıl önceki yazımda Özdilek Özcan’ın seçim beyannamesinde söz veripte yaptıklarını ve yapmadıklarını sizlerle paylaşmıştım. Aradan bir yıl geçti pek değişen bir şey olmadı yarım kalan çalışmalar tamamlandı. Hizmet yapmadı demek mümkün değil tabiî ki birşeyler yaptı ama Niksar’ı ileriye taşıyacak çok önemli bir hizmetinin olduğunu söylemek mümkün değil.

Bir örnek verecek olursam masala Kapalı Pazar, Otopark, Düğün Salonu , İşyerleri ve Oyun Salonundan oluşan bir pasaj yaptı . Halk Bankasını da  projeye dahil edecekti etmedi. Sonrada banka olumlu görüş vermedi diyerek aradan sıyrıldı. Çarşıya ayrı bir değer katacak olan proje istenilen gibi olmadı.

Oraya oto park yaptı ama otoparkın işletilmesi için düzenli bir sistem kuramadı. Gelişigüzel araçlar park ediyor bakan ve ilgilenen yok. Yani oto parkın yapılmasıyla orta çarşıda park sorunu halledilecekti olmadı. Yani proje ölü doğdu. Dört tane dükkân yaptı edindiğimiz bilgiye göre onlarında Belediyenin borcuna karşılık verdiği söyleniyor.

Özdilek ve ekibinin yaptığı en güzel iş nedir  diye sorarsanız devamlı zarar eden KUM ocağını özelleştirmek, Belediyenin küçük sanayi sitesindeki atölyelerini biraya toplamak gibi

KİNCİ BAŞKAN

24 Haziran 2018 milletvekilleri seçimleri için adaylar çarşı Pazar seçmen ziyaretleri sırasında ekibin içersinde Özdilek Özcan’da bulunmakta idi. O sırada dikkatimi çeken bir şey Özcan’ın çarşı ziyaretleri sırasında birçok işyerini pas geçtiğine şahit oldum. Milletvekili adayları her hangi bir işyerini ziyaret ederken onun o işyerine girmediğini gördüm. Bunun adına kincilik derler. Adamın kalbini açıp baksan simsiyah olduğunu görürsün. Mahalli seçimlerin yaklaştığı ve aday adaylarının çok konuşulduğu şu günlerde gerek cumhurbaşkanı gerek milletvekilleri ve siyasetçilerin önemle durdukları konu adaylarda aranan özellikler Ehliyet, Liyakat, Sadakat  Adalet ve Tevazu  sahibi olacak deniyor. Peki adaylığını açıklayan Özdilek Özcan bir kere kinci olduğu için kaybediyor. Diğer şartlara da zaten ona uymuyor diye düşünüyorum.

Biz 4,5 yıl önce Özdilek Özcan aday gösterilince gittik oyumuzu gönül rahatlığıyla verdik, verdirdik. Ama bugün geldiğim noktada verdiğim oya acıyorum ve üzülüyorum. Ona ve Fatih Dönmezoğluna oy verdiğim için hakkımı helal etmiyorum. Benim gibi düşünlerin sayısının da çok olduğunu biliyorum. Ne beklediğimiz performansı gösterdi nede beklenenleri yaptı. Daha seçim beyannamesinde söz verdiklerini dahi tam olarak yapmadı. İçerisi kin tutmuş  Sadakattran, adaletten, tevazudan uzak bir görüntü sergiliyor.

Geçenlerde AKP genel merkezi tarafından sosyal medyada bir anket çalışması yapıldı. Herkes görüşlerini orada bildirdi. Bazı arkadaşlar anketi Özdilek Özcan’ın yaptırdığını düşünerek oy vermemişler. Bir kısmı da yalakalık olsun diye verdikleri oyu sosyal medyada paylaşmışlar. Onların içersinde rengini belli etmemesi gereken kadın kolları başkanını taraf olduğu için kınıyorum.

Neyse aday tespit zamanı geldi bundan sonra konuşma sırası bizde yani millette. Bekleyip göreceğiz.

İyi günlerde görüşmek dileğiyle.