COVİT19  virüsü dünyada bütün dengeleri bozunca, Gıda ürünlerinde tedarik zinciri kopu verdi.

COVİT 19 virüsü tehlikesi dünyayı yakıp kavurdu, insanların sabrı taştı, yaşanan sıkıntıdan ders halen alınmadı!.

İnsanlar ölümle burun buruna geldiği bir zamanda, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetimiz, insanlarımızın karşılaştıkları bulaşıcı hastalık dolayısı ile ölümlerin yaşanmaması için olağan üstü tedbirler almasına rağmen zaman zaman ülkemizde sıkıntı yaşatan insanlar oldu.

Ne garip değil mi?.

Hükümetimiz insanlarımız  “ölmesin”  diye gerekli tedbirleri alırken, vatandaşların bir kısmı ısrarla yasakları delmek için hareket ettiler buna rağmen Hükümet ısrarla halkımızın sıkıntı  yaşamaması için olağan üstü çalışmalar yaparak 2 yıllık gibi uzun sürede tedaviler ücretsiz ilaçlar ücretsiz, tahliller ücretsiz bir şekilde halkımıza hizmet vermeye devam etti ve halen devam ediyor.

Pandemi dönemi ile birlikte belli bir insan grubu ne yazık ki he sabırsız, hem de doyumsuz olmaya başladı!.

Hükümetimiz insanlarımız ölmesin, sağlıklı yaşasın” ısrarına rağmen pek ok insan koşarcasına hastalığa yakalanma riski olan  işlerle meşgul oldu!.

2 yıllık Pandemi dönemi “çok şükür bitti artık daha sağlıklı günler gelecek” derken bu kez sınırlarımızda yeni bir savaş çığlıkları atılmaya başlandı, ülkemiz için iki önemli devlet Rusya ve Ukrayna savaşmaya başladı.

Ukrayna ve Rusya’nın savaşması ülkemizi için en büyük kayıp olarak ifade etmek isterim.

Rusya ülkemizin ekonomisi bakımından çok önemli.

Rusya’dan gelen Turistler, Turizm sektörüne önemli katkılar sağlarken, yine ülkemiz için önemli ihracat kalemi olan makarnalık Buğdayın belli bir kısmı Rusya’dan temin edildiği, bu nedenle Rusya ülkemiz ekonomisi bakımından çok önemlidir.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etme girişimlerini asla tasvip etmiyoruz, bu işgalin mutlaka son bulması gerekir.

Rusya’nın Ukrayna’yı  işgali ülkemiz ekonomisini olumsuz etkilemektedir, özellikle At Çiçeği ve Kabak çekirdeği üretiminde Ukrayna ülkemiz için önemli bir ülke, aynı zamanda çeşitli savunma sanayi motorlarının Ukrayna’da yapılması, savunma sanayimiz bakımından da önemlidir.

Ülkemiz insanlarının fazla sıkıntı yaşamaması için Cumhurbaşkanımız gece gündüz çalışıyor, uykusuz günler yaşarken, içimizdeki bazı Bizanslılar olarak tabir edeceğimiz insanların doyumsuzluğu, sıkıntıların yaşanmasına neden oluyor.

Sanki dünyada bir sıkıntı yaşanmıyormuş gibi, her şey güllük gülistanlık gibi istek ve taleplerde bulunmak ne kadar insanidir?

Yokluğu bilmeyen bir nesil yetişince, doyumsuz bir topluluk ortaya çıkıyor!.

Doyumsuz toplumlar, çalışmayan toplumlar haline gelince de, sıkıntılar yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

Aslında sabırlı bir millet idik!.

Bizler millet olarak şu sözlere inanır idik; “Sabreden Derviş Muradına Ermiş” dendiği zaman sabırla bekler, sıkıntıların geçmesini bekler idik.

Bugün gençlerimiz, insanlarımız “sabır nedir”  bilmez oldu, harcadıkça harcıyor, yedikçe yiyor, tükettikçe tüketiyor ve tam bir “tüketici toplum” haline gelme yolunda dev adımlarla ilerliyoruz!…

ASLINDA YAŞADIĞIMIZ ŞU GÜNLERDE MİLLET OLARAK ÜRETİM SEFERBERLİĞİNE ÇIKMAMIZ GEREKİR.

Yine Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün  üretim ile ilgili sözlerini hatırlatmak isterim.

ÜRETMEYE MECBURUZ;

ÇALIŞMADAN, YORULMADAN, VE  ÜRETMEDEN, RAHAT YAŞAMANIN YOLLARINI ARAMAYI, ALIŞKANLIK HALİNE GETİRMİŞ MİLLETLER;

EVVELA HAYSİYETLERİNİ,

SONRA HÜRRİYETLERİNİ,

DAHA SONRADA İSTİKBALLERİNİ KAYBETMEYE

MAHKUMDUR.

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Ve yine güzel bir not ile yazımıza nokta koyalım.

Eski Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Sayın Metin Feyzioğlu’nun aşağıdaki açıklaması bizler için kıymetlidir.

Öyle sanıyorum ki, yazımızın başlığı ile de uyumlu olması, sözlerin kıymetli ve bugünleri anlatmak bakımından da önemlidir.

“DEVLETİMLE GURUR DUYUYORUM”

“Geçen gün bir yazı yazdım. Dedim ki, ‘Devletimle gurur duyma hakkımı kullanıyorum.’

Ne dediğimi anlayan birileri hemen saldırmaya başladı. Nefretten gözleri köreldiği için ne dediğimi anlayamayacak hale gelmiş birileri de onların peşine takıldı.

Bir daha söylüyorum ve tekrar ediyorum. ‘Kurtuluş Savaşı’nda çöpe attığımız tuzakların yeni versiyonlarını birer birer parçalayıp atan Devletimle gurur duyuyorum.’

  1. Yüzyılda bize Sevr Anlaşmasını dayatmaya kalkışanlar, 21. Yüzyılda Suriye’nin kuzeyinde PKK devleti kurmaya kalkıştılar. Barış Pınarı ve Fırat Kalkanı ile önledik.

Şimdi soruyorum. Askeri harekatın süresini uzatma oylamasında ana muhalefet partisi yönetimi, nasıl olur da HDP ile birlikte hayır oyu verir! Bu yaptıkları, partilerine oy veren Atatürkçü ve milliyetçi milyonlarca insanı hiçe saymak değil midir?

Aklın yolundan gitmek lazım. Atatürk’ü anlamak lazım. Atatürkçü olmadıkları halde, rozetini takıp O’nun ilke ve ideallerini yok sayanları bilmek lazım.” 10.04.2022

Prof. Dr. Metin Feyzioğlu

Yukarıda sayın Metin Feyzioğlunun sözlerini iyi okumak ve anlamak gerekir.

Sağlıklı düşünmek ve yazılanı samimi bir şekilde okuyarak anlamak önemli.

Zaten samimi olmayan insanlara ne deseniz fayda etmeyecektir.

Bu ülkede ne zamanki kişisel menfaatler, ülke sevdasının gerisinde kalır ise bu ülkede huzur olacak, insanlar daha mutlu olacaktır.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleri ile nokta koyalım “Salgın döneminde bozulan üretim ve tedarik sistemi hâlâ düzeltilebilmiş değildir. Tam tersine, Karadeniz’in kuzeyindeki savaşla birlikte üretim ve tedarik kanalları yeni tehditlerle karşı karşıya kalmıştır”.

Recep Tayyip Erdoğan

Günün Sözü; Şükür ki, Ahiret var, Mizan var. Şükür ki, Allah’ın şaşmaz Adaleti var.