Yazıyoruz yazıyoruz, yazmaya devam ediyoruz.

Son günlerin gündemini oluşturan Elazığ Depremi ve sonrasında İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’nun deprem bölgesine gelip bir iki kare resim verdikten sonra Erzurum Kayak merkezine giderek eğlenmesi gündem oluşturmaya başladı.

Erzurum kayak merkezine ilk defamı bir siyasetçi gidiyor?, tabi ki hayır.

Erzurum kayak merkezi önemli bir eğlence merkezlerinden bir tanesi, Ekrem İmamoğlu’nun Elazığ deprem bölgesinden sonra Kayak merkezine giderek eğlenmesi ve sonrasında; “ben bir babayım çocuklarıma ve aileme zaman ayırma gerekiyor” şeklindeki açıklaması ise düşündürücüdür!.

İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ailesi ile birlikte zaman geçirmesi, onlara zaman ayırması bir baba olarak doğru bir düşüncedir, önemlidir amma lakin siyasete atılanlar “HALKA HİZMET İÇİN adım atarlar ve ilk öncelik halka hizmet yapmaktır.

Bir siyasetçi hizmet yaparken “benim ailem var, benim çocuklarım var, onları düşünmem gerekir ilk defa çocuklarım ve ailem” der ise o kişi o zaman siyaset sahnesine çıkmamalı, kendi işinde ve evi ilgi alanı olmalı.

Yazımızın başlığında “SİYASETÇİNİN KARISI DUL, PARASI PUL” derken bu söz gerçekleri yansıttığı için ifade ediyorum.

Siyaset çok çalışma alanıdır, öyle zamanlar vardır ki seni en acı gününde bile acınla baş başa bırakmaz, en mutlu olacağın bir gün kutlamasında bile sizi o kutlamadan mahrum bırakır çünkü seçilen bir siyasetçi olarak sizi seçen insanların dertleri ile dertlenmeniz gerekir.

Aslında hiç kıyaslamamam gereken  iki siyasi aktörden örnek vermek istiyorum.

Elazığ Depremi yaşandıktan 2-3 saat sonra İçişleri Bakanımız sayın Süleyman Soylu olay bölgesinde idi, beraberinde Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın Murat Kuru, Sağlık Bakanı  sayın Dr. Fahrettin Aslan depremin olduğu gece Elazığ  ya idi bir haftayı geçen zaman içinde halen Elazığ halkı ile birlikte halkın yaralarına merhem olmaya çalışıyor.

İçişleri Bakanı sayın Süleyman Soylu’nun  çocukları yok mu? tabi ki 2 tane evladı var Allah sağlıklı ömür versin. Sağlık Bakanı Dr. Sayın Fahrettin Aslan’ın çocukları yok mu?, tabi ki var 4 tane evladı var Allah bağışlasın. Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın Murat Kuru’nun çocukları yok mu?, tabi ki var 2 çocuk babası Allah bağışlasın sağlıklı ömürler versin.

3 tane devletin bakanı Elazığ ve Malatya’daki vatandaşların yaralarının bir önce sarılması ve hizmetlerin aksamaması gece gündüz demeden 24  saat Elazığ ve Malatya halkı ile iç içe çalışırken, hiçbir mazeret beyan etmeden görevlerinin eki olan işlerle çalışırken “tüh” dahi demeden halk ile  bütünleşmiş devletin hizmetini halka götürürken, bir başka siyasetçi İBB belediye başkanı Ekrem İmamoğlu Elazığ bölgesine giderek bir iki resim karesi aldıktan sonra kayak yapmak ve eğlenmek için Erzurum Palan Döken Kayak tesislerinde soluğu aldı ve halktan utanmadan sıkılmadan  her hareketini resim karesine alarak paylaşmaktan çekinmedi.

Siyasetçiye halk olarak karışırız, siyasetçi halk için meydanlara çıkar, halkın taleplerini dikkate alır.

Siyasetçinin tabi ki aile hayatı olacaktır, çocuklarına ilgi de gösterecektir ama ülkede olağan üstü sıkıntılar yaşanırken; benim ailem var benim çocuklarım var onlara zaman ayıracağım” diyerek polemik yapacaksa, siyaseti bırakacak gidip çocukları ile beş taş oynayacaktır.

Bu küçük ayrıntıyı ne için yazıyoruz, kendisini halka adayan millete adayan siyasetçilere haksızlık yapılmaması için yazıyoruz.

Ülkemizde kısır siyasi çekişmeler yapan, körü körüne siyaset yapan insanların uyanmasına vesile olması için yazıyoruz.

Bazı insanlar körü körüne bir inat uğruna şu sözleri sarf ediyorlar; “şu siyasetçi gitsin de gerisi ne olursa olsun” diyenler, yanlışlıkla İstanbul Belediye başkanı olan seçtiler, pardon AK Partiye bir hiç uğruna kızarak CHP adayına oy verdiler, tabi ki bu verilen oyların içinde AK partili bazı siyasetçilere kızılarak verilen oylarda var.

Şimdi İstanbul seçmeni bundan sonra kafalarını iki elinin ararsına alıp düşünecekler; “eyvah biz ne yaptık?, nasıl bu Hatay yaptık?” diyecekler, oy vermenin  ne kadar büyük sorumluluk içinde olacaklarını düşünmeleri gerekecektir.

Seçimler yapılalı 1 yıla yakın oldu, seçimlere daha 4 yıl var, 4 yıl içinde İstanbul halkını neler bekler?, bunu bilmiyoruz ama iyi günlerin beklemediğini söylemek mümkün.

Bizler hep şunu sıkça ifade ederiz; SİYASETÇİNİN PARASI PUL, KARISI DULDUR!. Bu sözler tabi ki mecazi anlamda söylenmiş sözlerdir ama, maalesef gerçekleri de yansıtmaktadır.

Siyasetçinin 1. görevi halka hizmet yapmaktır, halkan kopan siyasetçinin sürekli ayakta kalması söz konusu değildir.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan 20 yılı aşkın sürede halen halkın en beğendiği, taktir ettiği siyaset lideri ise bunun nedeni halka tepeden bakmadan hizmet yapmasıdır.

Bu ülkede muhalefet partileri ne kadar güçlü olursa, iktidarlarda hata yapmadan hizmet yapar, güçlü muhalefet, güçlü iktidarı oluşturur.

Bir önceki yazımda 1999- 2020 yılı MGK kararlarını karşılaştırdık, 1999 yılındaki MGK kararları ile 2020 yılındaki kararları karşılaştırdığımızda devletin en güvenli kurulunun bile 1999 yılında halktan nasıl kopuk olduğunu, 2020 yılında Türk milleti ve devletinin menfaatleri doğrultusunda kararlar alındığını görüyoruz.

Yılı MGK kararlarına bir kez daha bakalım?

2020 Gündemi

1-Teröre karşı önlemler devam edilecek.
2 – Suriye ve İdlip’de güvenlik artırılıcak.
3 – Libya ulusal hükümete destek sürecek.
4 – Doğu Akdeniz’de mavi vatan korunacak.
5 – İran-ABD gerginliği sağ duyu ile takip edilecek.

6 – Filistin’de siyonist saldırılar kınanacak, sözde 100 yılın anlaşması yok sayılacak ve Filistin halkına sahip çıkılacak.
7 – Elazığ depremi yardım çalışması takip edilecek.
8 – Somoli’de TÜRK vatandaşlarının da etkilendiği terör saldırıları önleme çalışmaları takip edilecek” tir, deniyor yani halkın ve devletin öncelikleri samimi bir şekilde yansıtıyor.

Siyasetçinin samimiyeti çok önemlidir, bizler siyasetçide samimiyet ararız.

Günün Sözü; SİYASETÇİNİN PARASI PUL, KARISI DULDUR!.