31 Mart yerel seçimleri tamamlandı derdi bize düştü.

31 Mart tarihinde yapılan Mahalli seçimler bitti, ama İstanbul seçimlerinin derdi tasası bitmedi.

23 Haziranda yapılacak olan İstanbul seçimleri konusunda kendimi biraz geri plana çekmem gerekecek.

İstanbul da yapılan Büyük Şehir Belediye Başkanlığı seçimi sonuçları bizleri bir hayli yordu ve üzdü.

İstanbul da seçimi kimin kazanacağı önemli değil, sonuçta meydana çıkan insanlardan bir tanesi kazanacaktır.

İstanbul seçimleri sıradan bir seçim değil tabi ki, seçimlerin üzerinden 45 gün falan geçmesine rağmen, sıcaklığı halen devam ediyor.

Bizler İstanbul seçimlerinden dolayı yorulduğumuzun % 1o bile Niksar’da yorulmadık, Niksar seçimlerine zaten hiç karışmadık, gelen adaylara “hoş geldiniz” dedik başarılar diledik, fikrimiz sorulduğunda düşüncelerimizi ifade ettik, ama İstanbul seçimin sonunda başlayan Sosyal medya savaşı halen bütün hızı ile devam ediyor, bizlerin yorulduğu kadar ne AK Parti ilçe başkanı nede yönetimleri nede partinin ekmeğini yiyenler yorulmadı!.

AK Partinin İstanbul’da seçim kaybetmesi “mümkün değil” deniyordu, ortaya bir sürü şaibe çıktı, iki tarafta kendince haklı ama doğru tek olduğunu anlatmak mümkün değil.

AK Partinin “GÖNÜL BELEDİYECİLİĞİ” sloganı insanlara hoş geldi güzel geldi ama sloganın  afişler dışında pek çok belediye başkanında ve teşkilatında hayat bulmadı.

İstanbul’dan pek çok arkadaşımız ve dostumuzla çeşitli zamanlarda konuşma imkanımız olduğunda; “İstanbul’da seçimi normalde kaybetmedik ama, bu rakam büyük olsa, sandıklara sahip çıkılsa, belki bu sıkıntılar yaşanmazdı ama bu seçimde AK Parti çok büyük hatalar yaptı, yapılan hataların sonunda bu sıkıntılar yaşandı, inşallah 23 Haziranda sıkıntılar yaşanmaz” diyorlar.

İstanbul seçmenini dinlemek gerekir, seçmenin sözleri dikkate alınmalıdır.

Gerçekten, seçimler dolayısı ile yazdığımız notlardan dolayı çok yorulduk ve de yıprandık, insanlar çok ağır ifadeler kullanıyor, ağır hakaretlerde bulunanlar oluyor, ne olursa olsun, hangi seçim olursa olsun seçimlerden dolayı hakaret etmek hiçbir insana yakışmıyor.

Son günlerde gördüğümüz manzara şu, siyaseten insanlar bir birlerine çok ağır ifadeler kullanmaya başladı.

İnsanların sosyal medyada kullandığı ağır ifadeler ve çirkin sözler çok incitici, bu sözlerin mutlaka karşılığı oluyor, ayrıca hukuki süreçlerinde başlanması söz konusu olunca ortaya çok mağduriyetler çıkacaktır.

Biz gazeteciler eleştiri yapan taraftayız, sert ifadeler kullandığımız zamanlar oluyor ama, asla hakaret etmiyoruz, öyle olmasına rağmen çoğu zaman mahkeme de yargılanıyoruz.

Sosyal medya demek insanlara sınır tanımadan hakaret etme yeri değildir, ayrıca sosyal medyada insanlara hakaret etmenin suçunun ağır olduğunu biliyoruz, bu nedenle biz insanlarımız uyarıyoruz; “siyaset yapın ama kırıcı ve hakaret” edici sözler söylemeyiniz.

İnsanlarımız siyaset yapmalıdır, çünkü devlet yönetimi siyasilerin elinde hayat buluyor ama, siyaset yaparken hakaret etmek kimseye fayda sağlamıyor.

Bütün bu düşünceler içinden hareket ederek bir süre İstanbul seçimlerinden uzak kalmaya çalışacağız.

İstanbul seçimleri sıradan seçim değildir, bugüne kadarda olmadı, bundan sonrada öyle devam edecektir.

Güzel bir şiirle nokta koyalım.

 

HER ŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,

Kanatların çırpındığı kadar hafif..

Kalbinin attığı kadar canlısın,

Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…

Sevdiklerin kadar iyisin,

Nefret ettiklerin kadar kötü..

Ne renk olursa olsun kaşın gözün,

Karşındakinin gördüğüdür rengin..

Yaşadıklarını kâr sayma:

Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,

Sevdiğin kadardır ömrün..

Gülebildiğin kadar mutlusun.

Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin

Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer

Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.

Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;

Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.

Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,

Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.

Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,

Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.

Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın

Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.

Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat! İşte budur yaşamak,

Bunu hatırladığın kadar yaşarsın

Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün

Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun,

Çiçek sulandığı kadar güzeldir,

Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,

Bebek ağladığı kadar bebektir.

Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin,

Bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin… Can YÜCEL

Günün Sözü: YORULDUK