Niksar’da, Tokat’ta güzel işler olacakta, birileri yatırımcının ve müteşebbisin paçasını bıraksa!.

Tokat’a atanalı 1 yıl olan Valimiz sayın Ozan Balcı Tokat ve ilçelerinin kalkınması için çok önemli ve ciddi çalışmalar yapıyor,  Niksar yıllardır hasret kaldığı Ceviz üretim bölgesi olma yolunda hızla ilerliyor.

Niksar Cevizi ile ünlü bir şehir, aynı zamanda Niksar cevizi patentli konumda.

Onlarca yıl kesilen  canım Ceviz ağaçları Kerestelik tahtalık için adeta katliam yapıldı ne bölgemizde nede Ceviz bölgelerinde Ceviz ağacı nesli yok olmakla yüz yüze kaldık.

Ağlamak, sızlanmak çözüm değil biliyoruz, ama bazen site etmek, yakınmak ve dertleşmek, var olan dertleri ortaya koymak gerekir.

Niksar Cevizinin ne kadar lezzetli ve kaliteli olduğunu tadına bakan bilir.

Niksar Cevizinin yeniden hayat bulması, üretimin artası Niksar ekonomisine ve ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayacaktır, Niksar Cevizinin istenilen seviyeye gelmesi için gerekli çalışmaları yapan sayın Valimize ve çalışma arkadaşlarına bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Tokat ve ilçeleri üretmek zorundadır, üretmeyen Tokat’ın uzun vadede ayakta kalması mümkün değil.

Geçtiğimiz hafta İstanbul’da Tokat günleri yapıldı, bizler Tokat günlerine katılamadık, kendimizce mazeretleriz vardı ama geçerli mazeretlerdi.

Tokat günlerine katılamama noktasındaki mazeretlerimizi fazla sıralamayacağız, bir iki kelam yapıp yazımıza nokta koyacağız.

Tokat günlerinde Tokat’ın  tanıtıldı, Tokat’ın tanıtılması yanında Tokat’ta yetişen ürünler tanıtıldı veya tanıtılmaya çalışıldı.

İstanbul’da Tokat tanıtımı ve Tokat’ta üretilen ürünler tanıtılırken, bizler de Niksar’da üretim yapan, istihdam yaratan işletmelerin dertleri ile ilgilenmek zorunda kaldık.

Niksar’ı sevmek sanırım fedakarlık gerektiriyor, “fedakarlık gerektiriyor” derken ciddi fedakarlık ve her konuda emek vermek gerekiyor.

Niksar sevdamız bir gün bizi yakar ise, buna kimse şaşmamalı!…

Niksar’ın bir derdi var ise, Niksar’da ticaret yapan bir insanın veya kurumun bir derdi var ise, o dert bizim sırtımıza değil adeta kalbimize yapışıyor!…

İsimlere takılmadan yazıma nokta koymaya çalışacağım.

İşim gereği bir işyerine ziyarete gittim, işyerinde birkaç kişi sohbet ediyor, adete isyan edercesine konuşma yapıyorlardı, konuşmalardan tabi ki etkilendik, şu sözler bizleri derinden yaraladı ve etkiledi; “kardeşim biz buraya ticaret yapmaya geldik, bizler burada iş yapar isek Niksar kazanacak, ülke ekonomisi kazanacak, her insan bu çalışmadan payına düşen imkanlardan faydalanacak, biz memleket kazansın derken, önümüze bir sürü engeller çıkartılıyor” sözlerini duyunca, üzüldüm ve akabinde; “sanırım ortada yanlış anlaşılmalar var bu konuda gereken yardımı mutlaka yapacağız, siz Niksar’a iş imkanı sağladığınız için her zaman sizin yanınızdayız, bu konuyu söz çözeceğim” dedim.

Aslında çok iddialı sözler sarf etmiştim, o anki ruh halimiz sınırsız bir şekilde söz vermeyi gerektiriyordu, işletme yetkilileri ile bir süre daha sohbet yaptık bazı yetkili insanları aradım, kısa sohbetler gerçekleştirdikten sonra işletme yetkilisine; haklısınız ama gereken her kolaylığın sağlanması için katkı yapacağımızdan emin olmalısın” dedim ve işletmeden ayrıldım.

İşletmeden ayrıldıktan sonra hiç ara vermeden konuyu detaylı araştırdım, soruşturdum, bazı kurularda kilitlenme vardı, var olan hatanın nedeni ise, hayatın gerçekleri içinde değişen ülke ekonomisi şartlarından dolayı yapılan değişime bazı arkadaşların uyum sağlayamaması, veya karşılaşmadığı bir konudan dolayı araştırma ihtiyacı duymamasından kaynaklandığını düşünüyoruz.

Bizler konuya el attık, bir haftalık süre sonunda mutlu sonu yakaladık, onlarca yetkili ile telefonda görüşme imkanım oldu, onlarca defa yılmadan yorulmadan ve usanmadan, yetkilileri aradım  araştırdım, bizlerin bir konu hakkında neden bu kadar işin üstünde durduğum birileri tarafından sorgulanmak istense de, kimin ne dediği değil, bizler için sonuç önemli idi.

Kişi veya kuruluşlardan dolayı sıkıntı yaşıyoruz bunu biliyorum, bazen sözlerimiz kırıcı da olabiliyordur ama, her yaptığımız mücadele bu şehirde yaşayan her insan için, ülkemiz ve memleketimiz için olduğunun  bir kez daha altını çizmek gerekir.

Tam 1 hafta yılmadan ve yorulmadan en etkili ve yetkili insanlarla  konunun çözümü için gayret ettim, bizler bu mücadelemizi yaparken ilgili firma normal işlerine devam ediyordu, yetkili arkadaşa şunu ifade ettim; “kusura bakma bu iş mutlaka çözülecek” dediğimde; “önemli değil Cemalettin bey bizler burada yapamadığımız işi başka şehre gider yaparız, sana verdiğimiz beldeler bunun delilidir” diyerek site etti, hal böyle olmasına rağmen hiçbir zaman yılgınlık göstermedim, “banane”  demedim, bir hafta sonunda en yetkili makam sahibi insanla konuşma imkanım oldu, telefonda bana; “Cemalettin bey kusura bakma birkaç defa aramışsınız, yoğun iş temposu içinde yeni arama imkanım oldu buyurun sizi dinliyorum” dedi ve bizler var olan sıkıntıyı bir başka toplantıya katıldığım sırada anlatmak zorunda kaldım!.

Evet; Niksar’ın bir başka meselelerini konuşmak için bir toplantıya katıldım, aynı gün peş peşe 3 toplantıya katılarak yaşadığımız bu şehrin dertleri ile dertlenmiş olduk,  ne kadar katkımız oldu bilmiyorum, ama toplantıda yine Niksar’ın hayati ekonomik sıkıntılarına neşter vurulmasına gayret ettik. Nasıl mı?, Niksar Hayvan pazarının kapalı oluşunu haber yaptık, yetmedi toplantıda konuyu tekrar dile getirdiğimizde Kaymakam bey ilgili kurum yetkililerine; arkadaşlar Cemalettin beyin düşünceleri doğru gereken çalışmayı derhal yapalım, Pazartesi günü saat 09.30 da ilgili kişi ve kurlarla toplanalı ne yapılacaksa yapalım” dedi.

Allah biliyor ya, en taktir ettiğim ve sevdiğim yetkili insanlar, söylenen sözleri veya yapılması gereken çalışmalara anında katkı yapan, “Y” leri kullanmayan, halkın dertleri ile dertleşen insanlardır, bu nedenle Kaymakam bey yeni gelmesine rağmen onun kısa zamanda çözüm bulma gayretini hep taktirle yad ediyorum, teşekkürler Kaymakam bey.

Evet sonuca gitmek gerekirse, Ankara’daki sayın Genel Müdürüm şunları ifade etti; “Cemalettin bey duyarlılığınızdan dolayı teşekkür ediyorum, ilgili arkadaşlara gerekli talimatları veriyorum, Niksar’ın Tokat’ın bu konudaki sıkıntısı derhal çözülecektir, bizler halkımız için bu makamda oturuyoruz” dedi teşekkür ettim ve telefonu kapattık.

Toplantılar zincir devam ederken 312 kodlu telefon çaldı, telefona cevap verdim, karşıdaki bayan arkadaş kendisini tanıttı; “Cemalettin bey sayın Genel Müdürümün talimatı gereği sizi aradım bilgi vermek istiyorum” dedi konu hakkında detaylı bilgi verdi, uzun ve kalıcı bir detaydı; “Alev hanım çok teşekkür ederim, size detaylı bilgiyi birazdan vermek istiyorum, çünkü bilgiler elimde değil” dedim, sonra toplantılar zinciri tamamlandı ve yapılması gereken bilgiler için işin muhataplarını karşılıklı anlaşmaları için işyerine gittim ve işletme yetkilisi arkadaşla konu hakkında en yetkili ve detay  bilen insanların konuşması sağladım.

Sonuç; Niksar’dan gitmeyi düşüne işletme yetkilisi gerekli bilgileri ve desteği aldığına kanat etti; “Cemalettin bey teşekkür ederim, işimize devam edeceğiz, birkaç aydır yorulduk sizlerin sayesinde konu çözüme kavuştu teşekkür ederim” dedi, bir çay içtik ve işyerinden ayrıldık.

Günün Sözü: NİKSAR’I SEVMEK BEDEN GEREKTİRİYOR, BU BEDELİ DE BİZLER ÖDÜYORUZ.