Dünyada ekonomik krizler yaşanırken ülkemizde de yaşanan sıkıntılar vardır.

Krizlerden nasıl kurtulunur?, bunu daha çok ekonomistler bilir tabiki, bizler gibi insanlarda kendi çaplarında düşüncelerinin olması kaçınılmazdır.

Bir ülkede ekonomik yapı iki şekilde güçlü kalır.

Ülke ekonomilerini ayakta tutan en önemli unsurlardan bir tanesi TARIM, diğeri SANAYİ ve TEKNOLOJİK ürünlerdir.

Bir ülkenin kalkınası ileri gitmesi için  hem TARIM, hem de SANAYİ yatırımları alt başı gitmez ise o ülkenin ekonomik kalkınması topal hale gelir.

Ekonomi uzmanı değiliz, Anadolu’nun bir köşesinde yaşayan, kendi şartları içinde ülkemize hizmet etmeye çalışan insanlardan birisiyiz.

Ülkemiz Sanayi yani teknolojik bakımdan güçlü olmak için olağan üstü çalışmalar yapıyor, bu çalışmaları yaparken de önüne sürekli engeller konuyor, yani ham madde konusunda sıkıntılar yaşatılmak isteniyor.

Ülkemizde TARIM politikaları ANAP döneminde bozulmaya başladığını düşünüyorum.

Buna bir örnek vermek gerekirse, zamanın güçlü partilerinden ANAP ülkemize çok büyük hizmetler yapmıştır, özellikle rahmetli Turgut Özal dönemlerinde, daha sonra ANAP genel başkanı olan sonrada başbakan olan rahmetli Mesut Yılmaz konuşmaları içinde köy nüfuslarının azalması politikası çerçevesinde şunları söylemişti; “1 kamyon Domates yapsanız ne olacak ki, 1 avuç içi kadar teknolojik üzün 1 kamyon Domatesi alıyor” diyerek sözlerine başlamıştı ve Mesut Yılmaz’ın sözleri köyde yaşayan genç nüfusa etki yaptı ve köylerdeki gençler ilçelere daha sonrada büyük şehirlere göç etmeye başladı.

Evet; o gün bu sözleri sarf eden rahmetli Mesut Yılmaz’ın her sözü toplumda etki yapmadı amma, köyde yaşayan gençler üzerinde çok etkili oldu, köyler boşaldı, TOPRAK ANA sürekli yalnız kaldı, TOPRAK ANA işlenmediği için TARIM en büyük darbeleri yedi ve köylerdeki topraklar işlenmediği gibi şehirleşen bölgelerde en verimli Tarım arazileri BETON YIĞINI HALİNE GELDİ.

Bazı işler kısa zamanda hayat bulmuyor.

Toplum bazı konuları öyle kısa zamanda kendisine hayat tarzı olarak seçiyor ki, en can alıcı işlerde toplum bazen umursamaz, neme lazımcı davranırken, bazı hususlarda jet hızı ile hareket ediyor ve zaman içinde sıkıntılar yaşanmaya başlıyor.

Bugün “Tarım can çekişiyor!” dersek abartmış olmayız.

Gerçekten en verimli Tarım arazilerine sahip ülke olmamıza rağmen, 4 mevsimin yaşandığı ülkede olmamıza rağmen TARIMDA ne yazık ki kaybedilen değerler geri getirilemedi.

Türkiye de TARIM Bakanlığı yaşanan süreçlere ne yazık ki ayak uyduramıyor, sanırım TARIM BAKANLIĞI kağıt üzerinde güçlü oyun oynuyor ama sahada yani TARIM ARAZİLERİNDE  güçsüzlüğünü er geçen gün rahatlıkla görmek mümkündür.

Tarım bakanlığı iki önemli konuyu pas geçiyor. 1. Husus Tarım konusunda kendisine yeten ender ülkelerden birisi idik, yanlış Tarım politikalar yüzünden ana tohumları kaybettik, yabancı ülkelerden alınan tohumlar çiftçinin bitmesine neden oldu, halen Tarım bakanlığı bu konuda kendi yerli tohumunu geliştirmedi, “geliştirdik” dedikleri tohumları  LABARATUVAR odalarında 4 duvar arasında saklı kaldı, 2. husus da KÜRESEL ISINMADA İKLŞM DEĞİŞİKLİĞİNE dikkat etmedi, eski düzende Tarım çalışmaları devam ediyor.

TARIM BAKANLIĞI hayatını masa başında değil, toprak ana ile birlikte yaşamasını bilmesi gerekir!.

Ülkemizde bugün SAVUNMA SANAYİSİNİN ileri hamleler yapmasındaki en önemli etken nedir? diye soranlara şu cevabı verebiliriz!.

SAVUNMA SANAİYİ bugün ileri hamlelerle ülkemizin savunmasında güçlü hale gelmiş ise bu çalışmadaki başarı, teknolojiyi üretmeye çalışan MÜHENDİSLER ürettikleri ürünlerin SAHADA ARAZİDE değerlendirdikleri içindir!.

Yani sayın Sekçuk bayraktar ve ekibi yaptıkları ürünlerin kaliteli ve sağlıklı olması için, Dağlarda, arazilerde denemeler yaparak, bombaların, kurşunların,  yağmur gibi yağdığı bölgelerde yaptıkları ürünleri deneme şansını aradıkları için bugün ülkemiz SAVUNMA SANAYİSİNDE İLERİ hamleler yapmıştır ve sahadaki çalışmaları başarı getirmiştir.

Peki TARIM BAKANLIĞINDAKİ MÜHENDİSLER VE TEKNİSYENLER “istisnalar vardır” masa başlarında ellerinde klavyelerde yazılar yazarak, kırtasiyecilik yaparak, sahada değil masa başında kaldıkları için, ne yazık ki TARIMDA GERİ adımlar atılmaya devam etmektedir.

TARIM BAKANLIĞINDA çalışan personel TOPRAK ANA ile buluşmadığı sürece bu ülke ekonomisine asla katkı sağlayamayacaktır!, zaten de böyle olmaktadır.

Her sıkıntının başında zaten ABD vardır.

Her sıkıntıya düştüğümüzde bahane olarak ABD yi suçluyoruz.

Doğrudur ABD hem Sanayi alanında, hem de Tarım alanında sürekli ülkemizi kıskaca almaktadır, amma onun kıskacından kurtulmakta bizlerin elindedir.

ABD ülkemizde HAŞHAŞIN  ve KENEVİRİN ekilmesinin yasaklanmasını istemiştir, o zaman bu verimli topraklarda ve ülke ekonomisinin daha güçlü olması için ülkemize yasak koyan ABD yi bizler ülke olarak neden dinliyoruz?

Ülkemize bazen gizliden, bazen alenen ambargo koyan ABD ve AB ülkelerine inat ülkemizde HAŞHAŞ VE KENEVİR ekimini daha fazla yapılmasını sağlamalıyız ve ülke ekonomisinin yurt dışına bağımlılığını en az seviyeye getirmeliyiz.

Ülkemizde HAŞHAŞ ve KENEVİR ürünlerine ihtiyaç yokmudur?, vardır tabiki, o zaman neden bu iki ürün 40-50 sene önce ülkemizde ve bölgemizde dikimi yapılırken bugün halen yasaklar devam etmektedir?

Şimdi bizler bunu deyince birilerinin aklına UYUŞTURUCU gelecektir!.

Evet; Haşhaş ve Kenevir kontrol edilmediğinde uyuşturucu ürünler yapılmaktadır, lakin devlet kontrol altında tuttuğunda bu ürünler ülke ekonomisine çok büyük katkılar sağladığını asla unutmamak gerekir.

ÜLKEMİZDE KENEVİR ekimi ve HAŞHAŞ ekimindeki kotalar kalkmalı, ülkemizin Tarım alanında ciddi ekonomik girdilerin sağlanması için KENEVİR  bitkisi Sanayilik ürün olarak ekimi serbest veya kotadan uzak bir şekilde üretilmesi sağlanmalıdır.

KENEVİR VE HAŞHAŞ ülke ekonomisine çok büyük katkılar sağlanacağını Tarım bakanlığına bir kez daha hatırlatmak isteriz.

KENEVİRDEN neler üretiliyor?, bunun cevabını bir sonraki yazımda vermeye çalışacağız.

KENEVİR ekibi yapılarak, hem Gıda hem de SANAYİ ürünü olarak ülkemize milyarlarca dolar kazandırması mümkünken, neden halen kotolar aşılamıyor, ekimler ülke geneline yayılmıyor?.

Yasakların ülke ekonomisine zararı nedir?. TARIM BAKANLIĞI GIDA KONTROL GENEL MÜDÜRÜLÜĞÜ BU KONUDA NEDEN SIKINTI YARATAYA DEVAM EDİYOR?.

Günün Sözü; TOPRAK ANADAN UZAKLAŞAN MİLLETLER, KÖLE OLMAYA MAHKUMDUR!.