Değerli okuyucularımız bildiğiniz gibi haftanın 2 günü Sosyal Medya  Facebook sayfamdan canlı yayın programı başlatmıştım.

Her Pazartesi ve Cumartesi günleri saat 17.30 da başlattığım canlı yayın programları şehrimiz, bölgemiz ve ülkemiz için faydalı çalışmalar olduğunu düşünerek başlattığımız canlı yayınları bizleri zorlasa da yapmaya devam ettik.

7 Şubat 2022 günü saat 17.30 da AK Parti ilçe başkanı Semih tepebaşı kardeşimle canlı yayında sohbet yapacaktık, ama yapamadık!.

7 Şubat 2022 günü saat 17.30 da her şeyimizi hazırlamışken ve canlı yayın denemeleri yapmak isterken karşımıza sistem hatası verdi, şartları zorladık, cep telefonuma konan yasağın Leptop Bilgisayarada geldiğini daha sonra çalışma arkadaşlarımdan bir tanesinin Cep telefonundan yine bağlanmak isteğimiz o telefona da yasak geldiğini görünce anlaşıldı ki yapak istediğimiz canlı yayına yasak geldiğini anladık!.

Emaneten elde kullanılan hiçbir ürün sizi olmadığını bir kez daha anlamış olduk.

Emanet diyoruz çünkü; Facebook sayfası bizim ülkemizin değil, karşına çıkan sıkıntıların çözülmesi için muhatap bir kurum bulmak mümkün değil.

Neden aysak geldi bilmiyoruz.

Gayet samimi bir yayın başlattık.

Çalışma arkadaşlarımız bana şu teklifte bulundu; “abi zaman zaman Facebook sayfandan canlı yayın yapıyorsun bunu belli bir süre içinde yaparak devam ettirelim” deyince uzun bir düşünme imkanım oldu, canlı yayın yapmanın zor olduğunu her şeyden önce görüntülü yayın yapmanın zorluğu ve canlı yayına alınacak konuklarla yapılacak sohbetin zorluklarını  düşündüm, sonra arkadaşlarımızın teklifini kabul ettim.

Hangi şartlarda canlı yayın yaparsanız yapınız her program ve çalışma zordur.

Bugüne kadar sosyal medya üzerinden kaç canlı yayın yaptım bilmiyorum, yüzlercemi, binlercemi yaptı bunu hesap etmek mümkün değil, öyle anlarda öyle güzel canlı yayınlar yaptım ki, sonrasında tekrardan bende izlediğimde mutlu oldum.

Canlı yayınları uzun zamandır yapıyorum, yaptığım canlı yayınlardan dolayı bir hayli sıkıntılı ve yorucu süreçler yaşadım, tabiki sosyal medya üzerinden yaptığım için kendime ait sosyal medya sayfam bir kaç defa çalındı ve sıkıntıya düşürülme sağlandı!…

Yaptığımız samimi bir çalışma mesleğimiz gereği gazetemizde ve İnternet sitemizde paylaştığımız düşünceleri, yine sosyal medya sayfamız olan Facebook sayfasından geliştirerek halkımıza daha faydalı çalışmalar yapak istedik.

Benim canlı yayın çalışmam öyle güzel hale geldi ki bir toplantıya katıldığımda yetkililer bana; Cemalettin bey  canlı yayın mı yapacaksın?” diyerek  yaptığımız çalışmanın büyük kitlelere yansıdığını anlamış oluyoruz.

Peki samimi  bir yayın akışı ile topluma faydalı olduğumuz halde neden Facebook yetkilileri bizlerin canlı yayın yapmasına mani oldu?, sanırım bu sorunun cevabını alamadık, bundan sonrada alamayacağız.

Bizlere  ne zaman bizlere tekrar canlı yayın yapma imkanı verilir?, onu da bilmiyoruz, tekrardan çalışmalarımıza devam etmeyi düşünüyoruz.

Kısıtlamanın neden olduğunu bilmiyoruz, birilerinin “nasırına” mı bastık?, onu da bilmiyoruz!.

Bugüne kadar belediye başkanlarını, STK temsilcilerini ve çeşitli düşünceye sahip iş insanları ile canlı yayın yaptık, gayette güzel sohbetler yapıldı, memleketin dertlerini anlatmaya çalıştığımız halde neden böyle bir kısıtlamaya maruz kaldık anlamış değiliz.

Aslında bu şunun göstergesidir.

Türkiye Cumhuriyeti devletinde kullanılan her iletişim araçları mutlaka kendi öz malın olacak, yazılımlar senin olacak, aksi taktirde düğmeyi elinde bulunduranlar senin en önemli anında sistemi kapatıp hem insanları hemde ülkeyi zor durumda bırakabilir.

Aslında örnekler, daha hayati işler için vermemekte gerekir.

Mesele bir otomobilin yazılımı x şirketinin elinde ise ve o şirkette aracı kullanan kişiye kötülük yapmak istese ki olabilir, insanları ölüme götürmeleri bile mümkündür.

Ve yine Sağlık bakımından da örnek vermek gerekirse.

Hastanede önemli bir cihaz var o cihazın yazılımı bir başka ülkede ve cihazın hayati önem taşıyan bir özelikte ise ve söz konusu ülkede cihazı satan şirkete baskı yaparak cihaza bağlı sağlık hizmeti veren zamanda yazılıma müdahale ederek sistem durdurulsa ne olur?

Ve yine teknolojik olarak devletin işyerleri İnternet vs sistemi kurması gerekiyor, işyerinin sistemi kurdurup hizmet devam ederken, sistemi kurun kişi veya şirket, hizmeti yaptığı şirket ile bir sıkıntı yaşaması halinde hizmeti yaşan kişi veya kurum bir düğmeye basması ile birlikte söz konusu işyerinin hizmetini durdurursa sonuç ne olur?

Günümüzde teknolojiyi kullanmak önemli lakin kullanılan teknolojiye siz hakim değilseniz, kontrol sizde değilse o işyerinin sizin olması mümkün değildir!…

Bize neden yasak geldi bilmiyoruz!.

Bugün bizlerin yayını engelleyen zihniyet, yarın ülke genelinde bir kısıtlama yapabilecek konumda.

Peki kısıtlamayı veya yasağı koyan kişi veya firmaya yaptırım varmı?, şu an için olmadığı görülüyor.

Bizleri mağdur eden veya sıkıntıya sokak sistem yarın daha büyük sıkıntılar yaratabilir mi?.

Evet; yarın bu şekilde bağımlılık devam ettiği sürece, karşı tarafın istediği gibi hareket etmek zorundayız.

Bugünkü teknolojinin kullanım alanı başkalarına bağımlılığı devam ettirdiği müddetçe, hiçbir ülke bağımsız değildir.

Bizim başımıza gelen çok önemli değilse bile, buna benzer sıkıntılar yukarıda verdiğim örneklerle her kişinin ve her kurumun başına gelebilir.

Herkes İnternet sitesi yapmamalıdır.

İnternet sitelerini yapanlar, beli disiplin altında olmalı, hatta her yazılımı, sistemi kuran kişi ve kurumlar devletin bilgisi dahilinde çalışmalar yapılmalı ve devlet güvencesi ile sistemler güvence altında olmalıdır.

İşi abartmak veya farklı mecralara çekmek için değil, bizlerin yaşadığı küçük bir sistemi, ülke genelinde hayati meselelerde yaşanabileceğinin küçük bir örneğidir.

ABD seçimleri öncesinde sosyal medya ağından bir tanesi ABD nin Başkanı Tramp’ı yasakladığına göre bizlere yapılan bir yasağın bir karşılığı zaten olamaz!.

Ne yapalı, başladığımız işi yarım bırakmak istemeyiz, şayet bu kısıtlamanın nedenini öğrenme imkanımız olur ise, ona göre hareket ederiz, aksi taktirde uzaydan link alıp yayın yapma şansımız olmayacaktır.

Günün Sözü; Mutluluğunu yüksek sesle anlatma. Çünkü, hasedin uykusu çok hafiftir.”