Teknolojiye Mahkum bir millet olmamalıyız.

2021 yılının Ekim ayının ilk haftası Pazartesi günü akşam saatlerinde başlayan teknoloji kısıtlaması insanların ilginç bir yönünü ortaya çıkarttı.

İNSANLAR OLARAK TEKNOLOJİ BAĞIMLISI OLMUŞUZ!.

Bir gün içinde tahminen 6 saatlik Facebook  gibi sosyal platform sitelerindeki kısıtlama insanların nerede ise hayatlarını ciddi olarak etkilediğini görüyoruz.

Akşam saatlerinde başlayan sosyal medya platformlarından bazıları  insanların hayatını nasıl etkilediğini, görünce teknoloji bağımlısı olmaktan mutlaka kurtulmak gerektiğini düşündüm.

Akşam oldu eve çekildik, yemek istirahat derken telefonlardaki sosyal medya ve iletişim araçları içinde WhatsApp grubunun çalışmadığını gördük, tabi ki bu arada torunum birkaç defa araa ihtiyacı duymuş olmalı ki, “neden ben konuşamıyorum”  diyerek telefondan düşüncelerini paylaşırken ilginç bir teklifte bulundu; “dede sende “BİP” varmı?” diye gelen  soru karşısında ilk önce anlayamadım, sonra “evet var balım” dedim.

Bir süre sonra BİP konuşma sosyal ağından görüntülü görüşme talebi geldi ve açtığımda dünyalar güzeli torunum karşımızda bizlerle görüntülü sohbete başladı!.

Nedenlerini bilmediğimiz dünya çapında yaşanan WhatsApp kısıtlaması bizim aileyi de etkilemiş olacak ki, teknolojide yeni arayışların ortaya çıkmasına neden oldu.

Bugünkü çocuklar maşallah çok zekiler, her ne kadar bir kısmı çalışmaktan kaçınsa da, çalışmadan yaşamak istese de, yeni nesil maşallah teknolojik imkanları çok güzel kullanıyor.

Gençlerimiz teknolojiyi en güzel şekilde kullanmalıdır, ama kullanırken daha üstün teknolojiyi de yapmalıdır.

Teknoloji denince aklıma rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal geldi.

Ülkemizin “Demirperde ülkesi” olmaktan kurtaran lider olarak rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ı bilirim, daha sonra Allah sağlıklı ömürler versin eski Başbakanımız Tansu çiller gelir.

Sizce ilginç bir sözmü söyledim?

Sizi bilmem amma, Ülkemiz sanki “bir demir perde ülkesi gibi idi.

Ülkemiz yönetimleri gizli “politbüro” üyeleri tarafından yönetiliyordu!

Sonra ANAP kurucusu rahmetli Turgut Özal iktidara geldi, “Demirperde ülkesi gibi yönetilmeye devam eden bir ülkeyi aldı, demir perdeleri yıktı, öyle zaman geldi ki, halk arasında şort olarak bilinen, aslında “kısa pantolon” desek daha doğru olacak şekilde bir Cumhurbaşkanını içimizde görmeye başladık, hatta kısa pantolon dışında renkli gömlekler ile Türk halkının içinde dolaşan bir Cumhurbaşkanını içimizde yaşattık.

Rahmetli Turgut Özal sağlığında çok hakarete uğradı, çok dalga geçilen günler yaşadı, vefat ettikten sonra; tüh be Özal şu yenilikleri de yapmış idi adamın kıymetini bilemedik” diyenler oldu, hem de sağlığında en ağır hakaretleri yapanlar tarafından!…

Daha öncede notlarım içinde yazmış idim, toplum öyle hale geldi ki, sağlığında kıymeti bilinmeyen insanlar, öldükten sonra kıymetli olmaya başladı, öldükten sonra ağıtlar yakılmaya başlanıyor!.

Sağlığımda kıymetim bilinmedikten sonra öldükten sonra; “tüh ya adam şu güzel işleri yapıyordu, şu mücadeleleri tek başına yaptı” diyerek söylenmenin bir anmalı yok.

İnsan sağlığında kıymetli olmalı, öldükten sonrada ruhuna bir Fatiha okunması en anlamlı düşüncedir.

Evet; rahmetli Turgut Özal yurt dışından orijinal araç maketleri ve oyuncakları ithal edip ülkemizdeki çocukların o oyuncaklarla oynamasına imkan verdiğimde, çok eleştiri almış idi.

Rahmetli Özal’a; “neden oyuncaklar için milyonlarca Dolar ödeyerek ülkemizde döviz sıkıntısının yaşanmasına neden oluyorsun?” dendiğinde, rahmetli Cumhurbaşkanımız; “bizler oynayacak oyuncak bulamazdık, Futbol Topu bile yoktu, bezleri birleştirip top olarak oynardık, bu çocuklar bu oyuncakları alacaklar oynarken bozacaklar, bozulunca açacaklar onlardan yeni beyinler çıkacak, oyuncakları yaparak kendilerini teknoloji yapmaya teşvik olacaklar” demişti.

Bugün ANAP’ı kendilerine çıkarları için kullanmaya çalışanlar bu önemli ülke devrimini anlamaktan uzaktırlar!…

Evet; bugün o oyuncaklarla oynayan nesiller, bugün Lise ve Yüksek okullarda okurken Füzeler yaparak, yeni teknolojileri yaparak ülkemiz teknolojisine veya Uzay çağına ışık tutmaya çalışıyorlar.

Bu noktada bir örnek daha vermek isterim.

Birkaç defa özel haber yapmıştım, köşe yazımda çok defa paylaşmış idim.

Son Başbakanımız sayın Binali Yıldırım Niksar ziyaretine geldiğinde kendisinden “sayın bakanım yol istiyoruz” demiştik, sayın Binali Yıldırım Ulaştırma bakanı olarak yolumuzun yapılması için “söz arkadaşlar geciken bir hizmet olacak ama söz yapacağız Tokat-Niksar, Tokat-Ordu yolunu” demişti, konuşmalar içinde şu sözler daha kıymetli idi; arkadaşlar çocuklarınıza, gençlerimize mutlaka Bilgisayarı öğretmen için ve daha da önemlisi YAZILIM yapmaları için gayret edelim, bizim TANKA, TOPA, TÜFEĞE, UÇAĞA İHTİYACIMIZ YOK” demişti!.

Fazla zaman geçmedi, demir perde ülkesi olmaktan kurtulan Türkiye dünyanın en önemli teknolojilerini yakaladı, yaptı ve Türk milletinin kullanımına sundu.

Artık Türk gençleri kendi “YAZILIMINI” yaparak ülke savunmasına hayati önem taşıyan hizmetler sunmaya başladı.

Artık ülkemizde TEKNOFEST şenlikleri ile artık Türk gençleri dünyadaki bütün teknolojileri kullanıyor, yapıyor ve milletimizin hizmetine sunuyor.

Yapılan öneli hizmetler var ama yetmedi.

Artık ülke olarak dünyaya kendi sosyal hizmetler ağları ile hizmet yapmalıyız, teknolojiye bağımlılığı azaltarak en güçlü teknolojiyi ülke olarak üretmeliyiz.

Ülkemiz için teknolojik hizmetlerde tehlike çok ciddi boyuttadır.

Sanırım ulaşım teknolojilerde, başka ülkelere bağımlıyız.

Ülkemizde her kurum ve kişi kullandığı teknolojilerde mutlaka Türk damgası olan hizmet ağlarına kavuşmalıdır.

Henüz ilk okul çağında olan torunum bana bir başka sosyal iletişim ağını işaret ediyorsa, mutlaka alternatif ve Türk menşeli teknolojiler kısa zamanda hayat bulmalıdır.

Başka ülkelerin teknolojik olarak istilasına uğramamak için, bağımsız bir Türk milleti olmak için teknolojik imkanlara sahip olmalıyız!…

Günün Sözü; HÜR VE BAĞIMSIZ OLMAK İÇİN, ÇALIŞMAK ZORUNDAYIZ.