Memlekette koca koca insanlar, TV lerde canlı yayınlarda veya gazetelerde yalan söylerken sınır tanımıyorlar.

İnsan yalan söyler de, yalanda sınır olmalı.

Memlekette söz sahibi olan siyasetçiler ne garipse yalanda sınır tanımaz oldular.

Eskiden siyasetçiler halkın gözünü boyamak ve iş yaptıklarını göstermek için vatandaşın taleplerini ceplerinden çıkarttıkları Sigara paketlerine yazarlarmış, şimdi siste değişti, her şey farklı hale geldi, herkesin elinde modern cep telefonları, sen not almasan da, telefonlar not almaktan geri durmuyor.

Bir zamanlar “BİRİ BİZİ GÖZETLİYOR” programları vardı, yaşadıkları evin etrafına, içine her tarafa kamera yerleştiren ekip, evde yaşayan insanların günlük hayatlarını çekerek, program yaparlardı, şimdi kamera yerleştirmeye gerek yok, siyasetçilerin günlük hayat hikayeleri etrafındaki insanlar tarafından kesin kayıt altına alınıyor, artık saklı gizli bir şey kalmadı.

Peki günümüzde her siyasetçinin hayatı ve açıklamaları kayıt altına alınırken, bu bilindiği halde bir siyasetçi, bir gün önce söylediği sözleri yine TV canlı yayınlarında nasıl oluyor da inkar edebiliyor?.

Birileri halkın aklı ile alay etmeye, oyun oynamaya çalışıyor, ama bu oyunların tutmayacağını bilmeleri gerekir.

Artık günümüzde insanların istekleri sigara paketi üzerine yazılmıyor, konuşulanlarda, not kağıtlarına yazılmıyor, kayıtlar görüntülü, sesli bir şekilde cep telefonlarına  ve CD lere kayıt yapılıyor, silinmesi de mümkün değil, cep telefonundan silseniz bile sistemden silme mümkün değil.

Mesela CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu, bir gün konuşmasında “biz 4 parti olarak Anayasa değişikliği çalışması yaptık” diyor, bu konuşma o günün şartları içinde pek dikkat çekmiyor, hani insanlar bazen heyecanlı olduklarında karşısındaki kişinin söylediği sözleri pek dikkate almaz, aradan bir süre geçtikten sonra; “pardon sen ne demiştin, tam anlayamadım” der, sonrası malum.

Geçtiğimiz günlerde CHP genel başkanını ziyaret eden Gelecek Partisi genel başkanı sayın Ahmet Davutoğlu birlikte yaptığı basın toplantısında, sayın Kılıçdaroğlu, “CHP+İP+SP+HDP ile birlikte anayasa hazırlığı yapılmadığını ama yapılabilir, neden bu fazla konuşuluyor” diyor, sayın Davutoğlu’da yeni bir Anasaya ihtiyaç olduğunu dile getiriyor, sayın Kılıçdaroğlu 2018 yılında “biz parti olarak Anasaya değişikliği çalışması yapmadık” dediğinde sayın Davutoğlu; “Anayasa çalışması yapıldığını biz biliyoruz, bunu inkar etmeye gerek yok, bizde düşünüyoruz” demiş olsa idi, sanırım siyasetçi olarak halkın taktirini kazanırdı, lakin her iki siyasetçide; “Tavşana kaç, tazıya tut” diyorlar ve halk gözünde asla inandırıcı olamıyorlar.

CHP eskiden beri “özgürlük savaşçısı” gibi konuşuyor ama, asla eline fırsat geçtiğinde özgürlük vermiyor kısıtlıyor.

Hani CHP özgürlükçü parti idi?.

CHP her zaman olduğu gibi özgürlükçü değil, her zaman kısıtlayıcı, özgürlüklere hak tanımayan bir siyasi yapıdadır, bunun en net örneği CHP nin Cumhurbaşkanı adayı olan sayın Muharrem İnceye yapılan baskılar ve iftiralar, başka örnek vermeye gerek var mı?, sayın Gürsel tekin seçimler sırasında iktidar olurlar ise, “gazeteleri kapatacağız” diyen kendisi değil mi?.

Kim ne derse desin sayın Muharrem İnce şayet çıktığı mücadele yolunda yılgınlık göstermez  ise CHP genel merkezini ve genel başkanını sirkeleyecek siyasi liderdir.

2023 yılında yapılacak seçimlerde CHP oyları düştüğünde Kemal Kılıçdaroğlu’nun o koltukta oturması mümkün değildir, gerçek vatan sever CHP li seçmen sayın Muharrem İnceye oy vererek, CHP nin sirkelenmesini sağlayacak ve CHP kendi öz kimliğine bu şekilde kavuşmuş olacaktır.

Yeni kurulan Deva Partisi genel başkanı sayın Ali Babacan, ülkede yaşanan sıkıntılar konusunda ilginç yaklaşımlar sergiliyor, sayın Babacan’ın şu açıklaması çok manidardır.  Babacan, “Ben davacı değildim, şikâyetçi değildim, mağdur da değildim. Savcı, tek taraflı olarak bütün bakanları mağdur olarak değerlendirdi. Araştırdım, davadan çekilmek kanunen mümkün değildi. İşte bugün buradan savcılara sesleniyorum, “Ben bu davanın mağduru değilim. Silin benim adımı.” Diye cevap verdi.

AK Partide önemli görevlerde bulunan sayın Babacan Bakanlıktan alındıktan sonra uzun bir ara kenarda bekledi, sonra çeşitli senaryolar yazılarak siyasete girmesi istendi, bakanlıkta iken veya AK Partide önemli görevlerde iken İstanbul’da gezi olayları ile yaşanan vahşete sessiz kaldı, yetkili olduğunda olaylar karşısında suskun kalan sayın babacan, parti kurumca oy alabilmek için, şimdi Gezi olaylarında rol alan kitlelerden oy almak için yaptığı açıklamaya bakınca; “eyvah bizleri kimler yönetecek” demekten kendimizi alamıyoruz!.

Deva Partisi kuran sayın Babacan ekonomiden sorumlu bakanlık yaptı, peki Türk milleti seçim meydanlarına inmek isteyen babacana sormayacak mı, “ey babacan Gezi olaylarında Türkiye Cumhuriyeti devletinin uğradığı zararlar kaç milyar TL dir?, gezi olaylarında devlet ve millet milyarlarca ekonomik zarara uğradığı halde sen şimdi oy almak uğruna devletin ve milletin zararını görmezden nasıl geliyorsun?” demeyecek mi?.

Ben şunu da merak ediyorum; sayın Babacan Gezi olayları ile yaptığı açıklamadan dolayı acaba gezi olaylarını çıkartan kitleden oy alabilecek mi?, mümkün değil, hatta o kitlede ön saflarda eyleme katılan pek çok kişi Babacan’a; “ey Babacan gezi olayları yaşandığında sen uzayda mı yaşıyordun?, o gün suskun kalan sen, bugün bunları konuşmaya hakkın yoktur, o gün yargıya, savcılara itiraz edeydin TV lere çıkıp bugün söylediğin sözleri o zaman söylemiş olsa idin bugün sana inanırdık, amma lakin bugün sana inanıyoruz” diyeceklerdir.

AK Partinin yani sayın Cumhurbaşkanının neden 18 yıldır iktidarda ve halen en güçlü siyasi lider?, bunun pek çok nedeni vardır ama, en önemli nedenlerden bir tanesi sayın Cumhurbaşkanı Türk milletine vermiş olduğu her sözü yerine getiriyor, halk ile samimi diyalog kuruyor, ne söz verdi ise yerine getiriyor, söylediği sözlerden asla geri adım atmıyor, Türk Milleti sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı her hali ile seviyor ve beğeniyor, onu sürekli desteklemeye devam ediyor.

Siyasette zaman içinde tatlı yalanları halkımız kabul eder ama, siyasi çizgisinde zikzak yapan siyasetçileri veya kişileri sevmez, ona destek vermez.

Ülkemiz siyasetçileri içinde çok garip olaylar yaşanıyor, halkımız her şeyi gayet iyi izliyor ve kendisine samimi olan siyasetçiyi baş tacı ediyor.

Günün Sözü; İnsan beyni harddisk gibidir. Fazla yorarsan çökme tehlikesi vardır.