Marketlerde FAHİŞ FİYATLARIN önüne  bir türlü geçilemiyor.

2 yıllık PANDEMİ  döneminde servetlerine servet katan MARKETLER bir türlü doymak bilmiyor.

Neden Marketlerdeki fiyatlar kontrol altına alınamıyor?, bunu anlamakta güçlük çekiyoruz!.

Bir önerimiz olacaktır, bu önerimizi yetkililer dikkate alırlar ise inanıyorum ki marketlerdeki VURGUN düzeni mutlaka son bulacaktır.

İlk önce şu Toptancı Hal çalışmaları acilen denetlenmeli Toptancı Sebze Hallerine girişi çıkış rakamları tam denetlenmelidir, burada en önemli görev Belediyelere düşmektedir.

İkinci hususu şudur.

Market denetimlerini devletin kuruları yapmaya devam ederken, esas denetim mekanizması olarak vatandaşa destek verilmeli, vatandaşımız Marketlerdeki fiyat artışlarını Vatandaşın denetimine vermelidir.

Nasıl mı olacak?

Kafa karıştırmaya gerek olmadan.

Vatandaşlar marketlerdeki alış verişleri takip etmektedir, vatandaşlara şu açıklama yapılmalıdır. Market alış verişi yaparken raflardaki fiyatları iyi takip ediniz, satışı yapılan ürünün alış  fiyatı, raflardaki satış fiyatı ve kasaya yapılacak ödemeler arasındaki fark varmı?, alış+satış+ kasada yapılan ödemelerde farklılık var ise bu satış fişini derhal en yakın Belediye zabıtasına, kaymakamlıklara ve Valiliklerde Vali yardımcılıklarına sunmalı, bu sunulan satış fişleri anında incelemeye tabi tutulmalı ve fişi getiren insanların bu yaptığı denetimden dolayı vatandaşa ekonomik destek verilmeli satışta haksız kazanç sağlayan Marketlere yüklü derecede cezalar kesilmeli, devlet vatandaşa yaptığı denetimden dolayı ödeyeceği parayı yine marketlerden tahsil etmiş olmalıdır.

Adına bir isim koymak gerekirse; MARKET AVCILARI denebilir!.

PANDEMİ süresince kapalı olmayan marketler, servetlerine servet katarken, küçük bakanlar, manavlar ve diğer iş sektörleri perişan olurken, PANDEMİ dönemi ile doyumsuzluğa ulaşan Marketler kontrol altına alınmış olur.

Yazdıklarımızdan birileri alınganlık yapabilir, hatta şunu da diyebilirler; BİZ TERÖRİSTMİYİZDE KELLE AVCILIĞI GİBİ BİZİ VATANDAŞ DENETLESİN?” deseler de bu sözler onlar için hafif bile kalır.

Evine ekmek götürmek için alın teri döken, hayat pahalılığı içinde çoluk çocuğunun rızkını temin etmek için alın teri döken vatandaşın cebine göz dikenler, Dağdaki teröristten ne farkı vardır?.

Hatta bir tık daha ilerleyelim, dağdaki teröristten daha tehlikelidir!..

Dağdaki teröristler şehre her zaman inerek eylem yapamazlar, her zaman köy basamazlar, amma lakin vatandaşın cebine göz diken vampir ruhlu marketler, vatandaşın cebine her dakika sahip olmakta, vurgunlarına devam etmektedirler!.

Bu sözlerimizden samimi, dürüstçe hizmet veren marketler alınmamalıdır, hatta bu teklifimizden memnun kalmaları, sahtekar ve vampir ruhlu marketlerle, dürüst çalışan marketlerin ortaya çıkmasından memnunluk duymalıdır.

Artık bu ülkede Marketler konusunda devlet gerekli önlemleri almalıdır.

Marketlerde alınacak tedbirler için yarın geç olabilir, tedbir bugün alınmalı ki artık vatandaşın canı daha fazla yanmasın.

84 milyon insana karşı adeta savaş açmış olan vampir ruhlu marketler ülkemiz için MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ haline geldiğini görüyoruz!.

Eskiden kar oranlarında %5-10 arası kar yapıldığında esnaflar “Allah’a şükürler olsun” der dua ederlerdi.

Şimdi Hükümet kendi aldığı KDV vergisinden %7 indirim yapıyor, marketlerde bir kıpırtı bile olmuyor!.

Hani bizde bir ata sözü vardır; “İYİLİKTEN MARAZ DOĞUYOR” diye.

Hükümetin bütün samimiyetine rağmen birileri ısrarla yüksek kazanç yapmaya devam ediyorsa, buna mutlak sert tedbirler alınmalıdır.

Aslında Hükümet bu konularda neden en sert tedbiri almıyor?

Acı ama şu gerçeği ifade etmek isterim.

15 Temmuz gecesi öncesinde başlayan Güneydoğu sınırlarındaki Güvenlik zafiyetini sağlayan ve 15 Temmuz İHANETİ gerçekleştiğinde sınırlarımızdan elini kolunu  sallayarak girecek olan yabancı hain güçle fırsat veren ihanet içindeki sözde devlet görevlileri ile, bugün ülkemizde marketlerde  yeterli denetimleri yapmayanlar  arasında ne fark vardır?

15 Temmuz öncesi ve gecesi terör örgütlerinin ve yabancı güçlerin sınırlarımız içine girmesini sağlamak isteyenlerle, her gün vatandaşın cebine göz diken Vampir ruhlu marketlerin yetkilileri arasında fark varmıdır?

Marketler hiç ayırt etmeden zengin fakir ayrımı yapmadan herkesin cebine göz dikmişlerdir.

Artık konuma değil eylem zamanıdır.

Acırsan acınacak hale gelirsin

Seçimlerin 2023 tarihinde yapılacak olması, o tarihe kadar Hükümetin daha önemli çalışmalarla meşgul olması gerekirken, Hükümetin enerjisini Halkın canını yakarak , halkımızı olumsuzluklara sürüklemek isteyenlerle mücadele yapması, gelecek seçimlerin hangi boyuta getirilmek istendiğinin önemli bir ölçüsü olsa gerek.

Cumhurbaşkanlığı seçim sistemini bizler neden benimsedik?, olağan üstü durumlarda, en kısa zamanda en set veya gerekli tedbirlerin alınacağını bildiğimiz için ve gördüğümüz içindir.

Bugün Halkın cebine göz dikenlerle, en sert mücadeleyi ancak Cumhurbaşkanlığı sistemi ile mümkün olduğuna inanıyoruz.

ACIRSANIZ ACINACAK HALE GELMEMEK İÇİN, halkın artık daha fazla sömürülmemesi için MARKET AVCILARI İMKAN VERİLMELİDİR!.

Bugün terörle mücadelede başarı varsa, bunun pek çok önemli nedeni vardır ama, “teröristlerle Kelle Avcılığı” düşüncesi terör örgütlerinin üst seviyedeki hainlerinin tepelenmesi, ülkemizde terörün bitmesini sağlamıştır.

Ha dağdaki terörist Güvenlik kuvvetlerimize kahpelik yaparak can alması, ha şehirde halkın cebine göz diken ve her geçen gün halkın fakirleşmesi için çalışan vampir ruhlu market yetkilileri.

Ne fark var?, her iki ihanet de halka karşı ve hatta Devlete karşı yapılan hareketlerdir.

ŞEYTAN AYRINIDA GİZLİDİR sözü bizlere çok şeyler hatırlatıyor!.

İstanbul’daki GEZİ olayları masum başlamıştı!.

Sonuçta İstanbul ve pek çok şehirde eylemler hem devlete, hem de  millete büyük zararlar verdi.

Vampir ruhlu marketlerin, masum gibi gösterilen tarafı, artı Vampirleşmiş, halkın kanını emmekten kaçınmaz hale gelmiştir, en kısa zamanda tedbirler alınmalıdır.

Günün Sözü; ŞEYTAN AYRINTIDA GİZLİDİR!…