Ülkemizde “kirli siyaset” yapanların sayısı bir hayli fazla.

Ülkemizde kirli siyasetin gücü sosyal medyada bir hayli fazla çıktığını görüyoruz.

Kirli siyaset Türk milletine ve devletimize zarar vermektedir.

Siyaset halkın huzuru ve mutluluğu için yapılır, yani insanlara hizmet etmek için siyaset yapılması gerekirken, ülkemizde bazı kesimler, siyaseti “Türkiye’yi yıkmak” için kullandığını görüyoruz.

Güçlü bir ülke vatandaşı olmaktan mutluyuz, ülkemiz ile gurur duyuyoruz, bizlerin ülkemiz ile gurur duyduğumuzun karşılığında, bu ülkede yaşayıp ülkesine ihanet edenlerin sayısının bir hayli fazla olduğunu görmekten üzüntü duyuyoruz.

Karadeniz’de ve sınırlarımız içinde bulunan Doğal Gaz çalışmalarını küçümseyenlere sormak gerekir, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kazanımları sizler için bir değeri yokmudur?, bu ülkenin değerlerini kullanıp, hizmet edenleri horlayarak ne yapmak istiyorsunuz?

“Türkiye’ye çeyrek asırlık müjde: Konutlarımızın 25 yıllık gazı hazır”

Karadeniz de neler yapılmış?, ona bakalım.

“Karadeniz’de 1 yıl içerisinde piyasa değeri 180 milyar dolar olan 540 milyar metreküplük doğal gaz rezervi keşfeden Türkiye, bir yandan enerjide oyun kurucu haline gelirken, diğer yandan kendi ihtiyacını da karşılayarak cari açığı önemli ölçüde azaltacak.

  1. Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Zirvesi’ne katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı sayın Fatih Dönmez, bu yıl içinde Karadeniz’de Sakarya Gaz Sahası’nın güney veya batısında bir sahada daha keşif amaçlı sondaj kuyusu açılabileceğini bildirdi.

Bakan Dönmez; Sakarya Gaz Sahası’nda yer alan Tuna-1 Kuyusu’nda geçen yılki 405 milyar metreküp gaz keşfinin ardından üretim ve mühendislik çalışmaları için veri toplamak amacıyla Türkali-1 ve Türkali-2 kuyularını açtığını hatırlattı. Dönmez, bu kuyulardan gelen sonuçların Tuna-1’deki verileri teyit ettiğini aktardı.

Dönmez; “bölgede 10 bin kilometrekarelik alanda sismik çalışmaların” da yapıldığına işaret ederek, “Sakarya Gaz Sahası’nın kuzeydoğusunda bulunan Amasra-1 Kuyusu’nda 2 ay önce sondaja” başlandığını ve “kuyuda 135 milyar metreküp gaz” keşfedildiğini söyledi. Türkiye’nin Karadeniz’de bir yılda üç önemli keşif gerçekleştirdiğini ifade eden Dönmez, “keşfedilen toplam rezervin 540 milyar metreküp”e ulaştığını kaydetti.

TÜKETEN DEĞİL ÜRETEN ÜLKE;

Dönmez, “bu keşiflerle Türkiye’nin doğal gazda “tüketen ülke” konumundan “üreten ülke” konumuna ilerlediğine” dikkati çekerek, “Tüm ihtiyacımızın tamamını karşılamaktan uzağız ama ithalatımızı önemli miktarda azaltacağız. Amasra-1 Kuyusu’nda Sakarya Gaz Sahası’nın kuzeydoğusunda çalışıldı. Bu yıl içinde o sahanın güney veya batısında keşif amaçlı bir sondaj kuyusu daha açabiliriz. Bu tür aramacılık faaliyetlerinin bilinmezliği çok, birtakım tahminlerle yapılıyor ama şu anda Karadeniz’de rahatız” dedi.

İLAVE REZERVLER BULABİLİRİZ

Karadeniz’deki kaynak yapısına hakim olduklarına dikkat çeken Dönmez, “Karadeniz’de, düne göre ilave rezervler bulacağımız yönünde çok daha ümitliyiz. Çok büyük bir aksilik olmadığı takdirde inşallah 2023’te bu gazı kullanıyor olacağız” diye konuştu. 540 milyar metreküplük rezervle yıllık maksimum 15-20 milyar metreküplük doğal gaz üretimi yapılabileceği bilgisini paylaşan Dönmez, “Bu rakam konutlarda tükettiğimiz doğal gazı en az 25 yıl süreyle tam karşılıyor” dedi.

Gerçekten bu yapılan çalışmaları Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan açıkladığında, açıklamaların altına çirkin ifadeler kullanarak çalışmaları, ülkemizin değerlerini küçümseyen sözler sarf edenleri görünce onların Müslüman Türk insanı olmadığını düşünüyoruz!.

Geçmişte Doğal Gaz alımlarında ülkemizin hiçbir ülke ile pazarlık yapma şansı yoktu, ülkeler istediği yüksek ücreti ülkemizden alıyordu, ama bugün çeşitli zenginliklerin ortaya çıkması ile birlikte ülkemizin yer altı ve yer üstü zenginlikleri karşısında, alınacak ürünlerde ciddi pazarlık yapma imkanımız olmuştur, buda ülkemiz için bir kazanımdır.

Ayrıca yapılan sondaj çalışmaları karşısında çıkan Gaz henüz Deniz içinde iken bazı ükelalar; “Gaz çıkıyor ama vatandaş olarak halen yüksek rakamlara gaz tüketiyoruz, neden halka ucuzluk yansımıyor?” diyerek yaptıkları ahlak dışı yorumlar, onların bu ülkeyi sevmediklerini gösteriyor.

Ve devamla bakalım neler kazanmışız.

DOĞU AKDENİZ’DE 8 SONDAJ;

Doğu Akdeniz’deki çalışmalara ilişkin de bilgi veren Dönmez, bugüne kadar bölgede 8 sondaj yapıldığını ve bazı sondajlarda olumlu işaretler alındığını ifade ederken, “Ümidimizi koruyoruz. Olumlu sinyaller aldığımız saha var, orada yeni kuyu açmamız gerekiyor. Yavuz Sondaj Gemimiz şu an uzun dönemli bakım çalışmasında. O bittikten sonra da inşallah orada tekrar sondajlara başlayacağız” diye konuştu. Dönmez, Mısır ile deniz yetki paylaşım anlaşması yapılması durumunda bunun her iki ülkenin de menfaatine olacağını söyledi.

Zirve kapsamında düzenlenen özel oturumda konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı sayın Erhan Arıklı.

AKDENİZ’DE TÜRKİYE’SİZ BİR HAMLE YAPILAMAZ
Zirve kapsamında düzenlenen özel oturumda konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı sayın Erhan Arıklı, Doğu Akdeniz’deki ülkelerin tamamının Türkiye’yi denklem dışı tutmaya çalıştığını belirterek, “Türkiye ve KKTC dışında bütün ülkelerin ortak bir paydası var o da Türkiye’siz bir Doğu Akdeniz nasıl inşa ederiz, bu zenginliklerden Türkiye’yi nasıl faydalandırmayız, nasıl dışarda bırakırız. Bunun hesabı içindeler” dedi. Başbakan Yardımcısı Arıklı, bölgede bulunan 7 ülkenin de 1.5 trilyon dolarlık tahmini yer altı kaynaklarında hak iddia ettiğine dikkat çekti.

Arıklı, GKRY’nin hidrokarbon aramak için oluşturduğu 13 parselden 11’inde Türkiye ile KKTC’nin hakkı bulunduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Türkiye, kendisini bölgeden dışlamak isteyen bu güçlere iki hamleyle ‘One minute’ dedi. Birinci hamle KKTC ile yapılmış arama ruhsatı anlaşmasıdır ve bu anlaşmayla Türkiye bölgede arama yapıyor. İkincisi de Libya’yla yapılan anlaşmadır. Bu da East Med’in önüne çekilen set. Bu iki hamleyle Türkiye, Doğu Akdeniz’de güçlü bir aktör olduğunu bir kez daha ortaya koydu ve Türkiye’siz herhangi bir hamlenin yapılamayacağını tüm dünyaya bütün çıplaklığıyla gösterdi.”

TÜRKIYE ENERJİ DEVLETİ HALİNE GELİYOR

Azerbaycan Enerji Bakanı Perviz Şahbazov, Türkiye’nin enerji gücünü artıracak adımları memnuniyetle karşıladıklarını söyleyerek, “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini açık bir şekilde destekliyoruz” dedi. Şahbazov, 4. Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Zirvesi’ne video konferans yöntemiyle katılarak konuşma yaptı. Bu yılki zirvenin “Türkiye’nin enerjisi” başlığı ile düzenlendiğini hatırlatan ve bunun anlamlı olduğunu vurgulayan Şahbazov, “Çünkü Türkiye’nin enerjisi büyük bir coğrafyayı aydınlatmakta, güvenlik, istikrar, barış, gelişme ve kalkınma temin etmektedir” ifadesini kullandı.

STRATEJİK ÖNEMDE

Bakan Şahbazov, salgın çalkantısı ile karşı karşıya kalan enerji sektöründe değişiklikler yaşandığını, dünya ülkelerinin maliyetsiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneldiğini belirterek, “Pandemi sonrasındaki dönemde enerji sektöründe yeni yaklaşımlar gerekiyor. Burada da Türkiye’nin vizyonu bölge için stratejik önem kazanmaktadır” diye konuştu. Türkiye ve Azerbaycan’ın bölgesel işbirliği sürecinde aktif ve kilit aktörler olduğunu vurgulayan Şahbazov, “Türkiye, Karadeniz’de zengin doğal gaz rezervlerinin keşfiyle güçlü bir enerji devleti haline geliyor. Türkiye’nin enerji gücünü artıracak bu adımları memnuniyetle karşılıyoruz. Aynı zamanda, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini de açık bir şekilde destekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Görüldüğü gibi güçlü Türkiye olmanın yolları, kardeş ülkelerle el birliği, güç birliği yaparak, “kazan kazan” düşüncesinin hayat bulması ile mümkün oluyor.

Bakınız Yer altı ve yer üstü zenginlikleri küçümseyenler. Kendi ülkesi ile gurur duymayanlar, Türk milletine kötülük yapmaktadır. Dünyada Türk İHA ve SİHA’ları ilk üçe girdi bunları unutmayın, ülkemizin değerlerini küçümseyenlere rağmen Türk Devleti güçlenerek yoluna devam edecektir.

Günün Sözü: Allah hiç kimseyi umutla yürüdüğü yoldan hüzünle geri döndürmesin.