Okullarda tehlike sinyalleri veriyor, devlet okullarındaki lakayıtlık, özel  okullarda zirve yapıyor, dini ve milli duyguların verilmediği okullarda ahlaksızlık zemin buluyor.

Hiçbir millet; kendi dinini ve milli duyguları ile yetişmeyen nesillerle ayakta kalma şansı olamaz.

Eğitimde sıkıntılar her geçen gün büyüyerek devam ediyor, okullarda iyi bir eğitim alamayan, yani dinini iyi öğrenemeyen, milli duygularla yetişmeyen çocuklar tamamen dinsiz ve milli duygulardan yoksun yetişmeye başladılar.

Eğitime acilen çözüm bulmak gerekiyor, gelecek karanlıklara bürünecektir.

Yazarken tereddüt etmeye başladık, hatta ürkmeye başladık, nereden başlasak?, nasıl anlatsak diye!.

Okullarda yaşanan ahlaki değerlerden yoksun hareketler, çocukların ilgi ve alakalarının güncel kavgalar, aşklar, sevgililik gibi kavramların her geçen gün yükselerek öğrenciler üzerinde etki yapması, gelecek için en büyük tehlike olarak görmek zorundayız.

Bir ilk okul 1. sınıf öğrencisi öğretmenine; “seni öldürürüm” sözünü hiç kimse küçümseyemez, üstünü de asla kapatamaz, lakin bunların yaşandığını son aşamalara gelindiğinde öğreniyoruz.

Bir ilk okul çocuğunun öğretmenine bu sözleri sarf etmesi çok ürkütücü ve düşündürücüdür, çocuk henüz 6-7 yaşında, birileri şimdi, Çocuktur dese ne olacak?” diyenler olacaktır tabi ki ama bunu henüz 6-7 yaşındaki çocuk söylüyorsa bu çocuğun mutlaka ve mutlaka tedavi görmesi gerekiyor,  aynı seviyede bir başka çocuk, sınıf arkadaşını tehdit edip onu ölümle tehdit etmesi demi masumca sözlerdir?.

İlk okul 1. sınıf öğrencisi  anne ve babasına sınıfında yaşadığı sıkıntıları dile getiremiyorsa, aile çocuklarında yaşanan sıkıntıları öğrenmeye başladığında çocuk anne ve babaya; “anne  …. beni öldürür haberiniz olduğunu öğrenirse” diyerek çok acı ve vahim bir düşünceyi  söylüyorsa, okullarda eğitimin çok tehlikeli boyutlara geldiğini gösterir.

Eğitim verilirken mutlaka dini ve milli duygular öğrencilerimize verilmelidir, çocuklar için her taraf tehlike saçarken hiç değilse  İslam dinimizin güzel ahlakla ilgili düşünceleri, milli duygularımız mutlaka anlatılmalıdır, öğretilmelidir.

Bizler şimdi “Dini ve Milli bir eğitim” dediğimizde birileri kendilerini dindar ve milliyetçi vatan sever göstererek, “İlk Okul çocuğuna dini eğitim verilirse” diyerek başlayacak abuk sapuk sözler sarf edecektir.

Çocuklarımız  zaten 12 yıllık kesintisiz eğitimden dolayı bir hayli sirkeleniyor, dini eğitim almayan çocuklar, yaz tatillerinde de İslam Dininin hiç değilse temel taşlarını öğrenemezse ne olacak?.

İki gün önce duyduklarımız bizleri çok sarstı, ilk okul 1. sınıf öğrencileri aralarında geçen konuşmalar ve ilginç hareketlerden çok tedirgin olduk.

Okullarda öğretmenler sınıflarına hakim olmalılar, sınıfta konuşulan hangi sıkıntılı söz olursa olsun mutlaka bunları yetkililerle paylaşmak zorundalar.

Çocuklar zaten masumlar, ama masum çocuklar büyük sözler sarf ediyorsa, bu tehlikeli sözlerin içeriğine bakmak gerektiğinde tepkili ve çirkin  hareketler ve sözler sarf eden çocuklar mutlaka tedavi görmeleri gerekir, çocuklarımızı  kendi başına bırakarak geleceklerini tehlikeye sokmaya hiç kimsenin hakkı olamaz.

Okullarda çok sayıda rehberlik öğretmeninin olduğunu biliyoruz, rehberlik öğretmenleri sınıfları iyi izlemeli okulda öğrencileri iyi gözlemelidir.

Okullara sahip çıkalım, yetkililer sahip çıkmalıdır.

Nesiller zayi edilmemelidir, günü layloyla geçirenler nesillerin kaybolmasına neden olur, sonrası malum Allah korusun, iyi yetişmeyen nesillerin sayesinde ülkeyi kaybederiz.

Eğitimde gelinen nokta çok iç açıcı değil, aileler çocuklarını lep toplarla uyutmaya, avutmaya, zaman geçirmelerine çalışıyor, yani “gün dolsun”, hesapları yapılıyor, çocuklar iyi bir eğitim alamayınca, ülkesi ve milleti için savaşacak nesil değil, sevici, sevişen nesil yetiştirilmeye çalışılıyor!….

Eğitimciler; “bana ne?, ben dersimi veririm, saatimi doldururum, gerisine karışmam” derse bu işin sonu vahimdir.

Okullarda disiplinsiz, dini ve milli duygulardan yoksun nesiller yetişiyor.

Öğrenciler öğretmeninden, idarecisinden çekinmelidir, saygı duymalıdır.

Öğrenciler öğretenlerine saygı duyacak şekilde yetişmelidir, öyle eğitim verilmelidir.

Ülkemizi iyi günler beklemiyor!.

Ülkemiz kadar Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde yetişen çocuklar, genç oldular, dini ve milli duygulardan yoksun yetişen nesiller, kendilerini veya anne ve babalarını Makaryosun katliamından kurtaran Türk askerine; “Türk askeri dışarı” diyerek slogan atıyorsa, aynı sloganın ilerleyen tarihlerde ülkemizde başka şekillere bürünerek atılmayacağının garantisi olmayacaktır!.

Evet yanlış duymadınız!, Kıbrıs Türklerini katleden Makaryosun katliamı Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından durdurulmuş oldu, dünyanın her huzurlu ülkesi Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olasına rağmen, 1974 Kıbrıs harekatında çocuk olanlar bugün ülkeyi yönetiyor hale geldiler, sonrası nesilde, sağlıklı, mutlu, huzurlu bir şekilde yaşarken “Türk Askeri dışarı” sloganlarını duyduğumuzda ızdırap yaşamıştık.

Ülkelerde yetişen nesiller geleceğe ışık tutar, sağlam yetişen nesiller ülkelerin geleceğinin teminatıdır.

Başta devlet okulları olmak üzere, özel okullardaki eğitimler dikkatle takip edilmeli, dini ve milli şuurla yetişecek nesillerin mutla hayat bulası çalışmaları yapılmalıdır.

Tedirginiz!. Nesiller cezalarla değil, sağlıklı, mutlu, huzurlu, dinini, imanını, vatanını, milletini, bayrağını, atasını, nesillerini tanıyarak yetişmesi sağlanmalıdır.

Günün Sözü: “Sıkıntı yok efendiler, dert; insana yol gösterir…” Hz. Mevlâna