Geçen hafta Niksar’da ani gelişmelerden bir tanesi yaşandı.

Geçtiğimiz günlerde 4.4 lük deprem şehirde normal karşılanmış olsa da, belli yerlerde tedirginlik yaşanmıştı, tabi ki 4.4 lük depremden sonra devamında 3 ve 2 şiddetinde depremlerde yaşandı.

Niksar’da yaşayan herkes, Niksar’ın belli bölgelerinin yüksek riskli olduğunu belli bölgelerinin de sağlıklı zeminlerde olduğunu bilir, bilmeyenler bunu bilmelidir.

Niksar Kuzey Anadolu Fay hatlarının en hareketli, yani riskli bölgelerinden birisidir.

Özellikle Kelkit Irmağı, yani Niksar Ovasını oluşturan bölge en riskli, en sıkıntılı ve en tehlikeli bölgedir, buna rağmen Niksar’daki konutlaşma ne yazık ki Niksar Ovasına doğru yol almaya devam ediyor!.

Halk arasında şu önemli sözü hatırlatmak gerekir; HAMAMA GİREN TERLER” diye.

Öyleye Hamam her zaman sıcaktır, insanlar Kamamda terlemek, kirlerini dökmek için giderler, zorunlu hamama gitmede vardır tabi ki.

Bu küçük hatırlatmayı yaptıktan sonra, Niksar’da yaşanan ve yaşanacak olan her Deprem sarsıntısı sonrasında Niksar Ovasına doğru yol alan konut yapımcıları, konut sahipleri yaşanacak her sıkıntıyı bilmeli, sorumluklarını asla unutmamalıdır.

Defalarca dile getirdik bir kez daha dile getirmekte fayda vardır.

NİKSAR KENTSEL DÖNÜŞÜME EN KISA ZAMANDA BAŞLAMALIDIR. HER DEPREM RİSKİNDE İNSANLARIN ALLAH KURUSUN ÖÜMLERLE YÜZ YÜZE GELECEĞİ GERÇEĞİNİ İFADEETMEK İSTERİM.

Bizler gerçekleri söylüyoruz, bu gerçekler bazı insanların işine gelmese de, işin sonunda yaşanacak her sıkıntılı süreçten bizlerin düşüncelerini kulak arkası edenler sorumludur, bu sorumluluk yalnızca bir kişinin sorumluluğu asla değildir.

İnsanlar Hamama giriyorsa!, terleyeceğini bilerek Hamama gider.

Hiç kimse; efendim ben hamama gitmek istiyorum ama terlemekte isteme” diyemez!.

Niksar’da inatla ve ısrarla Niksar Ovasına doğru gidiliyorsa, yaşanacak depremlerdeki felaketlerle karşılaşacaktır bu kaçınılmazdır.

Her Deprem insanların ölümüne neden olur mu?.

Tabi ki hayır.

Bilim insanları Deprem risklerine karşı insanları sağlıklı bir şekilde uyarıyor, riskli bölgelere “konut yapmayın, yaparsanız da bahçeli tek katlı” yapılmalıdır” gibi önerilerde bulunuyor.

Deprem konusunda çok yazdık, yine kısa bir hatırlatma yaptıktan sonra esas konumuza gelelim.

Niksar’da 4.4 lük depremle birlikte mevcut “Hükümet Konağının acilen boşaltılması gerekir” diyerek Kaymakam bey bizlerin bulunduğu bir toplantıda Muhtarlara ve kurum amirlerini uyarıcı sözler söyledi, Kaymakam beyin bu sözleri üzerine bizde; Kaymakam bey hayrola Niksar’da bizlerin bilmediği bir sıkıntımı yaşandı nedir bu alel acele Hükümet Konağının boşaltılması meselesi nedir, bizler konuyu tam öğrenelim ki haberi ona göre yapalım? “dediğimde, Kaymakam bey;” Cemalettin bey yukarıdan gelen emir Hükümet konağının en kısa zamanda boşaltılması isteniyor benim yapacak bir şeyim yok” dedi.

Evet; Niksar’da önemli bir konu ortaya çıkıyor ve bizler Kaymakam beyin uyarısı ile durumu öğreniyoruz, konu hakkında düşüncelerimizi uzun boylu  dile getirdim; “Kaymakam bey yeni Hükümet konağı 5-6 ay sonra yapılıp göçme çalışmaları söylenirken bugün bütün devler kurumları boşaltılarak başka binalara taşınması Niksar halkına kötülük yapmaktır, kaymakamlık binası Belediye başkanlığı makamına, diğer kurumlarda başka binalara taşınacağını söylüyorsunuz, tamamda Niksar’daki STK lar “mevcut Hükümet Konağı yıkılsın yerine yapılsın başka yer istemiyoruz”  dediklerinde neden bugün yapılmak istenen taşınma işi o zaman yapılmadı da Niksar’ın hayati önem taşıyan kurumları ve ticari merkezleri sağa sola gitmesi sağlanıyor?, kusura bakmayın biz bu konunun üzerine gideceğiz, bu taşınma işine razı değiliz” dediğimde, Kaymakam bey; “Cemalettin bey benim bu taşına benim tasarrufumda değil, karar Ankara’dan geldi, mecburen taşınmak zorundayız” dedi ve bu sözler üzerine toplantı sona erdi, ne yazık ki beni dışımda, hiçbir kişi konuya duyarlılık göstermedi!.

Toplantıdan çıkar çıkmaz hemen konuyu Sosyal medyada yazarak halkın bilgilenmesini sağladım, peşinden www.yesilniksar.com adlı gazetemizin internet sitesinden acilen haber yaptık, yetmedi, konuyu hemen ilgililere ileterek taşınma işinin yanlış ve hatalı olduğunu dile getiren çalışmalara başladım, ilk telefon görüşmesini  AK Parti ilçe başkanı sevgili kardeşim Semih Tepebaşı ile  yaptım.

Biz kişi olarak, halk tabiri ile “çamura yatmayı sevmem”, bir iş yapılacaksa, bir problem ortada var ise onun en kısa zamanda çözülmesini isterim, Semih kardeşimde bizler gibi düşündüğünü anladım hatta bir önemli hususu bana iletti; “abi taşınma işi yapılırsa bir Tapu kurumunun  Niksar’dan Tokat merkeze taşınacağını Niksar’da bu kurumdan daha hizmet alınamayacağı dile getirildi bu sözler beni de tedirgin etti” diyerek yaptığı çalışmalar hakkında beni bilgilendirdi, Semih kardeşimden sonra çeşitli konuşmalar yaptım ve son durak AK Parti Milletvekilimiz sayın Yusuf Beyazıt’ı arayarak konuyu detaylıca dile getirdim.

En riskli ve sıkıntılı süreçlerde her kapının çalınması ve aşındırılması doğaldır, Yusuf beyle detaylı konuşma yaptım  kendisi; “Cemalettin bey konuyu biliyorum duydum, bugünlerde bu bölgedeyim ziyaretler yapıyorum, bir iki gün sonra Ankara’da olacağım konuyu İçişleri Bakanına ileteceğim başka bir şey söylemeye gerek var mı? “dediğinde, kendisine teşekkür ettim, bir iki memleket meselesini daha ilettim ve telefonu kapatarak süreci takip etmeye başladım, tabi ki işi sıkı takip etmek zorunda olduğumu biliyordum.

Sonuçta Yusuf bey beni Cuma günü  bilgilendirdi; “Niksar boşaltılmayacak bakanla konuştum” dedi, bu güzel haberden dolayı kendisine teşekkür ettim.

Ben neyim?, bir Niksar sevdalısı, sıradan bir insan, Anadolu’nun bir köşesinde memleket ve millet aşkı ile çalışan ve hayat mücadelesi ile yaşamaya devam eden insanım.

Daha önce STK larda görevim var idi, artık STK larda görevli değilim, buna rağmen Niksar’da yaşanan her olumsuzluktan etkilenen, her olumsuzluk karşısında en sert tepkiyi gösteren kişiyim, ama sıradan insanım!.

STK lar neden vardır? bu sorunun cevabını almak isterim.

Bana sorup cevap almak isteyenlere cevabım çoktur lakin şu sözü söyleyeyim.  Niksar’daki STK ların çoğunluğu, Milletvekilleri, Vali, Kaymakam, Belediye Başkanları ve kurum yetkilileri ile çay içmek, kendi kişisel meselelerini çözmek için varlardır!, bir elin parmaklarını geçmeyecek bazı STK başkanları ve yetkilileri vardır, onlarda var olan sıkıntıları söylerler, fazla mücadeleye girmezler, “olursa olur ne yapalım” derler ve herkes halinden memnundur!.

Bizler mücadele yaparken bir şeyler kazanmayız, bu mücadelemizde de kazanan  biz değil, NİKSAR HALKI ve DEVLETİMİZ oldu.

Niksar halkının 5-6 aylık süreçte sağa sola giderek sıkıntı yaşaması engellendi, çünkü her kurum farklı mahalle ve bölgelere gidecekti, Devletimizin yüz binlerce lirası havaya uçmaktan kurtuldu, bir kurumun Niksar’dan ayrılması engellenmiş oldu.

Günün Sözü; NİKSAR’DAKİ STK LAR UYUMAYA DEVAM EDİN!. KLAVYE BAŞINDA STKA YÖNETİCİLİĞİ YAPILMAMALIDIR!…