17 yılda önemli mesafeler kat ettik.

17 yıllık AK Parti döneminde nereden nereye geldik?, bu sorunun cevabını samimi bir kalp ile, samimi bir şekilde cevap vermek gerekir.

AK Partinin 17 yıllık iktidarında mutlaka pek çok hata yaşanmıştır, yapılan hataların sonunda AK Parti seçmeni bile verdiği oylar ile tepki verirken, kime neden için oy verdiğini de iyi biliyor.

20 yıl önce IMF komiseri Carlo Cottarelli’yi kırmızı halılarla karşılayan Bakanların olduğu Türkiye’den, 20 yıl sonra Amerika Başkan Yardımcısının görüşebilmek için kapısında beklediği Türkiye’ye.. Millete bu gururu yaşatan Erdoğan’a herkesin bir teşekkür borcu yok mu?.

İMF kapısında bekletilen Türkiye vardı, Rusya ve ABD başkanları ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları ve Başbakanları randevu alamadığı 20 yıl önceki Türkiye’den, artık Almanya, İngiltere ve Fransa olmak üzere pek çok devlet adamı Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanımızla ile görüşmek için randevu talep ediyor.

Devletlerin temsil kabiliyeti çok önemlidir, gerçekten samimi bir şekilde gelinen noktaya bakıldığında Türkiye Cumhuriyeti Devletinin artık dünyada saygınlığı olan, yaptığı yatırımlarla dünya milletleri arasında kendisinden söz ettiren önemli bir ülke olduk.

Dünü asla inkar etmiyoruz. Bugün Aselsan ve Mili Savunma sistemlerinin geldiği noktaya bakınca geçmişte temelleri atılan yatırımların hızla yükselişe geçtiğini görürüz.

Dünü unutmamak, yaşanan sıkıntılardan ders çıkartmak gerekir.

Kıbrıs Barış harekatı ile Kıbrıslı Türkleri katleden Makaryosun yaptıkları hainlikleri de asla unutmayacağız, Kıbrıs Barış harekatını yaparak Kıbrıslı Türklerin katledilmesini önleyen Türk Silahlı Kuvvetlerimizin başarısını asla unutmayacağız ama, Barış harekatı ile yaşama hakkını elde eden ve bugün Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı olan Mustafa Akın denen kişinin Kıbrıs Barış harekatına ve Barış pınarı harekatına karşı söylediği ihanet sözlerini de asla unutmayacağız.

Türk Silahlı Kuvvetleri ülkelere istila için değil, barış ve huzur için adım atar, bunu Kıbrıs’ta gösterdi, diğer ülkeler Birleşmiş Milletlerin daveti ile gittiği ülkelerde gösterdi ve bugün Suriye de gösteriyor.

Dünü unutmadan, yaşanan sıkıntılardan ders alarak yolumuza devam etmek zorundayız.

Dün; Devrim Otomobilini yapan Türk Mühendislerinin emeklerini unutmayacağız, Devrim Otomobilini yapan Mühendislere ve emek veren insanlara saygı göstermeyip 1940 yıllarda başlayan önemli bir sanayi ürününün kıymetini bilmeyerek çöplüğe atıp ülkemizin sanayileşme konusunda geri adım attıranların, devamındaki insanlar bugün Savuna ve saldırı silahlarının yapıldığı günleri iyi kıyaslamak gerekir.

Dün Eskişehir merkezli illerde Havaların hakimi, savunma ve saldırı amaçlı kullanılan Uçakları yapanlara saygı göstermeyip, yapılan Uçakları toprağa gömdürerek bu ülkeyi yönetmeye çalışanlarla,  yabancı ülkelerden aldığımız silahların mermilerini yapmaya başlayan Türkiye Cumhuriyeti Devletinden, Helikopterini yapan ve ülkemizin Savunma Sanayi teknolojilerinin %70 ini üreten Türkiye ye sahibiz tabi ki güçlü kararlı devlet başkanımız sayın Recep Tayip Erdoğan tarafından yönetiliyoruz.

Kıbrıs Cumhurbaşkanı rahmetli Rauf Denktaş; “tek Millet, iki Devlet, Ana ve Evlat misali” dediği Türkiye’yi  Ana, Kıbrıs Türk Cumhuriyetini de Evlat olarak nitelendiren bir Cumhurbaşkanı vardı, bugün Kıbrıs Barış harekatını ve Suriye’deki katliamı durduran Türk Silahlı Kuvvetlerini utanmadan “işgalci” gibi görmeye çalışan  her iki ülkeye ihanet eden Mustafa Akın isimli siyasetçi var!.

Kıbrıs’ta devleti yönetmek için koltukta oturan Mustafa Akıncının derhal istifa etmesi için Kıbrıs halkı tepki göstermelidir.

1974 Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleşmemiş olsa idi, bugün Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin başında bulunan Mustafa Akıncı orada olamazdı, kendisinin ve ailesinin katledilmesini önleyen Türk Silahlı Kuvvetlerine minnet borcu olan bir siyasetçinin çirkin sözlerini kendisine iade ediyoruz.

Dünü asla unutmayın, bugün sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bilelim, kısır siyasi çekişmelerden dolayı ülkemizin kazanımlarını ayaklar altına almaya hiç kimsenin hakkı olamaz.

1961 yılında üretilmeye başlanan 4 Otomobil 29 Ekim 1961 tarihinde Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in huzuruna çıkartılmak üzere 200 günde yapıldı, Otomobil 29 Ekim tarihinde yetişmesi için Eskişehir’den Trene yüklenen otomobilin pasta cilası Trende yapılmış, Demiryolu kanunları gereği deposuna az akaryakıt konulan Devrim, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında Gürsel’in test amacıyla kullandığı sırada benzini bitip durdu!, zamanın Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’e araçta güvenlik amacı ile yeterli benzin konmadığı söylenmesine rağmen içimizdeki hain basın mensupları benzini biten Otomolinin aleyhinde yayınlar yaparak Türk devletin için önemli olan sanayileşmesinin önünü kesmiş oldular.

1961 yılında Cumhurbaşkanlığı yapan rahmetli Cemal Gürsel  ile bugün Cumhurbaşkanlığı yapan sayın Recep Tayyip Erdoğan arasındaki farkı iyi görmek gerekir.

Dün; Cumhurbaşkanına, Trendeki güvenlik nedeniyle benzin deposuna noksan benzin kondu” dendiği halde “kaldırın atın bunu” diyerek tepki veren Cumhurbaşkanı vardı,  bugün ülkemizin her köşesinde  var olan teknolojinin hayat bulması için çalışan, destek verdiren, yapılan çalışmaları bizzat takip eden güçlü devlet başkanlarının baskılarına rağmen teknik ve teknolojiyi ülkemize kazandıran bir Cumhurbaşkanımız var.

Dün her türlü terör eylemi karşısında sıkıntılar yaşayan ülkemiz, bugün sınırlar dışında terörle mücadele kapsamında daha güçlü hareket etme kabiliyetine sahibiz.

Yol, Köprü, Barajlar, binlerce teknolojik imkanları yazmaya gerek yok zaten bunlar günlük hayatımızda karşılaştığımız ve kullandığımız hizmetler.

Ülkemizin bugün elinde bulundurduğu imkanları  asla küçük görmemek gerekir.

Unutmayalım, dün bunlar yoktu.

Bugün ülkemizin en büyük kazançlarından bir tanesi, terörle mücadeleyi tam olarak yapması ve ülkemizde sağlanan huzurun sayesinde ülke genelinde yatırımcıların ülkemize olan ilgisidir.

Suriye de meydana gelen kaos ortamını ABD ve koalisyon ortakları meydana getirdi, pisliği temizleme işi ne yazık ki ülkemize kaldı, Suriye meselesinde ülkemiz doğru karar vermiştir, yapılan işlerde doğrudur.

Vicdanlar kararmadan ülkemizin huzurlu olması için çalışmak her vatan severin görevidir.

Atmaca füzemizin yeni test atışını başarıyla gerçekleştirdik. ATMACA seyir füzeleri Roketsan, atış kontrol sistemleri ve diğer ekipmanlar ise Aselsan tarafından yerli olarak üretiliyor. ATMACA’lar MİLGEM’lere entegre edilerek denizlerdeki caydırıcılığımızı daha da artıracak.

Mavi Vatan’da daha güçlü Türk donanması için çalışıyoruz. Süratli Devriye Botu Projesi kapsamında altıncı botu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim ettik.

-Yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirilen görevlerde güvenlik güçlerimize gece gündüz her türlü hava koşulunda destek veren T129 Atak helikopterlerimizin 52’ncisini Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim ettik.

TÜBİTAK BİLGEM’in tasarlayıp geliştirdiği milli lazer silahı ARMOL kabul testlerini başarıyla geçerek Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girmeye hak kazandı.

SSB yönetiminde ASELSAN ve ROKETSAN tarafından milli ve yerli olarak geliştirilen HİSAR-A Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi, yapılan nihâi sistem testlerinde hedefi %100 başarıyla imha etti. Seri üretime geçiliyor. Hayırlı olsun” diyerek bir kısım çalışmaları ortaya koymuştur.

Dün her türlü terör eylemi karşısında sıkıntılar yaşayan ülkemiz, bugün sınırlar dışında terörle mücadele kapsamında daha güçlü hareket etme kabiliyetine sahibiz.

Yol, Köprü, Barajlar, binlerce teknolojik imkanları yazmaya gerek yok zaten bunlar günlük hayatımızda karşılaştığımız ve kullandığımız hizmetler.

Ülkemizin bugün elinde bulundurduğu imkanları  asla küçük görmemek gerekir.

Unutmayalım, dün bunlar yoktu.

Günün Sözü: Şarap haram, pekmez helal İkisi de üzüm suyu. Kibir haram, vakar helal İkisi de insan huyu.