BAZEN YAŞADIĞIMIZ GÜNLERDE ŞAŞKINLIK YAŞIYORUZ.

Öyle ilginç insanlar var ki, anne ve babanın sağlığında onara kan kusturmuş, onlar ölükten sonra Badem Gözlü” olmuş gibi ağıtlar yakıyorlar.

Anne ve babanın sağlığında onların kıymetini bilme!, sonra öldükten sonra peşinden, yani sosyal medyayı kullanarak ağıtlar yak!.

Oh ne ala düşünce, ne kadar yufka yürekli insan!.

Sahi şu sosyal medya çıktıktan sonra ölülerimiz sanki canlanmış gibi peşlerinden ağıtların yakılması ne anlam taşır?.

Öldükten sonra dirileceğimize inanıyoruz, çok şükür, ona şüphe asla yoktur lakin, bugün ölenlerle, bu dünyada değil, ahrette tekrardan karşılaşma şansımızın olacağını din alimleri söylüyor.

Öldükten sonra dirileceğimize inanmak başka şey,  ölmeden anne ve babanın kıymetini bilmeyip onlara göz yaşı döktürdükten sonra ölünce “baden gözlü” insanı sever gibi “ah vah diyenleri görünce, şaşkınlık yaşamamak mümkün değil.

Dürüst insan, samimi insan, hayırlı evlat, insanlar ölmeden onun kıymetini bilmeleri gerekir, öldükten sonra  vah, vuh demenin bir anlamı yoktur, ancak şunu unutmamak gerekir, ölen insanlarımıza her gün, her an dualar yapmak boynumuzun borcudur, ölenlerimizi hayırla yad etmek, onlara dualar yapıp ruhlarını yad etmek gerekir.

Yine bir başka örnek daha vermek isterim.

Bugün günümüzde insanların kıymeti bilinmez, elimizdeki varlıkların kıymetleri bilinmez, ama tarihin derinliklerindeki bir küçük bulgu için dünyalarca emek verilir, hayaller kurulur “falan tarihte şunlar yaşamış, filan işler yapmışlar” falan diyerek, var olanlar ellerinin tersi ile kenara itilip, kakılıp atılan değerler, küçük bir parça elde edilen bir madde için sanki dünyayı kurtarmış gibi sözler sarf edilir, paralar harcanır, reklamlar yapılır!.

Sonuç; elde varken kıymetini bilmek gerekir, elden çıktıktan sonra ne kadar ağıtlar yakarsanız yakınız, bunun bir anlamı yoktur.

Sosyal medya sanırım insanların iki yüzlülüğünü daha net ortaya koyuyor.

Dün; anne ve babasını horlayıp, iteleyenler, bugün sosyal medya aracılığı ile Timsah Gözyaşları döküyor.

Neden?.

Türk milleti olarak yufka yürekliyiz, içimizde art niyetliler olsa da, merhamet duygularımız çok yüksek, dolayısı ile bir kişi ölüm olayını ortaya koyduğunda yufka yürekler dayanmayıp ona merhametli davranıyor, ona destek veriyor, aslında halının altını kaldırsa, halının altındaki anne ve babaya yaptığı sıkıntılar, merhametsizlikler ortaya çıkacaktır.

Yazdığım yazıda iki hususu var.

Bir tanesi manevi duygular.

Bir diğeri maddi çıkar ilişkileri.

Samimi olmak çok önemli.

Bugün benim kıymetimi bilmeyenler, acımasızca saldıranlar, her fırsatta ayağıma Pranga Zinciri vurmak isteyenler, yarın ben öldükten sonra; “vah vuh” diyerek sözler sarf etmelerinin bir anlamı yok, tabi ki şunu da ifade etmek gerekir, şayet arkamdan bir hayır duası yaparlar ise de, en güzel armağan, en mükemmel iyilik bu olacaktır!.

Dürüst insan bugün benim kıymetimi bilen insandır.

Namuslu, şerefli haysiyetli, gerçekten Allah korkusu ile yaşayan insan, bugün benim kıymetimi bilen insandır.

Bugün elimizdeki varlıkların kıymetini bilmeyip, çarçur edip, bugünkü maddi ve manevi imanları tarihin geçmişinde var olduğu söylenen veya var olan konulara harcamanın bir manası yoktur.

Benim için, bugün yaşayan insanların huzuru ve mutluluğu önemlidir.

Bugün, en verimli Toprakların kıymetini bilmeyip, onun beton yığını haline getirmeye devam ediliyorsa, tarihin derinliklerinde Niksar Kalesinde kimin ne yaşadığı hiç önemli değildir.

Bugün var olan; Toprak, Su, Doğal yapının kıymetini bilmeyip, hoyratça kullanılıp, bir tarafa itiliyorsa, kişisel menfaatler uğruna eldeki değerler yok olmaya devam ediyorsa, tarihin derinliklerinde kaybolan bir maddenin bugün “kıymetli” diyerek sahiplenmek isteniyorsa, benim için, dün var olduğu iddia edilen hiçbir maddenin değeri yoktur!.

Samimi ve dürüst insanlar, bugünkü yaşayan insanların ve bugünkü varlıkların değerini bilir, ona gerekli desteği ve özeni gösterdikten sonra, tarihin derinliklerinde insanlığa hizmet etmiş olan değerleri araştırmak isterse, işte  en kıymetli insan ve çalışma bu derim!.

Dün bir deprem ile sarsıldık.

4.4 lük sarsıntı Niksar merkez ve köylerinde hatta bölgede ciddi endişe yarattı.

Peki sonuç?

Şimdi; Niksar ve bölgesinde yaşanan 1939 ve 1942 yıllarındaki depremler araştırılsa ne olacak ki?

Bugün var olan değerlerin kıymeti biliniyor mu?

Bugün, 1939-42 depremlerinde meydana gelen hasarların, ölümlerin neden olduğu anlaşılıp, ona göre yaşanıyor mu?, yapılaşmalar ona göre yapılıyor mu?, insan ölümlerinin olmaması için bir çalışma var mı?

Dürüst insan, namuslu insan, şerefli ve haysiyetli insan, bugün eldeki maddi ve manevi değerlerin kıymetini bilen insandır!

Bugün var olan anne ve babanın, arkadaş, kardeş, eş dostların kıymetini bilmeyip, ölen insanlar üzerinden Timsah Gözyaşları dökenler, sahtekardır, yalancıdır, kendi değerlerine ihanet edenlerdir.

Samimi dürüst insan, varken varlığın kıymetini bilendir.

Anne ve baba sağ iken, onun kıymetini bilen, onları muhanete muhtaç etmeyen insanlar dürüsttür, samimidir, namusludur.

Bugün eldeki varlıkların kıymetini bilmeyen, eldekileri korumayan, varlıkların kıymetini görmezden gelip, tarihin derinliklerinde şu veta bu nedenle kaybolan, hatta varlığı, varsayımlarla; “şu varmış, şunun olduğu söyleniyor” sözlerine kapılıp, kendine iş çıkartanlar, çıkartıp rant peşinde koşanlar asla dürüst değillerdir.

Bu yazıyı neden yazdım? Tam olarak bilemiyorum!

Bazen duygusallık, insanların Timsah gözyaşlarını döktüğünü görünce içimizdeki duygular depreşiyor, hatta isyan edercesine yazmanın ötesinde haykırmak istiyorum!.

Bugün benim, yani yaşayan insanların kıymetini bilmeyen, öldükten sonra; “vay anasına be, adam iyi adam idi, insanları samimi olarak severdi, vatan sevdalısı idi, memlekete hizmet ederdi, edilmesini savunurdu vs vs” sözlerinin bir manası olmayacaktır.

Rahmetli babam şunu söylerdi; akıllı evlat neyler malı, akılsız evlat neyler malı” derdi. Allah rahmet eylesin mekanı Cennet olsun, dürüstçe yaşadı, bayrağı bize teslim etti.

Bu dünya;  “Sultan Süleyman’a kalmadı”ki, bizlere, sizlere kalsın.

Var olanın kıymetini bilelim.

Dürüstlükten kimse bir şey kaybetmez, kaybetmiş gibi olur.

Ha; kahpeliğe dağlar bile dayanamadığı dünyamızda, bizlerin her kahpeliğe dayanma şansı zaten olamaz!.

Günün Sözü; Ölmek için yaşıyoruz, kendini bi halt sanmana gerek yok!.