Son günlerde yaşanan süreçlere bakınca aklım 1983-85 li yıllara gitti.

Anavatan partisi genel Başkanı rahmetli Turgut Özal bu ülkeye çok büyük hizmetler yaptı, onun yapmış olduğu hizmetleri unutmak mümkün değil.

Bugün ülkemiz gizli Kominizim sisteminden kurtuldu ise bunun mimarı rahmetli Turgut Özal’dır.

Yanlış duymadınız ülkemiz 40 yıl önce gizli Kominizim sistemi ile yönetiliyordu, Polit Büro yöneticileri her kuruma hemen hemen hakimdi!. Rahmetli Özal ülkemizdeki bütün tabuları yıkan, Demir perde ülkesi duvarlarını yıkan, serbest piyasa ekonomisi ile birlikte ülkeye çağ atlatan önemli siyaset ve devlet adamıdır.

2002 yılı öncesinde TV ekranlarında siyasi parti liderleri sık sık çıkar tartışmalar yapılırdı, TV ler siyasi liderler için önemli reklam kaynağı idi, bugünkü gibi sosyal medya, İnternet yoktu, yeterli değildi sanırım TV ler gazetelerden sonra partilerin en büyük reklam ve vatandaşlarla buluşma alanı olduğu için siyasi parti liderleri sıkça TV lerde tartışırdı.

Geçmişe şöyle bir baktığımızda pek çok önemli nokta aklımıza geliyor ama, ANAP Genel başkanı rahmetli Özal ile Halkçı Parti Genel başkanı Necdet Calp 1. Boğaz Köprüsünün hisse satışı ile ilgili ilginç bir tartışma yapmışlardı.

ANAP Genel başkanı rahmetli Turgut Özal’ın 1983 genel seçimlerinde seçim kazanmasındaki en önemli nedenlerden bir tanesi TV lerde yapılan açık oturumdur, Özal bürokraside ve siyasetteki birikimlerini TV de anlatınca, MCP genel başkanı Turgut Sunalp  Paşa SDHP genel başkanı Necdet Calp Özal karşısında halkın isteklerine cevap verecek düşünceler ortaya koyaamışlar ve Özal Tv konuşmaları ile halkın gönlünde taht kurmuştu, daha sonra bir TV programında Boğaz Köprüsünün gelirlerinin hisse senetlerini halka arz edileceği gündeme geldiğinde Özal; “köprüyü özelleştireceğiz halka satacağız” değinde Necdet Calp; “hayır satamazsın, sattırmayız” diyerek tepki gösterdi, bu tartışma uzun yıllar devam etti, Özal “satacağım” dedi Calp; “sattırmam” dedi , sonunda Özal Boğaz köprüsünün hisselerini halka satarak önemli gelir elde etmiş oldu.

Yıl 1983 tarihi seçimlerine giderken yaşanan ilginç ve hafızalardan silinmeyen siyasi tartışma.

Özal: Satarız hem de çok iyi satarız, alan da çıkar
Calp: Satamazsınız beyefendi
Özal: Satarız gayet rahat satarız
Calp: Lafla satarsınız
Özal: Gelirini satıyoruz sonuçta
Calp: Kaç yıllık geliri satıyorsunuz ila nihaye mi
Özal: O fiyata
Calp: Güldürmeyin

Özal program sunucusunun “vaatlerinizi nasıl hangi kaynakla gerçekleştireceksiniz” sorusuna verilen “İstanbul Boğaz Köprüsü’nü satacağım” cevabı fitili ateşlemişti. Calp ise bu yaklaşıma “Hayır efendim devletin milletin malını satamazsınız” diyerek tansiyonu yüksek sesle cevap vermişti.

Ülkemizdeki siyaset ilginçtir, nedense ülke menfaatlerinde bir türlü birleşme sağlanamıyor, özellikle son yıllarda siyasi çekişmeler ülkenin milli birlik ve beraberliğine büyük zararlar veriyor.

Hiçbir ülkede terörle yan yana duran bir siyasi partinin hayat bulması mümkün değilken, siyasi çıkarlar nedeniyle ülkemizde terör bağlantısı olan partiler ve siyasetçilere itibar kazandırılmaya çalışılıyor!.

Ülkemizde siyasi partilerin kapatılması zorlaştırıldı, partilerin kapatılması yerine hata yapan siyasetçilerin cezalandırılması sağlandı ve ülkemizin parti çöplüğüne dönüşmesinin önü kesildi, bu düşünce doğru gibi gözükse de, bazı siyasetçiler kendilerine sunulan bu özgürlüğü sürekli kötülüklerine alet edere ülkemizdeki terör hareketlerini desteklemiş oluyor.

Son günlerde bir teröristi savunan bir kitap yazılmış, yazılan bu kitap birileri tarafından tiyatro haline dönüştürülerek, ülkemizin birliğine kast edilmektedir.

Geçmişten bir hatırlatma daha yapmakta fayda var.

DYP ve RP koalisyonu döneminde Anara Sincan ilçesinde Kudüs’te yaşanan zulmü ve vahşeti anlatan bir tiyatro sahnelenmiş idi, tiyatro oynandıktan sonra  Türkiye de yer yerinden oynatıldı, bu ülkenin dertleri bir tarafa bırakıldı ve tiyatroyu izlemeye giden Sincan belediye başkanı görevden alındı, koalisyon yıkıldı ve yaşanan süreçlerin bu ülkeye ne kadar büyük bedellere mal olduğunu biliyoruz.

Sincan da oynan Kudüs gecesi etkinliğindeki tiyatroda ülkemizin aleyhinde hiçbir söz, konuşma olmadığı halde Sincan belediye başkanı görevden alınmış tutuklanmış koalisyon hükümeti yıkılmıştı, bugün ise ülkemize her ihaneti yapan bir teröristtin hayatı masumlaştırılarak ülkemizin bölünmesine katkı sağlanıyor, tiyatroyu izlemeye gidenler ise bu ülkenin kaderini elinde tutmaya çalışan siyasetçiler ve sözde sanatçılardır.

30-40 yıl önce siyasetçiler ülke menfaatleri için mücadele yapardı, bugün bazı siyasetçiler ülkeyi yıkmaya çalışan terör örgütleri ile kol kola yürümekten utanmıyorlar.

Ülkemizde fazla özgürlük her zaman sıkıntı yaratmıştır.

İnsanlar için hak ve özgürlük sonuna kadar açık olmalıdır ama, özgürlük hiç değilse burun mesafesine kadar gelmelidir, burun mesafesini geçen her özgürlük bu ülkenin temellerine altmış dinamitten tehlikelidir.

Artık her akşam terör örgütü  şaşşakçılığına dönüşen programlara son verilmelidir.

Özellikle “yandaş medya” suçlaması yapılan TV lerin tartışma programları terör örgütüne atkı sağlayacak hale geldi, ihaneti meşrulaştırmak isteyen sözde bir avuç gazeteci, ülkelerine ihaneti hiçe sayarak her konuşmalarında terör örgütü ve teröristleri savunarak insanların kafasında teröristleri masum hale getirmeye çalışıyorlar, hiçbir ülke böyle bir ihanete asla göz yummaz, artık ülkemizde de taşlar yerine oturmalı ve hangi terör örgütü olursa olsun asla isminden dahi söz edilmemesi için gerekli kanuni düzenlemeler yapılmalı, yandaş medya veya medya kuruluşları yaptıkları programlarda terör örgütlerini ve teröristleri savunacak sözlere ve düşüncelere fırsat verilmemelidir, yani AK Partinin bazı sivri zekalıları, seçim öncesinde yaptığı terörist başının kardeşinin TV ye çıkartılarak konuşmasının hatası artık son bulmalıdır.

Her akşam televizyon programlarında terör suçlusu Selahattin Demirtaş’ı masumlaştıran, normalleştiren, güzellemeler yapan, sözde gazetecileri gören bizler  çıldırıyorsak  şehit annelerinin, Diyarbakır annelerinin yaşadıkları acıyı düşünemiyorum bile. Yeter artık terör seviciler TV lerde konuşturulmamalıdır.

Günün Sözü: ÜLKEMİZDE TERÖR SEVİCİLERİNE  ARTIK  FIRSAT VERİLMEMELİDİR.