Ülkemizde MANDA yönetimine talip olanlar bir kez daha hayal kırıklığına uğradı.

Ülkemizdeki MANDA yönetimi taliplileri CHP ve İP genel başkanları bir kez daha hüsrana uğradıkları için şaşkınlık içinde olduklarını görüyoruz.

Ülkemizdeki terör örgütü ve yandaşlarına sahip çıkan başta ABD ve bazı AB ülkelerinin Büyükelçilerinin ülkemizde yaşarken destek vermelerine şaşırdık mı?

Tabi ki şaşırmadık!.

Şaşkınlık yaratan yabancı ülke Büyükelçileri değil, Büyükelçilerin sözleri karşısında halen kirli siyasetlerini devam ettirmekte ısrar eden CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu ve İP genel başkanı Akşener’dir.

Cumhurbaşkanımızın şu sözlerinin hayat bulduğunu halen anlayamayan, yabancı ülkelerin yetkilileri yanında CHP ve İP genel başkanlarının da anlamamakta güçlük çekmesi manidardır.

Ne talihsizliktir ki, Cumhuriyetin kurucu liderinin kurduğu parti genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ülkemizin MANDA YÖNETİMİ ile yönetilmesi adeta ısrarla istemekte olduğunu görüyoruz.

İktidar olamama hırsı CHP genel başkanında öyle hale gelmiş ki, inanın bu hırsı kendisine zarar verdiği gibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de kabirde yatarken onun ruhunu incittiğini düşünüyorum.

Ülke yönetimine talip olmak, illa ki Hükümet olmak, iktidar olmak değil ki, güçlü muhalefet olarak da ülke yönetimine katkı sağlamak ve halkın sevgisini kazanmak mümkündür.

Bir kez daha ifade edeyim.

20 sene önce AK Parti diye bir siyasi parti yoktu.

20 sene önce kurulan AK Parti, 19 yıldır ülkemizde Hükümet olarak halkımıza hizmet yapıyor.

Cumhurbaşkanının seçimlere katılırken onun hükümet olamayacağını yazıp söyleyenler, ne yazık ki ilk seçimde AK Parti iktidar olunca şaşkınlık içinde kaldılar, şaşkınlıkları geçenler hükümete destek verdi,  ama Cumhurbaşkanını anlamamakta ısrar edenler provokatör çalışmalarına devam ediyor!.

Hür ve Bağımsız Türkiye sevdalıları Cumhur İttifakına inanan insanlar, tabi ki Hür ve Bağımsız Türkiye sevdalısı olup da Millet İttifakına oy verenlerde var, kimisi inat uğruna tuttuğu partiden ayrılmak istemiyor, kimisi makam ve mevki hırsı uğruna aynı partisine oy veriyor, kimisi de “algı operasyonlarına” yenik düşüp Cumhur İttifakından ayrıldığı için geri dönmekte zorluk yaşıyor.

Bu ülkede yaşayan insanların %99’u vatan ve millet sevdalısıdır, ne yazık ki küçük siyasi çekişmeler veya menfaatler, siyaseten ayrışmaya neden oluyor.

Bu ülkede %1’lik kesim ise yurt içi ve dışı bağlantılı olanlar her zaman Türk milletine ihanet içinde olanlar vardır.

Bugün yabancı ülkelerden medet umarak Cumhur İttifakını yıkmaya çalışanlar, yabancı ülkelerin desteğini alarak yaptıkları her hatanın bedelini mutlaka ödeyeceklerini unutmamaları gerekir.

Halktan, Türk milletinden destek almadan siyasette hayat bulmak mümkün değildir.

Türkiye eski Türkiye değildir sözlerini boşuna söylemiyoruz.

10 tane yabancı ülke Büyükelçisinin ülkemize yaşarken yaptıkları kalleşliği unutmayacağız!.

Atalarımız ne demiş?; SU UYUR AMA DÜŞMAN UYUMAZMIŞ!….

Suyun madde olarak uyumasının mümkün olmadığını bilen atalarımız, su gerektiğinde uyuyabileceğini söylerken, düşmanların ne kadar kahpece ülkemiz üzerinde oyun oynayacaklarını anlatmak için bu kıymetli sözleri söylemişlerdir.

MANDA YÖNETİMİ özlemi çeken CHP ve İP genel başkanları yabancı Büyükelçilerin sözleri karşısında iktidardan önce söylenen sözlere tepki vermiş olsalardı, Türk milletini gönlünde yer bulurlardı, lakin MANDA YÖNETİMİ özlemi içinde olan yabancı ülkelerin desteği ile Cumhur İttifakını yıkma özlemi içinde olan iki genel başkan yine sınıfta kaldı, sınıfta kalmaları yetmedi, sandığın dibine gömülü verdiler, Büyükelçiler azgınlıklarını Viyana sözleşmesine atıfta bulunarak yaptıkları hatadan geri döndüklerini beyan ettiler.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Büyükelçiler hakkında ilk söylediği sözler çok doğru idi, “Büyükelçilerin istenmeyen adam ilan edilmesi” çok kıymetli ve değerli idi, sonradan hatalarını anlayanlar karşısında söylediği sözlerde kıymetli idi; “biz kimse ile kavga etmek istemiyoruz” diyerek, büyük devlet adamı olduğunu ortaya koydu.

Millet İttifakını oluşturan partiler, konuşmalarında “bütün ülkelerle kavgalıyız sözlerinin yalan olduğunu halkımız zaten biliyor, bizim kavga ettiğimiz ülkeler şunlardır, ülkemizi MANDA yönetimine almak isteyenlerle, ülkemizi terör faaliyetleri ile baskı altına alıp, dünyadan tecrit etmek, Hür ve Bağımsız Türkiye sevdasını söndürmek isteyenlerledir.

Cumhur İttifakını oluşturan partiler Yunanistan ile de kavgayı hiç istediler, istemiyorlar da, amma lakin Yunanlı siyasetçiler iktidar olmak için her seçimde Türkiye aleyhinde konuşarak Yunan halkını kandırarak oy alma arzuları ülkemizi ile kavga süreçlerini başlatmak istiyorlar.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan, Yunanlı meslektaşlarına sürekli zeytin dalını uzattığı halde Yunanlılar aynen Eşşek adasındaki Eşşekler gibi sürekli tepiniyor, arka ayakları ile çifte atarak kendilerine uzatılan Zeytin dalını kırıyorlar!…

Yunanlılar ve Suriye’deki katil Esat ile kavga eden bizim ülkemiz değil, onlar kendilerine uzatılan Zeytin dalının kıymetini bilmiş olsalardı, bugün Suriye’de on binlerce insan katledilmemiş olacaktı, Yunanlı devlet adamları Yunanistan’ın ekonomik kaynaklarını gereksiz yere silaha yatırmayıp bizlerin Mavi Vatan dediği sularda çıkacak her maddenin Türk milleti olarak Yunan halkı ile paylaşımı adil olacak, her ili Millet de kendi ülkelerinde terörden kurtulmuş şekilde mutlu ve huzurlu yaşayacaklardı.

Suriye’deki katil Esat ile Yunanistan’ı yöneten siyasetçiler kesinlikle kendi halklarının mutlu ve huzurlu olmalarını istemiyorlar, istemiş olsalar ülkemiz ile kavgayı değil, dostluğu tercih ederlerdi.

Bazı insanlar ne yazık ki Kedilerden daha nankörler.

Kapımızdaki Su kabına ve yiyecek kabına Su ve yiyecek bırakıyoruz, onu içen hayvanlar bizi görünce sevgilerini ifade eden hareketler yapıyorlar, ama nankör olan insanların karınlarını ne kadar doyurursan doyur nankör olunca bitmek bilmeyen istekleri ile karşılaşırsınız!…

Günün Sözü; KEDİ KÖPEKTEN DEĞİL, NANKÖR İNSANCIKLARDAN KORKUN!…