Okul ziyaretlerine devam ediyoruz.

Okul ziyaretlerinde doğru ve yanlışları tespit ederek buraya not düşmeye devam ediyoruz, inşallah yazdığımız notlar yetkililerce dikkate alınır ve gerekli katkılar sağlanmış olur.

Niksar’da öğrenci sayısının her geçen gün düştüğünü görüyoruz, bunun nedeni Niksar’da göçün hızla devam ettiğidir.

Niksar’da okulların hemen hemen hepsi özel kolej gibi, öğrenci sayısı az, her imkan fazlası ile var, bu kadar varlık içinde öğrencilerin okuması için bir neden yoktur, okumayan başarılı olmayan öğrenci “çok ayıp eder” demekten başka çaremiz yok, ama sayısı az da olsa maalesef okuma yazma bilmeyen öğrencinin olduğunu söylemek gerekir!..

Okuma yazma bilmeyen öğrencinin varlığı ülke gündeminde olmasa da, Milli Eğitim Bakanı sayın Ziya Selçuk’un gündeminde olduğunu görüyoruz, sayın bakan geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada “artık öğrenciler derslerde başarılı olamazlar  ise sınıfta kalacaklar” açıklamasından bizler bunu anlıyoruz.

Eskiden eğitim; 5+3+3= 11 yıl idi, gayet de güzel eğitim gerçekleşiyordu, 2002 öncesi 8 yıllık “kesintisiz” eğitim dediler uygulamaya başladı koskoca nesillerin hayatı ile oynandı bir ülkenin ekonomik çöküntüsüne zemin hazırlandı!.

Evet; 8 yıllık kesintisiz eğitim, nesillerin hayatı ile oynandı, ülkenin ekonomik ve sosyal geleceğine dinamit atıldı, bugün halen Liselerde hatta Üniversitede OKUMA yazma bilmeyen öğrenci var ise geçmiş yıllarda eğitimle oynamanın bedelinin nerelere geldiğinin göstergesidir.

Milli Eğitim Bakanlığı, isim anlamlı ve güzel, ancak “Milli” olmayan her uygulama bu eğitim camiasında bulunmaktadır!…

Niksar gibi şehirlerde okul kapasitesi ve yurt kapasitesi yüksek olan şehirlere Milli Eğitim Bakanlığı özel önem vermesi gerektiğine inanıyorum, mesela  Meslek Liselerine burslu ve yatılı öğrencilerin sayısını artırarak yoğunluğu fazla, sınıf mevcutları yüksek olan il ve ilçelerdeki öğrencileri Niksar gibi şehirlere kaydırarak her şehirde sağlıklı sayısı normal sınıflarda eğitim görmeleri sağlanmalıdır.

Bir şehirde sınıf mevcutları 50-60 iken Niksar gibi şehirlerde sınıf mevcutları 15- 25 arası değişiyor, bazı bölümlere öğrenci olmadığı içinde kapanıyor, eğitimin kaliteli olması bakından ve açılmış bölümlerin kapanmaması için böyle bir uygulama yapılırsa iyi olacağını düşünüyoruz.

Bizler bu tespitleri yapınca birileri; “bu da nereden çıktı” diyenler olabilir, bizler bir işi yaparken iş olsun diye yapmıyoruz, doğru ve yanlışları görüyor, konuşuyor ve tespitlerimizi not ediyoruz, bizler okul ziyaretlerini veya başka ziyaretleri milletimize ve devletimize faydalı olsun diye yaptığımızı ifade etmek isteriz.

8 yıllık kesintisiz eğitimin ülkeye zararlarını, nesillerin geleceği ile oynandığının mutlaka araştırılması gerekirdi, halen siste düzelmediğini düşünüyorum.

12 yıllık eğitim de İlk okullar mutlaka 5 yıl olmalı, Orta Okullar 4  yıl, Liseler 3 yıl olmalı ve bu yılların ne anlama geldiğini bilim insanları ortaya koymalıdır.

İlk Okulun 5 yıl olması çocuğun gelişimi bakımından çok önemli olduğunu düşünüyoruz, çocukların en kritik yılında Orta Okula başlaması bence tartışılmalıdır, Orta Okulun 4 yıl Liselerin 3 yıl olması eğitim camiasında tartışılmalı, çocukların ve gençlerin gelişimi ve hayata atılma bakışları masaya yatırılmalıdır, bu ülkede nesillerin zayi olmaması için.

Mademki eğitim ve öğretimden bahsediyoruz, tarihe bir not daha düşmekte fayda vardır.

Bizlerin yukarıda yazdıklarını başka bir yerde tartışıldığını gördünüz mü?, duydunuz mu?, bilmiyorum ama bu tür konuların tartışılması veya konuşulması gereken yerler veya toplantılar “eğitim ordusunun” sendikalarında olması gerekir, ancak sendikaların her yaptıkları 24 Kasım Öğretmenler günlerine imkanlar içinde katılıyor ve onların etkinliklerini izliyorum, yapılan konuşmalar “para para para” diye başlıyor, “makam makam makam” diye bitiyor.

Sevgili dostlar, bizler “eğitim ordusunun” bir neferi değiliz ama, eğitimde var olan sıkıntıları sıkça dile getiren insanlar arasındayız, sendikaların toplantısında veya programında eğitimin daha kaliteli ve nitelikli olması için konuşmalar güzel düşünceler ortaya konmalıdır.

Yukarıda ne demiştik?, “Milli Eğitim Bakanlığı” Milli olmayan değerlerle istila edilmiş!. Milli olmayan her eğitimle nesillerin geleceği ile oynanıyor.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı, Eğitim Ordusunda “para ve makam değil”, nesillerin iyi bir eğitim alması konuşulmalıdır, inatla ve ısrarla!…

Milli Eğitim Bakanlığı, Eğitim Ordusu, ÖĞRETMEN çok önemli ve anlamlı!.

Okul ziyaretlerini sürdürürken öğrencilerle karşılaştığımda fırsat buldukça kısa sohbetler yapmaya çalışıyorum, bir kütüphanede görevli öğrencilerle kısa sohbetimde; GÖRMEK VE BAKMAK konusunu okudunuz mu?, arasındaki fark nedir?” demiştim, kısa bir sohbette kısa tartışma imkanımız oldu, yine Kütüphane ziyaretimizde öğrencilere, “buradasınız, burada kaldığınız süre içinde kitap okuyormusunuz?” demiştim!…

Ne ilginç değimli?, Kütüphanede görevli çocuklara; “Kitap okuyormusunuz?” oldu, aldığım cevap; “valiliğin talimatları üzerine her gün ikinci ders saatinde Kitap okuyoruz” oldu. Sırası gelmişken sayın Valimiz Dr. Ozan Balcıya teşekkür ediyorum.

Kütüphanede olan çocuklar veya gençler Tokat valimizin talimatları gereği her gün 2. Ders saatinde mutlaka okul kitapları dışında kitap okuyorlar, ama  Kütüphanede olan çocuklar görev süreleri içinde kitapla değil, Cep Telefonu ile ilgileniyorlar.

Yazımızın sonuna geldik ziyaret etiğimiz okullardan bahsedemedik. Niksar gazi Osman paşa Mesleki  ve Teknik Anadolu Lisesi. Dr. İsmet Sakarya İlk Okulu, Şehitler Ana Okulu Aydınlık Evler mahallesi bölgesinde, Aysel Nadide Başar YİBO, Niksar İmam Hatip Orta Okulu, Kırkkızlar Mesleki Anadolu Lisesi, Makbule Ölçen Rehabilatasyon Merkezi, Şehit Erem Diker Anadolu İmam Hatip Lisesi ve aynı binada ikinci bir İmam hatip Orta Okulu ve öğrenci yurdu.

Ömrümüz olur ise bu ziyaretlerimizi yazmaya devam edeceğiz, önemli eğitim kurumlarımız var ve sahip çıkmalıyız.

Güzel  düşüncelerle yazımıza nokta koyalım. Asıl davamız; İstiklal davasıdır… Bunun için milli seferberlik ruhumuz diridir, canlıdır..Yılmayacağız, boyun eğmeyeceğiz… İlelebet istiklal meşalemizi söndürmeyeceğiz. Bu bizim yeminimizdir…

Günün Sözü: 53 yıllık yayın hayatımız devam ediyor. Tüm zorluklara ve meşakkatli hayata rağmen.