1. 10. 2021 Pazar günü Saadet partisi genel başkanı sayın Temel Karamollaoğlu Tokat ziyaretine geldi.

SP genel başkanı sayın Temel Karamollaoğlu’nun Tokat ziyaretine bizlerde davet edildik.

Bir hafta önce SP Tokat  İl başkanı ve çalışma arkadaşları gazetemizi ziyaret etmişler idi, burada yaptığımız sohbetten sonra İl Başkanı  sayın Mesut Doğan bizleri Tokat’a davet etmişti, Cumartesi günü İl yönetiminden bir sorumlu arkadaş bizleri tekrar davet etti ve Pazar günümüzü söz verdiğimiz üzerine Tokat’a gittik.

SP genel başkanının Tokat ziyareti ilgimi çekti, sayın Karamollaoğlu’nun vereceği kahvaltıdan sonra mutlaka basın mensupları ile karşılıklı soru cevapların olacağını düşündüğüm için davete özellikle iştirak ettim.

SP il başkanı ve arkadaşları biz basın mensuplarını samimi bir şekilde karşıladı, bizler kahvaltının verileceği salona geçtik ve bir süre sonra sayın Temel Karamollaoğlu geldi, kahvaltı tamlandıktan sonra Genel başkan; “arkadaşlar sizler soru sorarak sohbetimize başlayabiliriz” dedi ve ilk soruyu Fatih kardeşim sordu, daha sonra Dursun Ekrem er kardeşimiz sorusunu sordu ve sonra ben sorumu sordum.

SP genel başkanına 4 soru soracaktım, arkadaşların zamanına müdahale etmemek için soruyu ikiye indirdim.

Sorduğum soru şu şekilde idi; “ sayın genel başkanım hoş geliniz, sizi Sivas Belediye  Başkanlığı’ndan itibaren de izlemeye çalıştım, takip etmeye çalıştım, Sivas’ta güzel hizmetler yapıldığını biliyoruz,  düşünüyoruz tabi, ben de buraya gelirken, gelmeden önce,  acaba dedim; Cumhur ittifakının içerisinde olması gereken Saadet Partisi neden Millet İttifakında? tabii bu soruyu sorduğum zamanında, şu aklıma geldi, siz belediye başkanı olduğunuz dönemde Sivas olaylarında birinci derece sorumlu olarak suçlandığınız, kim tarafından suçlandınız? CHP ve sol  gruplar tarafından, bizde  o sizlerin belki kenarından köşesinden zaman zaman oy vermeye çalıştığınız rahmetli Erbakan hocamıza, onlardan birisi olarak, bunlar ayrı bir şey ama, siz suçlandığınızda biz sizi savunduk, sizin gıyabınızda savunduk, dedik ki; “eğer burada bir suçlu varsa orada devletin otoritesi validir dedik, belediye başkanının burada çok önemi yoktur” dedik, fakat şimdi geliyoruz, o tarihten bu tarihe, yani suçlandığınız, suçlanan kişi olarak, suçlayan kişilerle şu anda Millet İttifakında berabersiniz, tabi bize vatandaş olarak ters geldi. İl Başkanımızda geçen hafta işyerimize gelmişti ziyaretimize, orada da söyledik, yani şimdi bu kadar güzel hizmetleri yapan hükümet varken,  “biz de burada eleştirebiliriz” neden Cumhur İttifakı ile daha rahat değilsiniz? çünkü sonuçta yapılanlar var, ama Cumhuriyet Halk Partisi yani şimdi “o işin başında olduğu için söylüyoruz” yoksa herkesin tercihi ayrıdır, bu kadar suçlanan birisi olarak siz onlarla çok rahat görüşebiliyorsunuz, gelecekteki seçimlerde de öyle bir izlenim var” dediğimde, Karamaollaoğlu; “beraberdik beraber olduk ancak şu anda Millet İttifakı ile birlikteliğimiz yoktur, çeşitli konularda görüşmeler devam ediyor” dedi, ben sözlerime devamla; “ ayrıca ben şu anda bir vatandaş olarak Cumhurbaşkanlığı seçiminde ben oy veriyorum, vatandaş olarak niye ben kendi elimdeki oy verme imkanı size vereyim?, yani bundan önceki koalisyonlar da biliyorsun, rahmetli Erbakan hocam gittiler noterden, noter tasdikli Hükümeti kurumma dilekçesini rahmetli Demirel’e sundular, “hükümeti Tansu Çiller hanıma veriyoruz” dediği halde, rahmetli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel bir kişiye hükümet kurma yetkisi verdi, rahmetli Erbakan hocam ve Tansu hanıma vermedi, dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Türk milleti daha önceki sistemden çok sıkıntılar çektiği halde, niye siz güçlendirilmiş parlamenter diyorsunuz? Televizyonda da çok tartışılıyor ama bir genel başkanımız olarak sizden bunu öğrenmek  istiyoruz, nasıl bir güçlendirilmiş? yani daha önce yaşanan sıkıntılar belli iken, teşekkür ederim” dedi.

Karamollaoğlu; “teşekkür ederim ancak burada şunu ifa edeyim,  yani siz burada AK Partiyi savunarak soru soruyorsunuz, yani sadece soru sormuyorsunuz, ben şimdi burada önemli bir hususu açıklamak ister,  şuna dikkat çekmeye arzu ediyorum. İkincisi biz cumhurbaşkanlığı sistemi getirilirken dedik ki, biz cumhurbaşkanlığı sistemine karşı değiliz ama layüsel sorgulanamayan bir Cumhurbaşkanı sistemine karşıyız, ben sayın Cumhurbaşkanı ile 2-3 kere görüştüm o dönemde, hatta onun arkasından bana 2 elemanını gönderdi, bu sistemi hazırlayan onları da biz dinledik, müzakere ettik 4 er saat, böyle hemen geldi bir şeyler söyledi değil,  Cumhurbaşkanlarımız New York’a giderken bir kitap yayınladı içindekilerine bakın benim dediklerimi aynen tekrar ediyor, şeffaflık olmadan olmaz diyor, denetlene bilirlik olmadan olmaz diyor, ne oldu şimdi?  kendisi bizim söylediklerimizi tekrar ediyor, dünyaya kendisi denetlenemiyor ki,  kendisi değil onun meydana getirdiği hiçbir kurum denetlenemiyor, efendim denetleniyormuş ne oluyormuş, Sayıştay diye bir kurum var onlar denetleyecek “onlara denetletmem” diyor, “ben kendim kendimi denetleyecek insanları tayin ederim” bu ne demektir? “bana hata bulacak bende hata bulacak hiçbir adamı denetletmem kendimi” diyor, böyle mantık olmaz. Biz geçmişte Ecevitle’de 1973 seçimlerinden sonra 74’ de onlarla bir koalisyon kurduk o koalisyonda Ecevit’in bir ifadesi vardı çok önemliydi bize göre o gün ki Cumhuriyet Halk Partisi bugünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nden çok farklı bir partiydi, ama o gün İmam Hatip okulları kapatılmıştı, yeniden açıldı,  başörtüsü problemi tamamen serbest hale geldi,  hacca gitmek karayoluyla mümkün değildi karayolu açıldı, arkasından da şöyle bir ifade kullandı Ecevit ;“Biz bunlarla hiçbir zaman bir araya gelip konuşulamaz zannediyorduk tarihi bir yanılgı içindeymişiz” dedi.  Evet çok uzun sürmedi 1 yıl kadar sürdü ama ne olursa olsun ilk defa bir af kanunu çıkarıldı, 163 den ceza görenler affedildi, kimin tarafından? CHP ile bir araya gelerek yapıldı, şimdi bizim partileri bu kadar kategorize edip düşmanlaştırmamız doğru değil” dedi.

Ve devamla; “Evet Sivas hadiselerin de beni suçladılar sadece CHP’liler değil ki başkaları da suçladı, hakkımda benim bir dava açılmadı hiçbir dava açılmadı ama sonradan o tarihte benim meydanda yaptığım konuşma, ilk konuşma kalabalığı dağıtmak için meydana çıkmamıştım, bu dönemde o çıktı onun üzerine “vay canına biz yanılmışız” dediler, ithamlar düştü, çünkü ben orada beni itam ediyorlardı, “siz kışkırttınız siz bunları teşvik ettiniz” diye, halbuki orada yani neredeyse yalvar yakar böyle bir taşkınlığa sebebiyet vermeyin bu bizim aleyhimize olur demiştim ve bu tarihte bunlar olur bazen, siz itham edebilirsiniz ama, neticede de bundan da vazgeçilir, burada dikkatinizi ben çekmek isterim, yani Sayın Kılıçdaroğlu’nun CHP’si ile daha önceki CHP aynı değil, onlar bir tane de film çekmişler kendisi orada diyor “ Biz bu CHP değiliz “diyor bu önemli bir değişik, bizim bunu kale almamız lazım, onları “yok ya siz milleti aldatmak için bunu yapıyorsunuz” diye itersek Türkiye’de barış olmaz, her düşünce sahibi ile oturup konuşabilmeliyiz, herkese konuştuğumuz zaman doğruyu tercih ederiz, siz de nihayet bir tercihte bulunacaksınız, kendinize göre o tercihi yapmakta serbestsiniz, öyle de olması icap eder, ama bugün ki sistemde o zaman da ben sayın cumhurbaşkanına söyledim, denetlenemeyen bir Cumhurbaşkanlığı sistemini kabul edemeyiz eğer onu denetlenebilir bir hale getirmiş olsaydı biz destek verirdik açık söyledik onu bugün orada bir değişiklik yapılmadı” dedi.

SP genel başkanı ile ilgili basın toplantısındaki soru cevapları içeren videoyu kısa zamanda www.yesilniksar.com sitemizde yayınlayacağız.

Günün Sözü; HAKİKAT KARŞISINDA HAKKI SAVUNMAYAN DİLSİZ ŞEYTANDIR.