GÜNLERDEN PAZARTESİ YANİ 12 EYLÜL 20222

12 EYLÜL DENDİĞİ ZAMAN AKLIMIZA HEP 12 EYLÜL 1980 DARBESİ GELİYOR, BU KONUYU TARTIŞMAYACAĞIZ TABİKİ AMA, ŞUNUDA YAZMAKTA FAYDA VAR.

Rahmetli babam Hacı Mehmet Bilgin, sabah erken kalkardı, sabah erken saatte bizleri uyandırdı, “çocuklar ASKERİ DARBE OLDU SAKN OLUN SIKINTI YOK” diyerek bizleri uyandırdı ve hayatın akışı içinde bugünlere geldik.

Evet; bugün 12 Eylül 2022 Pazartesi, 2022-23 eğitim-öğretim yılının açıldığı gün.

Yeni eğitim yılına, yeni açılışı yapılan “15 TEMMUZ FERHAT KAYA” okulunda başlandı.

Yeni yapılan okuldaki açılıştan sonra okulu gezme imkanımız oldu. Kaymakam bey ve diğer kurum yetkilileri ile birlikte okulu gezdik, okulun her bir alanın gezerken hayranlık duydum.

15 TEMMUZ FERHAT KAYA ilk okulu binası Niksar’da alternatifsin muhteşem bir bina olduğunu ifade etmek isterim.

Bir eğitimciye şu soru sorulsa, BİR OKULUN  NASIL OLMASINI İSTERSİNİZ? Dense, bu soruya verilen cevap 15 TEMMUZ FERHAT KAYA ilk okulundaki ayrıntı kadar olabileceğini sanmıyorum.

Şunu ifade edeyim ki 15 TEMMUZ FERHAT KAYA ilk okulu bir okul değil sanki Hükümet Konağı gibi!!!.

Okulun fiziki alanı muhteşem, okulun bahçesi çok fazla büyük olmamasına rağmen, alan çok güzel değerlendirilmiş, çocuk oyun parkı, spor alanı, okulun içine girdiğinizde 12 derslik bir okul ama, Ana Sınıfı, konferans salonu, konferans salonundaki ayrıntı Niksar’da hiçbir kurumda bulunmamaktadır, spor salonu, resim atölyesi, iş atölyesi, teknoloji sınıfı.

15 TEMMUZ FERHAT KAYA ilk okulunda 1 okul müdürü, 12 öğretmen, 1 Ana Sınıfı öğretmeni, 1 tane ücretli öğretmen ve bir tane hizmetli ile eğitime başladı.

Okulun ilk günü olması ve yeni yapılan bir okulun eğitime hizmet vermeye başlaması küçük noksanlıkları beraberinde getirmiş, ama eğitimi aksatacak bir durum yok, öğretmenler odası halen düzenleniyor, öğretmenler hemen öğrencileri ile kaynaşmışlar.

Okulların ilk gün açılması ile birlikte kaymakam bey okul açılışında sınıfların bir kısmını ziyaret ederek öğrencilerle kısa sohbetler yaptı, öğrencilerin eğitimleri içersinden okul müdür ve öğretmenlerini tanımanın yanında ilçenin Kaymakamını, Milli Eğitim Müdürünü tanıması bakımından okul ziyaretlerinin önemli olduğunu düşünüyoruz.

Okullardaki eğitimin kaliteli ve kalıcı olması bakımından, okulda ders kitapları dışında, devletin yardımcı ders kitabı vermesi de önemli olduğunu düşünüyoruz.

Öğrencilerin tümünde ders kitapları sıranın  üzerinde isimleri yazılmış, ciltleri yapılmış, dersle tanışma ile başlandığını gördük.

Öğrencilerin hangi seviyede olursa olsun mutlaka aldıkları eğitimde, okul öğretmeni dışında, diğer öğretmenleri ve okul müdürünü mutlaka tanımalıdır, bunlarla birlikte, Kaymakam, Belediye Başkanı ve Milli Eğitim Müdürünü’de mutlaka tanımalıdır.

Kaliteli bir eğitim içinde çocuklar, okul dışında bir hayatın olduğu mutlaka anlatılmalıdır.

İlk okulda başlayacak verimli eğitim, Ortaokul, Lise ve gerekirse Üniversite eğitimine kadar devam etmelidir.

İlk okuldaki çocukların çoğunluğu ilçe kaymakamını, Milli Eğitim müdürünü tanımalıdır.

Günümüzdeki eğitim çocukların at yarışına dönüşmesi okul dersleri dışında farklı alanlarda örenmelerine imkan vermiyor.

Bugün Üniversiteler de eğitim alan gençlere şu soru sorulsa; Fakülte Dekanınızı tanıyormusunuz?, Rektörünüzü tanıyormusunuz?” diye sorulsa sanırım Rektör ve Dekanlarını tanıyan öğrenci sayısı % 5 i geçmez, bu örnek birlerine göre önemsiz gözüksede, öğrencilerin hayata hazırlanmasında önemli olduğunu düşünüyoruz!!!

Şunu da ifade etmek isterim.

Milli isimli kurumların başında Milli Eğitim Bakanlığı gelmektedir ama, henüz Milli Eğitim Bakanlığının “MİLLİ” olduğunu göremiyoruz, inancım şudur ki Milli Eğitim Bakanı sayın sayın Mahmut Özer döneminde Milli Eğitim bakanlığı “MİLLİ” olmalı diye düşünüyorum, sayın bakan başarılı bir çalışma sergiliyor, başarılar dilerim.

Şunuda ifade edeyim; Milli Eğitim bakanlığı ne zaman gerçek anlamda MİLLİ” olursa o zaman ülkemizde yetişen çocuklar ve gençler, Milli ve Dini konularda en mükemmel şekilde yetişen nesiller olacaktır.

Şunu da ifade edelim, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullar FİZİKİ bakımdan  çok güzel seviyelere ulaşmıştır, ama eğitim konusunda, çocukların, Milli ve Manevi değerlerle yetişmesi bakımından umut verici henüz değiller!

Bir hususu daha ifade edelim.

Günümüzde Hükümetin öğrencilere verdiği destek çok büyük ve kıymetlidir.

Öğrencilerin okula ilk ayak bastıklarında okul kitaplarının sıraların üzerinde olması, mükemmel bir hizmettir amma lakin, okul kitaplarının henüz  yaprakları açılmadan okullarda  çoğu öğretmenlerin okulların açıldığı ilk  haftada öğrencilere ve velilere; “şu kitabı alırsanız” diyerek başlayan sözleri ile devletin verdiği okul kitaplarının kenara konması ve hatta yardımcı ders kitaplarının tam olarak  incelenmeden, özel sektörün yardımcı ders kitaplarına yönlendirilmesi düşündürücüdür.

Kimseyi zan altında bırakmak istemeyiz ama, gerçekleri de ortaya koyma zorundayız.

Bir okulun fiziki alanının yapılmasına hayranlık duyduğumuz bir dönemde, öğrencilerimizin de aldıkları eğitime ve EVLETİN VERDİĞİ DERS KİTAPLARI VE YARDIMCI DERS KİTAPLARINA DA HAYRANLIK DUYARAK DÜŞÜNCELERİMİZİ ORTAYA KOYMALIYIZ.

OKULLARDA FİZİKİ ALANLAR KIYMETLİDİR, ONDAN DAHA KIYMETLİ OLAN İSE, ÇOCUKLARIMIZIN ALACAĞI EĞİTİM DAHADA KIYMETLİDİR!.

Devletin dağıttığı okul kitapları ve yardımcı ders kitapları, okulun açıldığı ilk günlerde yeterli ilgiyi görmüyor ve yeni kitaplar alınması isteniyorsa, bunun net karşılığı şudur; DEVLET ÖĞRENCİERE BEDAVA OKUL KİTABI VE BU SENE YARDIMCI DERS KİTABI VERİYOR AMA, VERİLEN DESTEKLERİN BİR ANLAMI YOKTUR, DEVLETİN PARALARI BOŞA HARCANIYOR” olur!!!!!.

Muhteşem Okulların içinde okuyan öğrencilerimiz, artık mükemmel eğitim ve öğretim görecek imkanlara sahip olmalı, gerçek anlamda devletin verdiği kitaplar, günümüz koşullarında en güzel yetişen çocuklar olmalı, Milli ve Manevi değerlerle yetişen nesiller olmalıdır.

Günün Sözü; MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI MİLLİ OLMALIDIR.