Bugün, Türk tarihinin şeref sayfalarından ve dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Zaferinin 105. yılını kutluyoruz. Bu zafer; tarihi boyunca esareti kabul etmemiş bir milletin yeni bir devlet kurmasına kadar uzanan dirilişinin başlangıcı aynı zamanda azim ve kahramanlığının tarihte yerini almış şerefli bir anısıdır.

18 Mart Çanakkale Zaferi, tarihte eşine az rastlanır en büyük kahramanlık destanlarından biri olduğu kadar, Kurtuluş Savaşına ve Cumhuriyetin kuruluşuna giden yolda milletimizin verdiği en büyük varoluş mücadelesidir.

Hiçbir zaman geri dönmeyi düşünmeyen, düşmanı bile kendisine hayran bırakacak kadar asil bir davranış sergileyen kahraman ecdadımız, elde ettikleri bu zafer ile milletimizin hatta tüm dünyanın kaderini değiştirmişlerdir. Onlar, birlik ve beraberlik içinde gösterdikleri bu onurlu ve şerefli duruş ile “Çanakkale Geçilmez” sözünü tarihin sayfalarına altın harflerle yazdırmıştır.

Bugün huzur ve güven içerisinde yaşadığımız bu topraklarda bizlere düşen görev, her türlü hile ve tuzağa rağmen kardeşçe bir ve beraber yaşama arzumuzu, vatanımızı ve bağımsızlığımızı 105 yıl önceki kararlı irade ile korumak, gelecek nesillere bu bilinci aktarmaktır.

Milletimiz, ülkemiz üzerinde oynanmak istenen her türlü kirli oyunu “Çanakkale Ruhu” ile birlik ve beraberlik içinde hareket ederek bozacak güce her zaman sahiptir.

Bu duygu ve düşüncelerle, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 105. yıl dönümünde, bu cennet vatanı bizlere emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve istiklali uğrunda kahramanlıkları ve fedakârlıklarıyla milletimizin gönlünde taht kuran aziz şehitlerimizi, ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.