Ramazan günlerini çok güzel geçirmeyi planlıyor idik,  lakin 1. gün siyaset patlaması oldu, İstanbul seçimleri iptal edilince kıyamet kopuverdi.

İstanbul seçimleri yine ülkemizin 1. gündemini oluşturuyor, bir önceki yazımda; “İstanbul seçimlerinin yenilenme ihtimali vardır, çünkü işin içinde maddi kayıplar vardır, seçimlerin kaderini belirleyen hatalar çoktur, bu hususta Niksar’da bile bazı arkadaşlarla konuşurken ciddi gerilmeler yaşandığına göre işin içine makam ve mevkiinin girdiği İstanbul’da sıkıntılar zirve yapacaktır.

Hani derler ya; değneğin iki ucu da berbat, ama Hukuk adil bir karar vermek zorunda.

İstanbul seçimlerinin iki tarafı var, bir tarafta “haksızlığa uğradık, sandıklarda hile oldu, oylarda kaymalar var” diyen taraf  ve diğer tarafta; “biz seçimleri kazandık, seçimlerde hile yok, oy kaymaları düzeldi” diyenler.

Seçimlerin bittiği ilk günlerde şunu ifade ettik AK Parti;  “sandıklarda kullanılan oylarda kaymalar oldu, sandık başkanları  şaibeli ve devlet memuru olmayan kişilerden oluşmuş” diyerek elinde kesin belgeler ile itiraz yaptı, yapılan itirazların bir kısmı kabul edildi, açılan sandık sayısı İstanbul da %10, ortaya çıkan hata oranı 29 bin oy iken 13 bine düştü arada ciddi bir rakam var.

Seçimleri kazandığını iddia eden CHP ise; “seçimi biz kazandık Mazbatamızı verin artık” dedi, yapılan itirazlar İl seçim kurulları tarafından sona erince YSK sonuçlar beklenmeden CHP adayı Ekrem İmamoğlu’na  mazbatası İl Seçim Kurulunca verildi, Mazbatanın verilmesi geçicide olsa verilmesi doğru oldu, ama son kararı artık YSK verecek son karar makamı Yüksek Seçim Kurumudur” dedik.

Bizler Anadolu’nun bir köşesinde gazetecilik yaparken bunları görebiliyoruz, işin içindeki pek çok kişi yaşanacak süreci bilmiyorsa ve şehirleri yönetmeye talip ise çok düşünmek gerekiyor.

İstanbul seçimlerinin iptal edilme nedenlerini YSK mutlaka açıklayacaktır, gerekçeli kararı yayınladıktan sonra nedenleri bir hayli daha tartışılacak, sonra seçim yaklaşınca taraflar İstanbul seçimlerine kitlenecektir.

Seçimlerin gergin hale gelmesindeki en önemli etken “sosyal medyanın” yaygın oluşudur.

Ülkemizdeki pek çok olumlu işleri olumsuz hale getiren, olumsuzlukları da olumlu gibi algı operasyonlarına tabi tutan sosyal medya, gelecek için çok büyük tehlikedir.

İstanbul seçimleri iptal oldu, ilk gün ve ikinci gün ben bile şaşırdım, bir iki küçük not yazmam gerekiyordu yazdım, iş olsun diye yazmadım tabi ki, gelen yorumlara bakınca şaşkınlık yaşamamak mümkün değil.

Seçimlerin iptal edildiği bilgisi geldiğinde şunu yazdık; “İstanbul Büyük şehir seçimleri yenileniyor hayırlı olsun, taraflar çok çalışmalı” dedim.

Sanki İstanbul Büyük Şehir belediye seçimlerini ben iptal etmişim gibi çok ağır ve ciddi eleştiriler aldım.

Bir önceki yazımda “seçimler iptal edilirse sıkıntı olur” demiştim, ben bile ciddi sıkıntılar yaşadım, gece boyunca ve ertesi gün bile ciddi eleştiri okları bize yöneltildi.

İptal edilen İstanbul seçimleri için şu notu yazmıştım; “İstanbul Büyük şehir seçimleri yenileniyor hayırlı olsun, taraflar çok çalışmalı” dedim, başka ne denebilirdi, bizler başkaları gibi sayın Cumhurbaşkanımıza ve YSK hakimlerine ağır ifadeler ve hakarete varan sözler sarf etmeyeceğiz tabi ki.

Yazdığımız nota bir dostumuz şu eleştiriyi yapmış; “Sen olsan eften püften nedenlerle elindeki kazandığın kıymetlini birine verir yada ikram edermisin bilgin…

asıl şimdi demokrasiye darbe vurup seçime hile yapılmıştır ,iktidar gücüyle hak gaspı olmuştur bence…” dedi, benim verdiğim cevap; üstat evet verirdim, biz koltuk sevdalısı değiliz, Ülke ve Millet sevdalısıyız, bizimde bize göre koltuklarımız var, her zaman fedakarlık yaptık, bunu bilen insanız, ama birileri hem” YSK adil seçim yaptı” diyor sonra kendi aleyhine iş olunca; “yazıklar olsun YSK ya” hatta daha ağır sözler sarf ediyor, demokrasi bu değil!, bir kurum ya adildir,ya değildir, işimize geldiği gibi kurumları suçlamamak gerekir, yapılan seçim doğrudur, şaibe karışmıştır bunu aklı başında olan herkes bilir, YSK kararına saygılı olmak gerekir, çünkü yine seçim olacak, yine YSK mazbatayı verecek, o kurum özerk ve kendi kurallarına göre hareket ediyor” dedim.

Arkadaşlar iki gündür sosyal medyada hakaretlerin boyutları öyle aştı ki, işin içinden çıkmak mümkün değil, sözler o kadar ağırlaştı ki inanın köşe yazısı yazmaktan kendimi geri çekmeye, yazı yazmamaya karar aşamasına geldim.

Değer verdiğimiz, saygı duyduğumuz insanlar o kadar ağır  sözler yazmaya başladı ki, bu ülkede nerede ise dürüst  ve ilkeli insan “yok” diyecekler.

Daha öncede ifade ettim AK Parti bazı önemli süreçleri iyi yönetemiyor, Medya ağı ne garipse zayıf kalıyor, algılara hep yenik düşüyor.

İstanbul seçimlerini bir hayli daha konuşacağız öyle gözüküyor, seçimlerin ilk gününde verilen tepkiler zaman içinde azalacak.

İstanbul seçimlerinde adayların tavırları seçmenler tarafından sorgulanacaktır, CHP yetkilileri alınan her seçim sonucundan sonra YSK ya çok ağır ifadeler kullanıyorlar, CHP bu ağır dili bırakmalıdır.

YSK ülkemizde seçimleri yöneten ve son  kararı veren ciddi bir kurumdur, YSK Hakimlerinin resimlerini Sosyal medyada paylaşım “kararı veren Hakimler bunlardır” diyerek yargıçlarımızı hedef haline getirmek kimseye fayda sağlamayacaktır.

Sonuç belli, İstanbul seçimleri 23 Haziran tarihinde yapılacaktır, seçimlerin ülkemize, milletimize, İstanbul’lu  hemşerilerimize hayırlı olmasını diliyorum.

İstanbul yine büyüklüğünü gösterdi, ülkenin dinamitlerini ayağa kaldırdı.

Ankara da seçim kaybedenler bu kadar tepki vermedi, kazanan belediye başkanı da, seçim kazandığı halde, İstanbul adayı gibi medyatik olmadı.

Seçimlerin sonuçlarını almadan çok yazacağız gibi.

Günün Sözü: İSTANBUL SEN NE BÜYÜK BİR ŞEHİRMİŞSİN.