SAKLA SAMANI GELİR ZAMANI diyen atalarımız, gelecek için çok önemli mesajlar vermiş.

Şimdi “eskinin Ramazanları güzeldi, bayramları bir başka güzel idi diyerek başlarsak, geriye kalanların ne olduğunu anlamış oluruz.

Gerçekten atalarımız bizlere çok güzel miraslar bırakmışlar, amma lakin bizler, bizler bırakılan mirasın değerlerini bilmiyoruz.

Eskiden evlerde Kiler vardı, evlerin belli bölgesinde Buğday ambarları vardı, insanlar her sıkıntılı sürece karşı tedbirli davranırdı.

Bu önemli alışkanlıkları anlamak için “SAKLA SAMANI GELİR ZAMANI” diyen atalarımız, hayvanların beslenmesinde çok fazla besin değeri olmayan Samanın bile saklanmasını tavsiye etmişler.

Sahi şunu ifade etmiş olsak gerçekleri yansıtmaz mı?

Lüks hayat, Modern hayat bizleri tembelliğe, nemelazımcılığa, vurdumduymazlığa doğru yolculuk mu yaptırıyor?

Modern hayat köylerin ve kasabaların boşalmasına neden oldu.

Boşalan köy ve kasabalarda yaşayan nüfus yaşlılardan oluştu, yaşlı Nüfusun büyük bir bölümü atadan kalan toprakları işlemek için büyük gayret sarf etse de, gücü belli bir  yere kadar onların çalışmasına imkan veriyor, oda üretilmesi gereken ürünlerin, işlenmesi gereken toprakların yeterinde işlenmesine mani oluyor.

Ne garip bir ülkede yaşadık ki!.

Ha etmeden modern hayatın içine dalı verdik!.

Hak etmeden yaşama lüksü, insanlarımızı üretim yapmaktan alı koydu, tüketici toplum haline getirdi.

Köy ve Kasabaların boşalması, genç nüfusun şehirlerde yaşamasına neden oldu, köy ve kasabalardan ayrılan genç nüfus senede belli günler köylerine geldiler, geliş nedenleri her ne kadar ana babalarını hısım  a akrabalarını görmek için olsa da, köyde ana babalarının zor güç yetiştirdikleri gıda ürünlerinden faydalanmak ve üretilenleri çuvallarla, kolilerle yaşadıkları gürültülü şehirlere taşıdılar.

Son aylarda yaşanan her üründeki fiyat artışları, bundan sonra şehirlerde yaşayan insanların gurbet ellerden, ata topraklarına gelmelerini zorlaştıracak gibi!.

Daha önce köy ve kasabalarına gelerek, kışlık yiyeceklerini hazırlayıp şehirle dönenler, artık yolculuğun pahalı oluşundan dolayı ata topraklarına gelmekte zorlanacaklar gibi!.

Köyler ve kasabalarda artık modern hale gelmeye başladıkça, evlerdeki Buğday ambarları yıkılıp kırıldı, üretilen ürünleri uzun süreli saklayacak, şartlar ortadan kalktı ve hatta bazı kasabalarda hayvan beslemek bile yasaklanır hale geldi.

Şu gerçeği bilmek gerekir; üretmeden yaşamak isteyen milletler, başka ülkelerin egemenliğinde yaşamaya mahkumdur.

Günümüzde egemen devletler, karşısındaki her milleti, her toplu yok etmekten asla geri durmuyorlar.

Son günlerde yaşanan Rusya-Ukrayna savaşından alınacak çok dersler var, lakin dünya insanları halen bu savaşın neden çıktığını ve neden devam ettiğini, bilmeye çalışırken, Rusya kendi gücünü tam olarak Ukrayna üzerinde deneyerek kendi milletine en yakın bir başka insan topluluğunu yok etmeye çalışıyor.

Bugün bir kez daha ifade etmek isterim ki, üretmek, üretmek, üretmek mecburiyetindeyiz.

Üretmek için sosyal medyada resim paylaşmak değil, paylaşılan resimlerin gerçek hayata dönüşmesi için birileri gayret etmelidir.

Günümüzde sosyal medyanın faydasından çok bugün gençler zararını gördüğünü düşünenlerdeniz.

Modern hayat, lüks yaşama sevdası, kısa zamanda zengin olmak düşüncesi, yeni neslin çalışmadan hayat yaşamasına vesile olduğunu görüyoruz.

Dünyada yaşama mücadelesi, var ola mücadelesi verilirken, gerçekleri görerek  mücadele yapmak, geleceğe ışık tutacak çalışmalar yapmak çok önemlidir.

Mesela; atalarımız bizlere öyle önemli eserler ve yaşamamız için ürünler vermişler ki, bizler verilen emanetlere sahip çıkmayıp, onları hoyratça kullanmışız.

Atalarımız bizlere öyle bir miras bırakmış ki, onlarca yıl ev halkını besleyen gıda üreten Ceviz ağaçlarını, bir çırpıda kısa zamanda geçici 3-5 liralık çıkar için kesilmesi sağlanmış, Ceviz Kütüğünden elde edilen gelir bir defaya mahsus harcanmış sonrası eller bomboş kalmış.

Dün atalarımızın bizlere bıraktığı Ceviz ağaçlarını keserek yok eden, her yıl evlerdeki insanlara önemli gıda üreten Ceviz ağaçları kesilerek yok edilmiş, bugün insanların beslenmesi için ihtiyaç duyulan önemli besin kaynakları yok edilmiştir.

Sahiden yok edilen yalnızca ceviz ağaçlarımıdır?

Köy ev kasabalarda onlarca yıl önce dikilen Armut, Çördük, Elma ağaçları yakıt odunu için kesilmiş, şehirlerde satılmış, bugün sağlıklı yetişen Elma, Armut, Çördük ürünlerinden nerede ise tamamen mahrum hale gelmişiz.

Köyden şehre gelip yaşayanlar, yaşadıkları 4 duvar arasındaki beton yığını içinde yaşamak için köylerini terk ettiler, terk edilen köylerde verimli toprakları işleyenler kalmadı, köyde hayat bitince şehirlere yansımaya başladı.

Bugün yaşanılan süreçler, bizlere emanet edilen değerlere sahip çıkılmamasından kaynaklıdır.

Bugün yaşanan süreçlerin nedenlerini ve niçinlerini başka yerlerde arayanlar, aslında bizlere emanet edilen değerlerin elden çıkmasından kaynaklandığını bilmek zorundayız.

Ata sözlerimizden bile kopmaya başladığımız dünyamızda, kendisine çeki düzen veren milletler ayakta kalacak, rahat hayat sürmeye devam  edecekler, kendi değerlerine sahip çıkmayan milletler, egen devletlerin boyunduruğu altında ezilmeye mahkum olacaklardır.

Bizlere emanet edilen Topraklarımıza ve Sularımıza  sahip çıkmayıp, geçici hevesler uğruna Toprak ve Sularımızı elden çıkmasına göz yummaya başladığımız süre devam eder ise, millet olarak gelecekte karanlıkta kalacağımızı, sıkıntılı süreçlerin büyüyerek devam edeceğini asla unutmamak gerekir.

Modern hayat milletimizi  üretimden koparmaması için artık mücadele yapmak ve başarmak zorundayız, aksi taktirde gelecek yıllar, karanlık yılların habercisi olacaktır!..

Günün Sözü; Ya Rabbim! Kaderimde muhtaç olmak varsa, bu muhtaçlık sadece Sana olsun. Beni senden başkasına muhtaç etme..