Zor bir süreçten geçiyoruz.

Ülke genelinde yaşanan sokağa çıkma kısıtlaması, şehrimizde de devam ediyor.

Sokağa çıkma kısıtlamasının tam uygulanması için alınan tedbirler genelde uygulanıyor ama, bazı vatandaşlarımız bu kısıtlamadan memnun değiller.

Sokağa çıkma kısıtlaması en çok marketler zincirine yaradığını peşinen söylerken, küçük ve orta ölçekli işletmeler ciddi sıkıntı yaşıyor, buna ek olarak Tarım ve Hayvancılıkla uğraşan küçük işletmeler de ciddi sıkıntılar yaşıyor.

Aslında küçük işletmeler de diyemeyiz, köyünde mütevazi hayat yaşayan, yaşam mücadelesi veren, Modern hayata karşı doğal yollarla yaşamaya çalışan, evinde bir iki sağılır ineği, 10-15 tavuğu, birkaç dönüm tarlası veya küçük bir serası olan insanlar ciddi sıkıntı içinde olduklarını ifade etmek gerekir.

Ortada bir sıkıntı var tabi ki, var olan Corona  Virüsü birileri yok saysa da, var olan ve binlerce insanın ölümüne neden olan bir hastalığın varlığını bilim insanları söylüyor, bu söylenen ve tespit edilen hastalık ile mücadeleye de devletimiz inanarak mücadele yapıyor.

Zorlu süreçlerden geçerken belli kesimlerin sıkıntısını kısmen de olsa bazı insanlarımız dile getiriyor.

Corona hastalığından kurtulmak için devletimiz her fedakarlığı yapmaktadır, lakin öyle bir çıkmaz sokaktayız ki, hani derler ya; “aşağıya tükürsen Sakal, yukarıya tükürsen Bıyık” misali, ağzındaki tükürüğü dışarıya çıkartacaksın ama her iki tarafta kabul etmiyor, ama ağzındakini dışarıya çıkarmak zorundasın, yani ağzında Balğam var, mutlaka tercih yapmalısın.

Devletimizde bu illet hastalıktan milletimizin en az zarar görmesi için gayret sarf ediyor, lakin yukarıdaki Sakal, Bıyık misali bir türlü herkesi memnun edemiyor!.

Bakalım kimler ne demiş; “kısa ve öz; Zengine Bodrum tatili, Fakire Ev Hapsi. Memura yatış, işçiye çalış” diyor bazı insanlarımız!.

Ve devamla;  “Memurlara ESNEK çalışma sistemi hayırlı olsun, Türkiye de bir tek sizler çalışıyorsunuz (memurlar) zaten, aman size bir şey olmasın, başkanız onayladı, işçiye bir şey olmaz, esnemeden çalışmaya devam arkadaşlar”

Yukarıdaki sözleri yazan işçi olarak hayatına devam eden insanlarımız, kendince ne kadar haklı bakalım!.

Geçen gün vergi dairesine gittim, sistemden ödeme yapamadım ve Vergi dairesi veznesine ödeme yapmak zorunda kaldım, baktım ki Vergi dairesinde müdür ve memur arkadaşlar işlerinin başında, hayrola neden bu kadar personel var?;  cevap; “her birim kendi işini yapabiliyor, bir başka birimdeki arkadaş diğer birimin işini yapamıyor, o nedenle mecburen her birimde burada arkadaşlarımız var işimizin başındayız” dedi.

Ve yine başka bir sektöre tesadüfen uğradım, Tokat’ta Seracılık yapan bir arkadaşımın yanına gittim, kısa sohbetten sonra; “abi burada 40 işçi çalışıyor, çok şükür sürekli salata ürünleri sevk ediyoruz” dedi, yani her akşam sofralarımızı renklendiren, Soğan, Maydonoz, Marol ve 10 dan fazla insan gıdası seralarda yetişiyor, kısıtlamadan dolayı evlerinde kalan ve çalışmak zorunda kalan insanların beslenmesi için üretimi işçiler ve sera sahibi yapıyor!.

Bir örnekte bizden verelim. Gazete olmamız dolayısı ile işyerimiz açık, her gün farklı haberler  ortaya çıkıyor, basın mensupları olmasa günlük haberler TV lere, gazetelere radyolara nasıl iletilecek ve halkımız bilgi sahibi olacak?, aynı zamanda Matbaamızda açık, devlet kurumları açık olunca çok az sayıda da olsa insanların Fotokopi çektirme ihtiyacı var, fotokopiyi çektiremez ise resmi evrakların kabul edilmesi söz konusu değil, haberleri yazarken kapıya iki insan geldi; “Noterde işimiz var, resim gerekli her taraf kapalı (Fotoğrafçılar) mecburen bu işlemi yapmak zorundayız, resim çoğalta imkanınız var mı?” dediklerinde elimizdeki teknoloji buna uygun olduğu için insanların işini yaptık, teşekkür ederek işyerimizden ayrıldılar.

Bir çarpıcı örnek daha verelim, yaşlı bir abimiz selam verdi, telefonunu uzattı; “şu telefonu aslanda Kızılay’a Fitremi göndereceğim, Kızılay faydalı hizmetler yapıyor, mesaj geldi mutlaka para göndermem gerekir” dedi, eski teknoloji bir telefonu aldık, kıymetli büyüğümüzün derdine çözüm bulduk, parasını Kızılay’a gönderdik ve; “Allah sizden razı olsun, büyük bir yükten beni kurtardınız” dedi, dua ederek gitti!.

Şimdi aklımıza takılan şu sorular var.

Ülke genelinde kısıtlamayı bilim kurulu üyelerinin tavsiyesi üzerine sayın Cumhurbaşkanımızın onayı ile hayat buluyor, yayınlanan kısıtlama genelgesinde tüm ayrıntıların yazılması mümkün değil, genel başlıklar altında yayınlanan kısıtlama şartları ama, yerel yöneticilere verilen yetki ile birlikte hayatın tam olarak durmadan devam etmesi gerekiyor.

Bazı insanlar; “işçiler çalışıyor, esnek çalışma memurlara uygulanıyor” diyerek site ediyor. Devlet kurumlarında mecburi yapılması gereken hizmetlerden dolayı  çalışan memurlarız var; “güya esnek çalışma veya uzaktan hizmet verilecekti, biz halen tam mesai görev başındayız” diyerek sitem ediyorlar,bu düşünceler içinde bizler küçük bir şehirde az sayıda insanlarımıza gerçekleri anlatamıyor isek, 84 milyon insanın yaşadığı hatta, dünya ile birlikte yaşamak zorunda olan devletimizi yönetenler nasıl gerçekleri anlatacak ve herkesin mutlu olmasını sağlayacak?.

Evet; zor süreçten geçiyoruz, hiç kimse alacağından bir gün bile vazgeçmek istemiyor, alacaklı olan kimler ise, daha ödemenin günü gelmeden telefona sarılıyor; “ödemeniz var bekliyoruz” diyor.

Peki; Telefon, Elektrik, Su, Doğalgaz zorunlu ihtiyaçları kullanmak zorundayız, bunları kullanırken karşılığında ödemeler çıkıyor, bu kullanılan hizmetlerden dolayı her hangi bir kurum; siz bu  ay ürünümüzü kullandınız bu ay ülke genelinde sokağa çıkma yasağı var, ödemede sıkıntı yaşamayın, ödemeyi bir ay erteledik” diyen var mı?, bırakınız ertelemeyi, ödemeyi geciktirdiğinizde hemen, kesme pusulası kapınıza yapışıyor!.

Peki; nasıl olacak ülke genelinde tüm insanların sokağa çıkma yasağı uygulaması?.

Çiftçi Tarım ve hayvancılık alanındaki üretimini yapmak zorunda, ekonomik  yapı dönmek zorunda, alacaklı alacağını alamaz ise, ödemeler yapılmaz ise, ülkenin her kesimi felç olur ve yaşama mücadelemiz kalmaz.

Uygulamalar da hata var mı?, vardır tabi ki, ama bu hataların telefi edilmesini tepe yöneticilerden beklememek ve yerelde sıkıntıların çözümünü sağlamak gerekir.

Ne diyoruz; Genel yönetimler ve Yerel yönetimler vardır, insanların sağlıklı mutlu olması için bütün yönetim sistemi bir biri ile bağlantılı çalışması ile sıkıntılar en alt seviyeye inecektir.

Günün Sözü: ALLAH DEVLETİMİZE ZEVAL VERMESİN.