Fransa Cumhurbaşkanının kahpeliğini unutmak mümkün değil tabiki, hem Peygamber efendimize, hem de sayın Cumhurbaşkanımıza yapılan çirkin saldırılar kınandı,  Türk milleti  olarak ve ülkemizdeki güçlü siyasetçiler güç birliği içinde Fransa’ya ve Cumhurbaşkanı Makrona gerekli dersler verildi.

Uzun yıllardan beri söylemek istediğimiz bu.

Ülkemizin ve milletimizin birlik ve beraberliği için, milli ve manevi değerlerimizde ülkemizdeki siyasetçiler birlik ve beraberlik içinde olmalı, karşı siyasi düşünceyi başka zamanda, farklı şekillerde eleştirmek doğru karardı, çok şükür ülkemizde; AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti, BBP si tek yürek oldu.

Ülkemizde 100 civarında siyasi parti var, bunlar kurulurken farklı düşünceler içinde oldukları için kurulmuştur, hiç kimse “sen neden bu partiyi kurdun?” demeye hakkı yok.

Parti kurmak bir tercih meselesidir.

Kimisi partiyi kurarken, kişisel düşüncelerini ortaya koymak için kurar, kimisi ülke  ve millet menfaati için kurar, kimisi kendi ülkesini yıkmak, bölmek, parçalamak için başla ülkelerin desteği ile parti kurar, ülkemizde kurulan partilerin amaçları bu şekildedir.

Bizim talebimiz, düşüncemiz; Türk Milletinin ve devletinin ebedi olarak, huzur, mutluluk ve sağlık içinde yaşaması ve var olması için kurulan partilerin, devlet ve millet yararına bir araya gelmeleridir.

Son günlerde, ülkemize, sayın Cumhurbaşkanımıza ve sevgililer sevgilisi Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa’ya (sav) yapılan çirkin saldırılar karşısında Türk milleti olarak tek vücut olmuşken bizim gibi düşündüğünü düşündüğümüz siyasi partilerin milletimiz ile aynı ortak dili kullanmaları.

Dini ve milli değerlerimize yapılan çirkin saldırılar karşısında, AK Parti, MHP ve BBP si çok sert cevaplar verdiler, bu güçlü duruşun içinde CHP nin olmasını gerekiyordu ve CHP beklediğimiz çıkışları yaparak Fransa daki muhataplarına gerekli cevapları çok net söylediler, ne mutlu Türküm diyene.

CHP Grup Başkanvekili sayın engin Altay’ın yaptığı basın toplantısında şunları dile getirdi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin bu akşam huşu içerisinde Mevlit Kandili’ni, yarın da coşku içerisinde Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayacağını ifade ederek, cumhuriyeti kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere silah ve yol arkadaşlarına şükranlarını dile getirdi.

“Karikatürler edepsizliktir ve aşağılık ötesidir”

CHP Grup Başkanvekili Altay, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili Charlie Hebdo dergisinde yer alan iğrenç karikatüre ve Fransa ile yaşanan gerginliğe de değinerek, şu değerlendirmelerde bulundu; “Hiç kimse ve hiçbir ülke Türkiye Cumhuriyeti’ne, aziz milletimize, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na ayar veremez, had bildiremez ve hakaret edemez. Ettirmeyiz. Kabul etmeyiz. En yüksek refleksi, tepkiyi, geçmişte olduğu gibi parlamentoda ve bütün meşru zeminlerde gösteririz. Ayrıca hiç kimsenin, hiçbir ülke ve hiçbir devlet başkanının, medya organının İslam dinine ve onun Peygamberine, başka dinlere ve peygamberlere hakaret etme küstahlığı olamaz. İslam’da reform, Macron’un işi değildir. İslam’da reform talebinin Macron gibi birinden gelmesi, densizliktir, aymazlıktır, hadsizliktir. Herkes haddini bilecek. Karikatür bile olsa, kutsala, insanların kişilik haklarına saldırıyı, saygısızlığı düşünce özgürlüğü olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Yüce Peygamberimiz ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na ilişkin karikatürler edepsizliktir ve aşağılık ötesidir.”

Altay, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik saldırıların kendilerini üzdüğünü ve bunları asla kabul etmediklerini vurgulayarak, “Dış politikaya TBMM’yi paydaş yapmasını tekrar tavsiye ediyorum.” diye konuştu.

İşte biz vatandaşların beklediği düşünceler budur.

CHP Grup Başkanvekili sayın Engin Altay ülke birliği için yaptığı bu konuşmayı taktirle karşılıyoruz, iktidarı başka konularda nasıl eleştirirse eleştirsin bu konuda bir şey söylemiyoruz tabi ki, ama genel anlamda iktidar eleştirsinler ama, yine usluma dikkat ederler ise, inanıyorum ki halkın büyük taktirini kazanırken, siyasetende yine önemli kazanımlar elde edeceklerdir.

Siyasetçilerden yıllardır beklediğimiz işte bu anlamlı sözlerdir.

Daha öncede ifade ettim, güçlü iktidarın olması için ülkemizde güçlü muhalefetin olması gerekir.

İnsanlarımız Siyaset dilinin çirkin halini istemiyor, yapılan yanlışların söylenmesini ama insani değerler kaybolmadan söylenmesini istiyor.

CHP sözcüleri ve yetkilileri söylemlerini insani değerler üzerinden yapmaya devam ettiklerinde göreceklerdir ki kazanan kendileri olacaktır.

CHP Grup başkanvekili sayın Engin Altaylıya bir kez daha teşekkür ediyoruz, siyasi dil kirlenmemeli, kirli sözlerden kaçınmak gereklidir.

Muhalefet partileri şunu da yapmaları gerekir, iktidarın doğru yaptığı ve halkın beğenisini kazanan hizmetlere teşekkür etmeli, yanlış gördüklerinde, yanlışı söylemeli ama, karşılığında kendi alternatiflerini de sunmalı ki halkımız; “evet CHP doğru söylüyor, bu hatasını CHP nin söylediği şu şekilde düzeltmeli” diyecektir, bunu yaptığında kazanan yine CHP olacaktır.

Siyasette muhalefet partisi olmakta önemli, özellikle ana muhalefet partisi demek, iktidar adayı demektir.

CHP terör örgütü PKK nın siyasi sözcülüğünü yapan HDP den de kopmayı bilmeli, CHP siyasetçisi HDP ye giden oyların kendilerine gelmesi için siyasi çalışma yapmalıdır.

CHP bence siyasi hataları çok yapıyor. Örneğin Güneydoğuda HDP nin alamadığı oyların AK Partiye gideceğini düşünerek siyaset yapıyor, böyle siyaset yapmaya devam ederlerse, hiç kusura bakmayın HDP nin kontrolüne girmekten başka çare bulamadıklarını düşünüyorlar, aslında CHP iyi bir siyasi çalışma ile Güneydoğuda HDP ye giden oyları kendilerine alabilir, bunun gerçekleşmesi için aklı selim düşünmeli iyi bir strateji ile GDP ye giden oyların CHP ye gelmemesi için hiçbir neden olmaz, yeter ki HDP baskısından nasıl kurtulacağını bilsin, HDP oylarına değil de, Güneydoğu halkının oylarına talip olsun!.

Biz siyasetçi değiliz ama, halkın içindeyiz.

CHP ye oy vermeyen bir seçmen olarak bizler bunları ifade edebiliyorsak, CHP ye sinyal veren seçmenlerin gönlünü almak çok zor olmasa gerek.

Günün Sözü: ÇALIŞAN DEMİR IŞILDAR.