Seçim bitti çok şükür ama halen tantanası bitmedi, öyle ya seçimden sonra kimler kimin ismini kullanarak rant sağlayacak?, kimler, kimler için neler uydurup seçilen belediye başkanına işlerini gördürecek?.

Seçim bitti bitmesine ama, İstanbul’da var olan yolsuzluklar bitmedi, İstanbul bitmeyince memleketin derdi de bitmiyor.

İstanbul seçimini aldıklarını iddia eden CHP başkan adayı sayın Ekrem İmamoğlu daha koltuğa oturmadan Basın kuruluşlarını ve sahiplerini tehdit etmeye başladı, bu nasıl bir Demokrasidir ki özgürlüklerden sürekli bahseden bir sosyal demokrat olduğunu düşündüğümüz bir siyasetçi basın mensuplarını ve sahiplerini tehdit ediyor?.

Hani zaman zaman deriz; Şeytan ayrıntıda gizlidir, CHP İstanbul adayının gizli bir ajandasımı varda?, koskoca basın mensuplarını ve sahiplerini tehdit ediyor?.

CHP belediye başkan adayı sayın Ekrem İmamoğlu için, seçimden önce ve seçimden sonra diye ikiye ayırmak gerekiyor, seçimden önceki İmamoğlu ile seçimden sonraki İmamoğlu arasında ciddi farklılıklar meydana geldi, sanırım seçim öncesinde basın mensupları sayın İmamoğlu’nu iyi analiz edememişler!.

Bu nasıl bir mantıktır ki bir belediye başkanı Basın mensuplarını en ağır dille tehdit eder?, basın mensupları dışında basın kuruluşlarının sahiplerini de alenen tehdit ediyor, ülkem için büyük bir kayıptır.

İstanbul belediye başkanlığına adaylığını koyan ve henüz resmi açıklamalar ile kazandığı belli olmayan bir insanın Basın kuruluşlarını tehdit etmesini kınıyoruz, özellikle her konuşmalarında “özgürlüklerden” bahseden, insan hak ve hürriyetlerinin mutlaka ülkemizde hakim olması konusunda konuşmalar yapan insanlar ve siyasetçiler hiçbir zaman tehdit dilini kullanmamaları gerekir.

Daha belediye başkanı koltuğuna oturmadan basın kuruluşlarını ve sahiplerini tehdit etmeye başlayan bir kişi ağırlığı olan ve devleti ve milleti temsil eden bir makamda uzun zaman başarılı olamaz!.

Basın mensupları herkesin istediği gibi haber yapmak zorunda değildir, diyelim ki haberde yanlışlar var, hatalar var, hatta kasti aleyhinde haber yapıldı, yapılan yanlıştan dolayı basın mensupları ve sahipleri tehdit mi edilmeli?, yanlış var ise ilgilisi aranır, hatanın olduğu söylenir, yanlışta ısrar edilirse hukuk içinde hak aranır.

İstanbul belediye başkanlığına adaylığını koyan kişi sabırlı olmalı, 15 milyon insanı yönetecek olan kişi daha 3-5 basın mensubunun sözleri karşısında tehdit edici sözlerle karşılık verirse bu hayatın sonu sağlıklı yürümez.

Artık halk olarak seçim sendromundan kurtulmalıyız, uzun bir seçim süreci yaşandı, doğruları ile yanlışları ile seçimler yapıldı, her yanlışın düzeltilmesi için, insanlar haklarını arıyorsa buna da kızmamak gerekir.

CHP adayını anlıyoruz, kolay değil yanlışlar var ise ve seçim kazandı ise koltuğa bir an önce oturmak ister, ama olgun insan, gerçek devlet adamı olan insan, milyonlarca insana hizmet edecek insan mantıklı, akıllı, sabırlı olmalıdır.

Seçim sonrasında sayın Ekrem İmamoğlu ile ilgili çok ciddi yazılar yazılıyor, okuyunca şaşkınlık yaşıyoruz, inanmak istemiyoruz.

İstanbul’u atalarımız fetetti yıl 1453, İstanbul artık bir İslam şehri, 2019 yılında yapılan seçimlerde belediye başkanlığını CHP nin kazanması bir fetihmidir?, şayet yapılan seçimleri bir siyasi parti temsilcileri İstanbul’u kazanmak Fatih Sultan Mehmet hanın 1453 ün rövanşı olarak görüyorsa çok üzücüdür bu sözlerin asla konuşulmaması gerekir.

CHP bu Cumhuriyeti kuran bir siyasi parti ise, İstanbul seçimlerini kazanmak nasıl 1453 zaferinin karşılığı olarak görülür!.

Eyvah ki eyvah; Demokratik bir hak olarak seçimlere girenler, kazandıkları seçimi tarihin altın sayfalarında yerini alan İstanbul Fethi gibi ortaya koyarlar ise bu felaketin başlangıcı olur, bu saçma sapan  sözlere Türk milleti asla izin vermez.

Geliniz  yapılan demokrasi kazanımlarını çirkinleştirmeyiniz, demokratik hakların çirkinleştirilmesi kimseye katkı sağlamaz.

Bizler bölgemizle ilgili yazılar yazalım isterken bir türlü İstanbul seçimlerinden kendimizi alamıyoruz.

İstanbul seçimlerinin sonuçlarını birkaç gün içinde göreceğiz, Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan “seçimlerin sonucunu YSK açıklayacak herkes ona razı olacak son söz YSK” dedi.

Seçimleri Demokratik hak olarak görenler neden sonuçlarını bildiği halde karşı çıkıyorlar?.

Hani derler ya “BİR MUSİBET BİN NASİHATTAN HAYIRLIDIR” sözü güzel söylenen sözlerdir, bugün İstanbul seçimlerinden kaynaklanan oyunlar ortaya çıkmasa, önemli bilinen insanların gerçek yüzlerini belki de daha büyük sıkıntılar yaşayarak görecektik, ama artık seçmenler bundan sonra daha dikkati olacaktır.

Seçimlerde seçmenlerin verdiği cevap önemlidir.

Seçimlerin kazananları ve kaybedenleri var, kazananlar şımarmamalı, halka hizmet için kolları sıvamalıdır, kaybedenlerde “hayırlısı bu imiş seçmenin verdiği oya saygılıyım, nasipte yokmuş” demeli ve hayatlarına kaldığı yerden devam etmelidir.

Seçim kaybedenler bir süre daha seçim kaybetmenin acısını, sıkıntısını yaşayacaklardır, özellikle seçimin havasına kapılıp ciddi paralar harcayan ve borçlanan adaylar var mı? bilmiyoruz ama, inşallah kesenin ağzını çok açmamışlardır, seçimlere girmek ve kazanmadan büyük paralar harcayanlar sıkıntı yaşarlar.

Seçimlerde çok ciddi harcamaların yapıldığını duyuyoruz, büyük reklam harcamaları yapanların işi kolay değil, aslında yapılan harcamalar belli bir seviyeyi geçmemesi gerekir, lakin insanlardaki kazana hırsı tüm değerleri alt üst ediyor buda gerçek olan noktadır.

Günün Sözü: SAMİMİ SÖZLER, HAYAT BULUNCA ANLAM KAZANIR.