Uzun uzun düşündüm, “ÖLÜNCE İNSANLAR NEDEN KIYETLENİR?” sorusunun cevabını bulmak istedim.

Sahiden insanlar yaşarken neden kıymetleri bilinmez?, de, ölünce kıymete biner?, bu sorunun cevabını samimi olarak almak isterim.

Arkadaşlarla sohbet ederken, iş memleket meselesine gelinde zik zak yapmalar kıvırmalar devam ediyor!.

Memleket meseleleri için mücadele yapmak çok kolay değil, çünkü yapılmayan her iş, yapmayanların sırtında bir kambur olarak duruyor, yapılmayan hizmetlerin karşılığında toplum çok sayıda dedikodular üretiyor.

Bizler memleket meselesi noktasında bugüne kadar hiç taviz vermedik, hizmetlerin yapılması için he haber yapıyor, hem de ilgilileri her  bulduğumuz fırsatta dikkatlerini çekmeye çalışıyoruz.

Günümüzde mücadele yapmak ve halkın birlik ve beraberliği için çalışmak çok meşakketli bir işe talip olmaktır, bizlerde öyle yapıyoruz, hep memleket meseleleri için mücadele yapıyoruz.

Arkadaşlarla sohbet yaparken bizlere söylenen sözlerden bir tanesi şu; “sen rahat ol, senin kıymetini bu dünyada bilmeyenler sen öldükten sonra bileceklerdir” diyorlar, yani mecazi anlamda bizlerin kısa zamanda ölmesini mi bekliyorlar?, yoksa her zaman olduğu gibi, “insanların sağlığında kıymeti olmaz, ölünce doğacak boşlukta anlaşılır” düşüncesi mi yine hakim olacak?

İnsanların kıymeti var ise, sağlığında kıymeti bilinmeli öldükten sonrada bir hayır duası yapılırsa anlamlı olur, amma bizde öyle değil, sağlığında yaptığınız güzel işlerin kıymeti bilinmez, iş yaparken yerden yere vuranlar olur, öldükten sonra; iyi adamdı mücadele yapardı, memleket meseleleri ile ömrünü harcadı” şeklinde bir düşünce hakim.

Sahi insanlar ölünce neden kıymete biner?, eğer bir insan sağlığında millet için hizmet yapıyorsa ona sağlığında ilgi göstermek gerekmez mi?.

Valla sağlığımda kıymetimi bilmeyenler, öldükten sonra kıymetimin bilinmesinin çokta anlamı yok, zaten ölüp gittiğimizde hesabı Cenabı Allah soracak bizlerde hesap vermeye çalışacağız.

Topluda ne yazık ki böyle bir anlayış hakim, öyle değerli bilim insanlar insanlık için o kadar mükemmel işler yapıyor ki, maalesef yaşarken kıymetleri yok, öldükten sonra onun eserleri el üstünde geziyor.

Bir insan kıymetli ise, vatan ve millet için çalışıyor çabalıyorsa, o insanın sağlığında kıymeti bilinmeli, öldüğünde de yaptığı güzel işler gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde anlatılmalı ve duyurulmalıdır.

İnsanlar yaşarken kıymetleri bilinmeli, öldükten sonra insanlar iyilikleri ile anılması, arkasında bir iki dua okunması kafidir.

Türkiye Hür ve  Bağımsız olma noktasında emin adımlarla ilerliyor, Hür ve bağımsız bir Türkiye’yi inşa edecek en önemli kişiler Öğretmenlerimizdir.

Sağlıklı, çalışkan nesillerin yetişmesi öğretmenlerimizin elindedir.

Tam Bağımsız Güçlü Türkiye idealini; donanımlı, iyi ahlaklı, dünyayla yarışır, medeniyetimize yakışır nesiller yetiştiren Öğretmenlerimiz inşa edecek… Türkiye gelece Hür ve Bağımsız ülke olarak girecektir.

Bu düşüncelerimizi insanların sağlığında kıymeti bilinmelidir, bu nedenle de öğretmenlerimizin de kıymetini sağlıklarında bilmeliyiz.

Türkiye emin adımlarla ilerlerken bizleri yöneten devlet adamlarımızın kıymetini sağlığında bilmeliyiz.

Bugün hatırlayama çalışıyorum, rahmetli Necmettin Erbakan hocamıza sağlığında en ağır sözleri sarf edenler, bugün “iyi insandı, çalışkan insandı” diyerek bir şeyler söylemeye çalışıyorlar, rahmetli Erbakan hocamızın kıymeti sağlığında bilinmiş olsa idi, bugün ülkemizin de farklı bir sanayi yapılaşması ile iç içe olacaktık, dünyada daha güçlü ülke olacakken, ne yazık ki kısır çekişmeler ülkemizin gelişmesine mani olmuştur.

Ülkemizin etrafında meydana gelen olayları halen görmezden gelenler, bu ülkenin Hür ve Bağımsız olması noktasında önemli çalışmalar yapanları görmezden gelmek, bu ülkeye yapılan en büyük kötülüktür.

45 yıldır Türkiye de terör belası ortadan kalmadı ise, yapılan önemli çalışmaların kıymetinin bilinmemesinden kaynaklanmaktadır.

Ülkemizin Hür ve Bağımsız olma noktasında güzel çalışmalar içinde onlarca hizmet yapılmaktadır, bunların içinde sayın Selçuk Bayraktarın yaptığı son çalışmaya dikkat çekmek isterim.

Ülkemizde terörle mücadele kapsamında yeni teknolojileri ülkemize kazandıran sayın  Selçuk Bayraktara teşekkür etmek insanlık borcudur.

Bayraktar AKINCI Taarruz İnsansız Hava Aracı (TİHA) ilk uçuşunu başarıyla tamamladı. Bu gurur Aziz Milletimize armağan edilmiştir.

Ülkemizin savunma sanayisine önemli katkılar sağlayan sayın Bayraktar şunları ifade ediyor. Seni biz yüksek teknoloji içeren bir makina olduğundan değil; Sen Albayrağımızı gökte dalgalandıracak hür Ruhun, bağımsızlık için serden yardan günden geceden candan geçen aziz Milletimizin iradesinin semalarımızdaki sembolü olduğun için sevdik” mükemmel bir düşünce.

İlk uçuşun hayaliyle dinlediğim türkü. Sen gökte uçarken, biz de yerde senin türkünü dinleriz AKINCI

“Eğilmez başın gibi

Gökler bulutlu efem

Dağlar yoldaşın gibi

Sana ne mutlu efem

Oyna yansın cepkenin

Yansın güneşten tenin

Gün senin şenlik senin

Bayramın kutlu efem”

Yazımızın başlığında ifade ettiğimiz gibi, insanların ölünce iyi anılması tabi ki önemli ama, sağlığında kıymet bilinmeyip öldüğünde kıymet biliniyorsa, yapılan güzel çalışmaların anlamamaktır.

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bağımsızlığına 1974 yılında kavuştu, ama halen AB ve ABD tarafından ambargo uygulanıyor, bu ihanetlerin ortadan kalkması için Türkiye’nin güçlü olması ve Akdeniz’deki varlıkların kıymetini bilmek ve ülkemizin değerlerine sahip çıkan devlet adamlarımıza sahip çıkmak gerekir.

Sağlığımda benim kıymetimi bilmeyenler, öldükten sonra iş olsun diye; “sağlığında kıymetini bilemedik” demesinin bir anlamı yoktur.

Günün Sözü; “ölürsem kabrime gelme istemem”.