30 yıldır öksüz kalan Meralar ve Yaylalar artık öksüz değil.

Tokat Valimiz Dr. sayın Ozan Balcı Meraları ve Yaylaları Öksüz kalmaktan kurtardı.

Daha öncede birkaç defa ifade etmeye ve tarihe not düşmeye çalıştım, “Valimiz sayın Ozan Balcının Tokat ve bölgesinin kalkınması için yaptığı çalışmalarla bölgemiz kalkınamaz ise, daha da kalkınma şansı olmayacaktır” demiştim, bu sözlerim inşallah Tokat bölgesinde hayat bulacaktır.

Tokat Tarım ve Hayvancılık noktasında çok avantajlı bir bölgedir, geçim kaynağı Tarım ve Hayvancılıktır, asla büyük teknolojik yatırımlar bölgemize uygun değildir, doğruda değildir.

Her canlı doğduktan sonra yaşamak için, Toprağın ve Suyun bereketleri olan Tarım ve Hayvancılık ürünleri ile beslenmek zorundadır, bu besin ürünlerini üreten bölgede Tokat ve bölgesidir.

Her canlı hayatta kalmak için, çeşitli Gıdalara ihtiyacı vardır, canlıların her gıda ihtiyacını karşılayacak her ürün Tokat bölgemizde yetişmektedir.

Tokat Tarım ve Hayvancılık bölgesidir, bölgemizde yetişmeyen hiçbir ürün yoktur, yetişen ürünler direk tüketici ile kısa zamanda buluşurken uzun süreli tüketim içinde uygun yatırımlar vardır, yeni yatırımlar olacaksa tarım ve Hayvancılık üzerine sanayileşmesi gelişmesi gerekir.

Teknolojik ürünleri her bölgede üretmek mümkündür lakin Gıda üretimi  her bölgede olma şansı yoktur, var gibi gözükse de, yinede üretimin sürekli yapılabilmesi için alt temel yapı Tokat ve bölgesinde mevcuttur, buda Sıcak Su kaynaklarının bulunduğu bölgelerden bir tanesi Niksar ve Tokat bölgesinde çeşitli alanlardır.

Meraların bölgemizde yeniden hayat bulması ve özellikle Meraların ıslah edilerek Hayvancılığa kazandırılması bulunmaz bir nimettir.

Tarım ve Hayvancılık ülkemizde ve bölgemizde olmazsa olmazdır.

Ülke olarak hem Teknolojide ileri hamleler yapmalıyız, hem de Tarım ve Hayvancılık alanında dünya devletleri ile aynı seviyede olmalıyız.

Hayvancılıkta Meraların önemi çok fazladır, lakin meraların tam olarak sağlıklı kullanıldığını söylemek mümkün değil, inşallah sayın valimizin çalışanlığı ve “işlenmeyen Toprak ve Mera kalmasın” düşüncesi ile yaptığı çalışmalar tam olarak hayat bulduğunda inanıyorum ki Hayvancılık üretimi yapanlar Meralardan daha çok faydalandığında hem kaliteli Et ve Süt üretimi yapacaklar, aynı zamanda Meranın verimli otları yem konusunda üreticiyi rahatlatacaktır.

Hayvancılıkta Yem çok büyük önem taşıyor, üretici besicilik yamak istiyor ama, ye girdileri yüksek olduğu için üretici ekonomik olarak yeterli para kazanamıyor, kazancının çoğunu Yem parası olarak ödemek zorunda kalıyor, yeterli Karı elde edemediği içinde bazen Hayvancılık sıkıntı yaşıyor.

Cenabı Allah ülkemize bütün nimetleri vermiş, tabi ki nimetler kadar belaları da başımızdan eksik etmemiş!.

Öyle bedava yaşamak yok, ekmek elden, Su Gölden hesabı yaparak yaşamak mümkün olmadığı için Nimetler kadar külfetinde olacağını bilmek zorundayız.

Verimli Topraklar, 4 mevsimin yaşandığı İklim ve şimdilik yetecek kadar Suyumuz var.

Su zengini bölge değiliz, ama fakiri de hiç değiliz, çok verimli Topraklarımız var, çok Toprağımız yok, eldeki Toprak ve Suya sahip çıkabilir isek, verimli olarak kullanabilir isek, bizlerden sonraki nesillere yüzlerce yıl hayat verecek Topraklarımız ve Suyumuz olacaktır.

Meralar; Hayvancılık yapanlar için hayat kaynağı, özellikle köylerimiz uzun zamandan beri boşalmaya başlamış, Meralarda ve Yaylalarda öksüz kalmıştı, Vali beyin Tokat bölgesi için 500 bin Koyun projesi göç veren Tokat’ı, geri göç alan, köylerde hayat bulan, gençlerin köylere geri dönüş yaparak üretim yapan bir noktaya gelmeye başlamıştır.

20-30 sene önce insanlar yaylalarda hayvanların yayılması için alan bulamazdı, son yıllarda Yaylalarda nerede ise hayvan görülmez oldu, çoğu yaylalar boşaldı adam kalmadı, adamın olmadığı yerde tabi ki Hayvanda kalmadı.

Gidemediğin yer senin değildir, sözü çok kıymetlidir.

Bugün Yaylalarımız boş kaldığında üretim duracak, üretimin olmadığı yerde hayat pahalanacaktır.

Tarım ve Hayvancılık konusunda kağıt üzerinde çok işler yapıldığı görülse de, sahaya inildiğinde kağıt üzerindeki rakamların olmadığı görülecektir, bunu da tarihe not olarak düşüyoruz.

Hayatın gerçekleri ile kağıt üzerindeki yazılanlar ne zaman tam eşleşirse o zaman üretimde istenilen seviye yakalanmış olacaktır.

Niksar ülkemiz genelinde Ceviz ambarı idi, son 30-40 sene içinde Ceviz ambarı olan Niksar ve bölgemiz, kendisine yetecek Ceviz bulamaz hale gelmişti, çok şükür ki yine Vali beyin bölgemizde başlattığı Ceviz kapama bahçeleri ve bölgeleri çalışması ile son iki yılda bölgemiz yine eski ceviz ambarı olma yolunda ciddi çalışmalar yaptı, iki üç yıl sonra artık ülkemiz, Ceviz İthal eden ülke değil, ceviz İhraç eden ülke olacak, Tokat bölgesi de artık Niksar Cevizi ününe ün katarak ciddi ekonomik girdiler sağlayacaktır.

Bizler yapılan ve var olan değerlerimize dokunmaya çalışıyoruz.

Artık tokat bölgesi üreten bir bölge olma yolunda önemli çalışmalar yapıyor.

Tarım ve de iyi tarım çok kıymetli olmaya başladı, artık insanlar aldığı gıdaya, yiyeceği ürüne dikkat ediyor.

Hangi bölge daha sağlıklı ve kaliteli ürün üretiyorsa, halkın o bölgedeki ürünlere daha çok rağbet ediyor.

Tokat Bölgesi artık üretiyor.

İki yıl önce Çilek meyvesi bölgemiz dışından gelirken, Vali beyin Tarıma olan desteği sayesinde Çilek üretimi adeta zirve yapmaya başladı, Nisan aylarında başlayan Çilek hasadı, 11-12 aya kadar tarlalarda devam ediyor, inşallah Çilek üretimi Niksar’da çıkan Sıcak Su sayesinde 12 ay Çilek üreten noktaya gelecektir.

Bölgemiz adeta Zümrüt gibidir. Her mevsimin özelliğine göre üretim yapmak, 12 aylık sürede mevsimine göre Sebze ve Meyve üretmek mümkündür.

Niksar’da Salatalık Nisan ayında üretildi, tadı ve kalitesi başka bölgelerden gelen Salatalıktan daha kaliteli ve tadı, kokusu orjinaldır.

Üretene destek vermek, üretene sahip çıkmak artık bölge halkına kalıyor, inşallah üretene sahip çıkan bir toplum olarak hayatımıza devam ederiz.

Günün Sözü: ÜRETMEYEN TOPLUMLAR, BAŞKA ÜLKELERİN ESİRİ OLMAYA MAHKUMDUR.