Yazdığım başlık gençler sisi şaşırtmasın,

Lütfen yazıyı sağlıklı bir şekilde okuyunuz, tabiki yalnızca gençler değil, ÖN YARGILI OLAN siyasetçiler ve bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olanlarda okumalı.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan ne diyor; ARTIK ESKİ TÜRKİYE YOK, YENİ TÜRKİYE VAR” derken, mutlaka tek bir noktadan konuyu açıklamamıştır.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan “Türkiye artık eski Türkiye değildir” sözlerinin altındaki gerçekler, artık Türkiye vesayet rejimi ile yönetilmiyor, artık Türkiye daha özgür ve bağımsız” düşünceleri içinde yeni Türkiye’den bahsediyor.

Bizler sayın Cumhurbaşkanının düşüncelerini paylaşırken ona ek olarak şu düşüncemizi eklemek isteriz. ESKİ TÜRKİYE MANUKYAN’IN VERGİ REKORTMENİ OLDUĞU TÜRKİYE İDİ,  YENİ TÜRKİYEDE UZAY ÇAĞININ VE SON TEKNOLOJİ SAVUNMA SANAYİ ÜRÜNLERİNİ ÜRETEN SANAYİCİLERİN TÜRKİYESİDİR” aradaki farkı bizler söylemeyelim, bunu okuyan gençler ve kısır çekişmelerle gündem oluşturmaya çalışan siyasetçilerin taraftarları araştırsın.

Yeni Türkiye ile eski Türkiye’yi anlamak için MANUKYAN kimdir?, ne iş yapar?, yaptığı iş nasıl olurda sanayicilerin önüne geçerek Türkiye de VERGİ REKORTMENİ OLUR? Bunun cevabını alanlar, yeni TÜRKİYE’NİN ne olduğunu öğrenmiş olur.

Halen eski Türkiye’yi özleyenler ve özleyen siyasetçilere körü körüne destek veren, sözde vatanseverler var!!!!

Ne garip değilmi?.

Manukyan’ın vergi rekortmeni olduğu Türkiye, yerine dünyanın en mükemmel teknolojisini, savunma araçlarını üreten Türkiye’ye kavuştuğumuz halde halen eski Türkiye’yi özleyenler var.

Sanırım bu tespitimiz pek çok insanı şaşırtmıştır hatta şoka girenlerde olabilir!.

Eski Türkiye; Parlementer sistem içinde Cumhurbaşkanı seçilir idi.

Aslında bugün Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi ile yönetilirken burada çok hayati önem taşıyan bir noktayı daha ortaya koymak gerekir.

Cumhurbaşkanlığı seçim sisteminden önce, bizler HALK olarak ANAYASA OYLAMASI YAPTIK VE CUMHURBAŞKANINI HALK OLARAK BİZ SEÇELİM OYLAMASI YAPTIK ve oylamada kabul oyu kullandık.

Yani Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminden önce Halk olarak CUHURBAŞKANINI HALK OLARAK BİZ SEÇECEĞİZ dedik ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ YAPTIK. Bu ayrıntı çok önemlidir.

Parlamenter sistem devam ederken, Halk olarak  Parlamentoyu HALK olarak biz seçiyorduk, hem de Cumhurbaşkanını HALK olarak biz seçeceğiz dedik, HALK oylaması ile kabul ettik.

Halk olarak bizler; hem Parlamentoyu seçme hakkımız oldu bununla birlikte seçilen Parlamento Hükümeti kurmak için Başbakan olacak, Milletvekillerinden Bakanlar olacak, aynı zamanda Cumhurbaşkanını halk olarak seçme hakkımız doğunca burada büyük bir sıkıntının oryaya çıkması gündeme geldi.

Ülkemiz eski Türkiye de olsa idi, Başbakanı halk seçecek, Başbakan veya adayları halka vaatlerde bulunacak, Cumhurbaşkanı da seçimlerde halka vaatlerde bulunacak, her iki tarafı da halk seçtikten sonra, seçim vaatlerini yerine getirmek için ayrı partiler seçildiğinde, Başbakan hükümetinin onayını Cumhurbaşkanı vermiş olacak, seçilen Cumhurbaşkanının bütçesini de Başbakanlı Hükümet onaylayacak, her iki güç aynı partiden olmadığında güçler ve hizmet onayları nasıl yürüyecek?

Cumhurbaşkanlığı seçim sistemi, Cumhurbaşkanını Halk seçme hakkını elde ettikten sonra ortaya çıkan bir yönetim sistemi olmuştur.

Bugün halkın kafasını karıştırarak Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemini eleştirip halkın kafasını karıştırmak isteyenlere, verilmesi gereken cevap, hem Parlementoyu halk seçiyor dolayısıyla Başbakan Parlementodan seçiliyorsa, ülkede yaşanacak krizlerin çözümü mümkün olmayacak dolayısıyla, yönetim sisteminin mutlaka değişmesi gerekirdi, yine Halk olarak Cumhurbaşkanlığı seçim sisteminide bizler halk olarak kabul ettik oylamada CUMHURBAŞKANLIĞI YÖNETİM SİSTEMİNE OY VERDİK VE KABUL ETTİK.

Geçmiş tarihlerde yaşandı, Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel Parlementoda çoğunluğu elinde tutan Doğru Yol partisi genel Başkanı sayın Tansu Çillere Hükümet kurma yetkisi vermedi TBMM de tek milletvekili olan Yalım Erez’e Hükümet kurma yetkisi verdi aylarca Türkiye Hükümetsiz kaldı.

Yine Parlemento sistemi içinde, Milletvekillerinin çoğunluğu Cumhurbaşkanı olarak sayın Abdullah Gül’ü seçtiği halde 367 dayatmasını Milletvekillerine yaparak seçilmiş Cumhurbaşkanı görevine başlatılmadı, o tarihte Cumhurbaşkanı olan sayın Ahmet Sezer 8  ay gibi bir zamanda seçilme süreci dolduğu halde görevini TBMM Başkanına vermesi gerekirken, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı yapmış sayın Ahmet Necdet Sezer kensini seçen Parlementonun kurallarını hiçe sayarak, yeni seçilen Cumhurbaşkanı seçimlerine kadar Cumhurbaşkanlığı yapmıştır, yani çürümüş bir Parlemento sisteminin bir iki örneğini vererek neden MANUKYANLARIN vergi rekortmeni olduklarını anlamaya bu örnekler yeter sanırım!!!.

Yeni Türkiye’de Sanayi ve Teknolojiyi üreten iş insanları vergi rekortmen oluyor.

Eski Türkiye’de resmi, olarak kadını satanların vergi rekortmeni olduğu yılları yaşadık.

Yani Kerhane (kadının ilişkiye) girdiği işyerleri vergi rekortmeni oluyordu, kötü bir düşünce olmasına rağmen sattığı kadınlar üzerinden fiş kesip vergi rekortmeni olduğu için Manukyan’a kızmaya da hakkımızın olmadığını ifade etmek isterim!!!!!

Türk Milleti hak etmediği kadar kötü yönetildi, Parlamentoda bulunan partiler TBMM başkanını aylarca seçememişti, en sonunda Rahmetli Başbuğ Türkeş CHP nin adayına oy vererek TBMM nin başkanının seçilmesini sağlamış oldu.

Eski Türkiye özlemlerinin peşinden gitmeye çalışan vatan sever Halkımıza duyurulur!!!!.

Günün Sözü; ESKİ TÜRKİYE, MANUKYANLARIN VERGİ REKORTMENİ OLDUĞU TÜRKİYEDİR!!!!!