Şehirler Kimlikleri ile yaşar ve hayat bulur.

Şehirlerin Kimlikleri ile yaşadıklarını inkar edenler, o zaman tarihi süreçlerden bahsetmemelidir.

Şehirlerin kimliğinin bozulmaması için o şehir sağlıklı yönetilmelidir ki, Kimliği ile hayat bulmaya devam etsin.

Niksar Kimliği ile üst seviyelerde olan bir şehirdir.

Akşam yatıp sabah kalkıp, akla gelen hatalarla bir şehir yönetilemez!…

Bireysel çıkarlar, toplumun menfaatinin önüne geçiyorsa, o şehirde hayatın zehir olacağı kesindir.

Niksar tarihi geçmişinden aldığı sorumluluk bilinci ile yoluna devam eden önemli bir şehir idi, sorumlulukları devam ederken, kendi kimliğini sürekli kaybetmeye devam ediyor.

Niksar neden özel kimliğini kaybetme yolunda dev adımlarla yoluna devam ediyor?.

Niksar’da yaşayıp da Niksar’ı anlamayanların çoğunlukta yaşamasından kaynaklıdır.

Niksar’da yaşamak, Niksarlıyım demek, şehrin kimliğine sahip çıkmak değildir.

Niksar’ı sevmek, onun tarihi sorumluluk bilincini içinde hissetmekle mümkündür.

Niksar büyüyen, gelişen,  etrafına ışık saçan önemli bir şehir idi.

Bugün ise, sürekli göç veren, kaybeden, her geçen gün tarihi kimliğinden uzaklaşan, her geçen gün en verimli arazilerinin talan edildiği anları yaşıyoruz!…

Birileri için kimliğin hiç önemli olmadığını görüyoruz.

Kişisel çıkarlar bazı insanların gözlerini öyle KÖR haline getirmiş ki, kişisel menfaati için nerede ise babasını tanımaz hale gelecek!….

Eh; babasını kişisel çıkarı için tanımaktan uzaklaşan azınlıkla bir arada yaşamak gerçekten zordur.

İsterseniz bu yazdığım notları anlamak için etrafımıza bakalım!. Kimler Niksar halkı ve Niksar’ın sağlıklı, huzurlu olması için gayret ediyor?. Kimler kişisel çıkarları için gelecek nesillerin haklarını gasp etmeye çalışarak en verimli Toprakları bir çıkar uğruna heba olmasını sağlıyor?

Dün; (geçmiş yıllar) Niksar’da 5 Lastik Ayakkabı, 2 Naylon ayakkabı, 1 Tuğla Fabrikası, 1 tane Tavuk Çiftliği ve civciv üreten üretim işletmesi, Ömür Gazozları, Türkiye’ye Okul Sıraları satışı yapan işletmeler, yüzlerce Ceviz Sergeni, Onlarca Besi Ahırları, BUĞDAY HAPANI (üretici için hayati bir satış merkezi) 25 tane toptancı sebze halinde şehir dışına satış yapan Komisyoncu ve işletme vardı, bir tane Okul Defteri yapan işletmemiz vardı. Bugün yok bunlar!…

33 yıl Danişmentliler Devletine Başkentlik yapmış, en güçlü donanmalara karşı direnç göstermiş büyük bir kalesi bulunan Niksar var, bununla hep gurur duyarak konuşmalar yapılır.

33 yıl bir devletin başkentliğini yapan bir şehir, göç veren bir şehir olmamalıdır.

Özel kimliklere sahip olan Niksar neden göç vermeye başladı?.

Niksar’ın göç vermesinin başında iyi yönetimler sergilenemediği için ve de, şehrin gerçek kimliğine sahip çıkılmadığı içindir!…

Şehirlerin kimlikleri çok kıymetlidir, kimliğine sahip çıkmayan şehirler, yalpalayarak yoluna devam eder, çoğu zamanda şarampole düşerler, kendilerini kaybederler.

Niksar’da hep şarampole düşmüş, kendisini kaybetmiş nereye toslayacağı belli değildir..

Niksar’ın Kuzey Anadolu Fay hattında olduğu unutuluyor.

Niksar Ovası,  tarla ve bağları en verimli topraklara sahipken, sulama sıkıntısı yokken, bağları, bahçeleri elden çıktı, artık en verimli Niksar Ovası beton yığını olmaya devam ediyor.

Şehirlerin kimlikleri önemlidir.

Niksar Tarım ve Hayvancılıkla hayatını sürdüren bir şehir idi.

Tarım’ın daha ileri seviyelere gitmesi için yapılması gereken çalışmalar yapılmadı, bilakis önü kapandı!.

Hayvancılık en ileri seviyelere  çıkması gerekirken, Besi Ahırları kapatıldı, cezalar yazıldı, Besicilik yapan işletmeler tek tek kapatıldı, en büyük ekonomiye sahip olması gerekirken sıkıntılar yaşadı, Niksar Hayvan pazarı çok şükürki kör topalda olsa bölgenin en büyük Hayan pazarı olmayı sürdürüyor, buna da sahip çıkılmaz ise, en büyük hayvan pazarı olmayı kaybetmek an meselesidir!.

Bugün OLCA Salça Fabrikasının kapalı oluşundan kaç kişi rahatsızlık duyuyor?

3 tane Un Fabrikası var idi, bugün 1 tane Un ve Yem fabrikası bulunuyor, bu işletmeden bölgenin en güçlü olanlarından, bu konuda kendilerini sürekli yenileyerek çalışmalarına devam eden Yılmaz kardeşleri kutluyoruz.

Doğasıyla, suyuyla, tarihi özellikleri ile bölgeye ışık saçan bir şehir ne yazık ki bu özellikleri yeterince değerlendiremiyor, Niksar’ın yarısı olmayan şehirler, her alanını değerlendirerek ekonomilerine güç katıyor, Niksar geriye saymaya devam ediyor.

Yazmamak ve hatırlatmamak mı iyidir?, yoksa hatalardan ders alıp muhteşem bir şehrin olması için gayret sarf etmek mi doğrudur?

Hatırlatmakta fayda vardır.

Dün nelerimiz vardı?,

Bugün neden kaybettik?

Neden sahip çıkamıyoruz?

Şehir merkezinde bulunan pek çok bina boş, insanlar o binalara bakınca üzüntü duyuyor moraller bozuluyor.

PTT binası yıkıldı halen yerine yenisi yapılmadı!.

PTT binası neden yapılmaz, orası mezberelik bir şekilde bekler?

PTT binası ile ilgili geçmişte yaşanan çarpıcı haberi yakında yapacağız!.

Şu sözlerin gerçek olmasını dileğimle; “Önümüzdeki günleriniz, Hz. Yusuf’un yorgunluğundan sonraki hasadı, Hz. Eyüp’ün sabrından sonraki tesellisi gibi olacak” demek istiyoruz!…

Günün Sözü; Bir çiçeğe fazla su verirsen çürür. İnsana gereğinden fazla değer verirsen kudurur.