Ülke olarak sıkıntılı süreçlerden geçiyoruz.

3 TARAFI DENİZLERLE, 4 TARAFI HAİNLERLE ÇEVRİLİ BİR ÜLKEDE YAŞAMAK, UYANIK OLMAYI GEREKTİRİYOR.

SU UYUR, DÜŞMAN UYUMAZMIŞ sözleri bizlere çok şeyler anlatmalı, anlatmalı ve de bizler onu anlamalıyız.

Sahi; devletimiz bir kuruluşu ülkemiz toprakları içinde “metre kareye kaç hain düşüyor?” diye bir çalışma yaptı mı?, yapmadı is ebence yapmalıdır, yapmalı ki halkımız kimlerin dost, kimlerin düşman olduğunu daha açık ve net bilsin.

Gün siyasi çekişmelerin yapılacağı gün değildir, bazı insanlarımız  ısrarla iktidarın her yaptığını kötülemek için siyasi kısır çekişmelerin içine giriyor.

Şimdi devletimiz Suriye’deki bataklığın kurutulması için bütün gücü ile mücadele yapıyor.

Suriye’deki iç kargaşayı çıkartanlar, kardeş kanının akması için halen gayret sarf ediyorlar.

Suriye topraklarına girerek havadan bombalayan ABD amacına ulaştı, Suriye’yi böldü parçaladı, kardeş kanının akması için tüm gücü ile mücadele yapıyor, katil Esat’da  ABD nin ve vampir ülkelerin değirmenine su taşıyor, Suriye de katliamlar devam ediyor.

Suriye’de, Irak’ta oluk gibi kan akarken, ülkemizde gereksiz yere siyasi çekişme yapmanın kime ne faydası var?.

Ülkemizde Cumhurbaşkanlığı seçim sistemi ile yönetiliyor, seçimler yapılalı 1 yılı geçti, seçimlere daha  4 yıla yakın bir süreç varken, sürekli gündemi kısır siyasi çekişmelerle meşgul etmek ülkemizin her alandaki gücünü zayıflatmaktadır.

Ülkemiz içindeki hain terör örgütleri artık yok olmak üzere, sınırlarımızın dışında kalan hain terör örgütlerinin de imha edilmesi sağlandığında bu ülkede kim nasıl siyaset yaparsa yapsın hiç önemli değil.

Ülkemiz 40 yıldır terörle mücadele yapmıştır, halen pislik yuvaları tam olarak temizlenmemiştir, içerdeki sıkıntılar çözülmek üzere iken, sınırlarımızda meydana gelen ihanetlerin ortaya çıkmasına devlet olarak asla göz yumulamazdı.

Suriye’yi yöneten katil baba Esat ülkemizi 30 yıl kan gölüne çevirmek için uğraştı başarılı oldu,  evlat Esat geldi geçmişte yaşanan sıkıntıların devam etmemesini sağlayan çeşitli çalışmalar yaptı, “her şey güzel olacak”  derken oğul Esat kendi halkına zulüm yapmaya devam edince, pusuda bekleyen vampir ülkeler bir şeyleri bahane ederek Suriye’yi kan gölüne çevirdiler, katil Esat kendi halkı ile barışık çalışmalar yapmaya başlamış olsa idi bugün milyonlarca Suriye halkı ölmeyecek,  topraklarından göç ederek sefalet içinde yaşamayacaklardı.

Baba Esat ülkemizdeki binlerce insanın, güvenlik kuvvetinin katili olarak tarihe geçmiştir, oğul Esat’ta kendi halkını katleden, Varil bombaları atarak beşikteki çocukların katili olarak hayatına devam ediyor.

Ülkemizde birileri katil Esat hayranlığını neden gündemde tutarlar?, kendi milletini acımadan katleden bir vampir ruhlu canlı ile nasıl anlaşma olacak?.

Kar yağdı havalar  soğudu, sıcak sobalar başında yinede ellerimizi ovuşturarak yaşarken, eksi 20-30 lar da dağlarda tepelerde hainleri temizlemek için mücadele eden vatan evlatları Esat’ı savunanların aklına hiç mi gelmiyor?.

Ülkemize terörü ihraç eden ülkelerin başında Suriye yönetimi gelmektedir, kendi insanını katleden katil, senin insanını düşünür mü?.

Şu anlamakta güçlük çekiyoruz, devlet adamlarımızın “katil Esat” ile masaya oturmasını teklif edenler, bu konuda samimiler mi?.

Suriye rejim ile nasıl, ne diyerek masaya oturulacak?, katliamın babaları olan ABD ve Rusya ile ülkemiz devlet adamları “silahlar sussun, insanlar artık ölmesin” diyerek masada anlaşma yaptıkları halde, silahların susmadığı bir bölgede bir katil ile Türkiye nasıl masaya oturup çözüm üretecek?.

Suriye de kardeş kavgasının nedeni katil Esat olduğu halde ülkemiz muhalefeti halen ısrarla; “Esat yönetimi ile masaya oturulmalı” diyerek neyin çözüleceğini sanıyorlar?.

Ey Ana muhalefet ve muhalefet partileri, şu günlerde Mehmetciğimiz eksi 30-40 derecedeki soğukta vatan bekçiliği yaparken, vatanımızı ve milletimizi bütün ihanetlerden koruma mücadelesi verirken, biraz insafa gelin, operasyonlar zamanında birlik ve beraberlik mesajları verin, verin ki bu yüce millet sizleri saygıyla ansın, yoksa tarihin kara sayfalarında yerinizi alırsınız.

Ey muhalefet; Mehmetciğimiz Karlı dağlarda hainlerle mücadele ederken, ülkemizdeki sağ duyulu siyasetçiler lütfen yerinizi iyi belirleyin ve hainlerin tam olarak netleşip ortaya çıkması için kendinizi milletin içinde kalmanızı sağlayın.

Gün kısır siyasi çekişmeler günü değildir, ülkemize ihanet edenlerle, ihanet etmeye devam eden ülkelerin ayrışma günüdür.

Ülkemizde “metre kareye ne kadar hain düşüyor” onu görmemiz için siyasetçiler kısır siyasi çekişmeyi bırakmalı, ülkemize ihanet edenler net ortaya çıkmalıdır.

Mehmetciğimiz bizlerin huzuru için halen Diyarbakır-Batman ara hattında Zori Barınma alanında olduğu değerlendirilen teröristleri etkisiz hale getirmek için; Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı, Diyarbakır ve Batman İl Jandarma Komutanlarının operasyonu arazide sevk ve idare ettiği KAPAN-6 ZORİ OPERASYONU başlatılmış, Karlı dağlarda hainleri etkisiz hale getirmek için mücadele ettiklerini asla unutmamak gerekir.

İşin özü de, sözü de şudur.

MHP genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli Salı günü yaptığı grup toplantısında çok açık ve net ifadeler kullandı;  “Artık sabrımız kalmamıştır. Misliyle karşılık verilse de katil Esed defolup gidene kadar yüreğimiz soğumayacaktır. Türk milleti başka seçenek görülmezse, Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı ve zalimleri yerle yeksan etmelidir. Rusya iyi niyetli değildir. Hükümetin Rusya ile ilişkileri tekrar gözden geçirmesi temennimizdir. Yansın Suriye, kahrolsun Esed. Ocağımızı söndürenlerin hayat pınarları kurusun. Esed devrilmeli, zulüm şatoları yıkılmalıdır.” diyerek gerçekleri ortaya koymuştur.

MHP genel başkanı sayın Devlet Bahçelinin ifade ettiği gibi; “Esad tahtından indirilmeden Türkiye’ye huzur gelmeyecektir” bu söz sıradan ve günü birlik söylenen söz olmadığına inanıyorum.

MHP genel başkanı sayın Bahçelinin bu sözleri birilerinin hoşuna gitmeyecektir, ama bu gerçekleri artı herkes kabul etmek zorunda kalacak, Türk askeri Suriye’deki ihanetler sona erene kadar Suriye’de kalacaktır.

Günün Sözü: Hainler Yok Olana Kadar Suriyeliyiz.