Ülkemizde ve bölgemizde iklim değişiklikleri kendisini göstermeye başladı, mevcut sularımıza sahip çıkalım.

Dünyada iklimlerin hızla değiştiğini görüyoruz, dünyadaki iklim değişikliklerin yansıması ülkemizde ve bölgemizde de artık çok net görülüyor.

Bilim insanlarının ifadelerine göre bölgemizde yağışların oranı %10 çoğalacağını duyuyoruz, Akdeniz ve Ege bölgelerinde  Kuraklıklar ve yağış oranının %50 azalacağı ifade ediliyor, bütün bunların karşısında insanlar halen Doğanın tahrip olmasına karşı bir direnç gösteremiyoruz.

İklim değişikliği karşısında bölgemizde yapılacak olan ilk iş verimli topraklara sahip çıkmak ve verimli toprakları BETON yığını haline getirmekten en kısa zamanda vazgeçmek olmalıdır.

Ülkemizde ve bölgemizdeki, iklim değişikliklerini bir bütün olarak görmek zorundayız.

Kelkit Vadisi Küresel Isınmadan etkilenmemesi gereken böler içinde idi, lakin çok sayıda HES’lerin yapılması bölgenin iklim yapısını değiştirmiştir.

Ülkemizde var olan sıkıntıların içinde pek çok konu tartışılmalı, doğru ne ise o yapılmalıdır.

HES’ler doğaya zarar vermemesi gereken önemli yatırımlar içinde olması gerekirken, ne yazık ki Hes’lerin pek çoğu Doğayı katleden yatırımlar olarak dikkat çekiyor.

Niksar şehir olarak Elektrikler 1930 yılında tanışmış ve 1930 yılında Hes’i ilk kuran şehirlerden bir tanesidir, kendi kurduğu HES ile şehir Elektriğe kavuşmuş, Tokat l merkezi Niksar’dan 1 sene sonra Elektriğe kavuşmuştur, yani Niksar şehir olarak teknoloji ile tanışan önemli şehirlerden bir tanesidir.

Daha öncede ifade ettim, HES’ler doğanın dostu olarak ortaya çıkmasına rağmen son yıllarda Doğayı kaleden işletmeler olarak gündeme gelmiştir.

Ülkemiz ve bölgemiz Su konusunda çok büyük kaynaklara sahip değildir, eldeki Su kaynaklarını en verimli şekilde kullanmak zorundayız, Küresel Isınmanın etkisi ile Su kaynakları daha az hale gelecek veya hızlı yağan Yağmurlar toprakla tam buluşmadan denizlere akıp gidecektir.

Niksar’ı ve bölgemizi Doğal felaketlerden korumak için en kısa zamanda çeşitli tedbirler almak zorundayız, daha öncede ifade ettim en verimli toprakların artık beton yığını olmasına mani olmalıyız, en verimli toprakların daha fazla beton yığını hale gelmemesi için Bayramdan sonraki günler bu konuda daha ciddi çalışmaların yapılmasını sağlamalıdır, ikinci husus ise Su kaynaklarını korumak, Su alanlarında yapılmak istenen hiçbir yapıya izin verilmemesini sağlamaktır.

Daha önce birkaç defa gündeme getirdik, Niksar’ın en önemli Su kaynakları bölgesine  Gülbayır Köyü Kaynar mevkiinde yapılması planlanan Kaynar HES geleceğimiz açısından çok tehlikeli bir planlamadır.

Kentin içme suyu kaynaklarından doğarak Niksar’ın içinden geçen Çanakçı deresi üzerinde Gülbayır Köyü Kaynar mevkiinde yapılması planlanan Kaynar HES 2015 yılında da gündeme gelmişti. 2015 yılında Çanakçı deresi üzerine 2.34 Mw gücünde küçük bir santral olarak yapılması planlanan Kaynar HES projesi Niksar’ın içme suyu kaynakları üzerinde olumsuz etkileri olacağı nedeniyle büyük tepkiyle karşılanmıştı.

Niksar halkı hiçbir yatırıma karşı olmamıştır, ama hatalı yapılmak istenen her şeye Niksar halkı gerekli tepkileri mutlak vermiştir, vermeye devam edecektir.

Bilim insanları yıllardır Küresel ısınmaya dikkat çekiyordu, Bilim insanlarının sözlerini dikkate almayan devlet adamları, bunlara tepki vermeyen milletler sayesinde dünyayı felakete doğru sürükledikleri görülüyor, milyonlarca insan Doğal felaketlerle karşı karşıya kalıyor, binlerce ölüm olayları ortaya çıkıyor ama bir türlü gerekli eylemler ve tedbirler alınmıyor.

Niksar’ın içinden geçen Çanakçı deresi üzerinde Gülbayır Köyü Kaynar mevkiinde yapılması planlanan Kaynar HES’e asla izin vermeyeceğiz, işin içinde kimler olursa olsun, hatta Niksar’ın geleceğini karartacak olan kaynar HES’in yapılmasına kimler katkı sağlıyor, halkı kandırmaya çalışıyorsa bunları da alenen ortaya koyacağız, bu konuda asla taviz vermeyeceğiz.

Bugünkü insanlığa emanet edilen en verimli toprakların ve Doğal Su kaynaklarının insanların geleceğini karartacak hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine çalışacağız.

İki önemli hususu dikkate almanın ötesinde artık bilim insanları veya yetkililer, Küresel ısınmaya karşı direnç gösteren ürünlerin üretilmesi sağlanmalı, Küresel ısınmadan kaynaklanan iklim değişiklikleri karşısında ürünlerin nasıl değişikliğe “dayanır” çalışmaları yapılmalıdır.

Son yıllarda yağan Yağmurlar, bilim insanlarının tespitlerini aynen yansıtıyor, “Yağmurlar hızlı yağacak, sellenmeler olacak, sellenmelerle birlikte insanlar mağdur olacak” denmişti, bu düşünceyi yıllardır bizler gündeme getirdik yazdık, Niksar’da halen gerekli tedbirlerin alınmadığını görüyoruz.

Gelecek yıllarda Düz arazilerde yaşayan insanlar daha çok mağdur olacaklar, hızlı yağan Yağmurların önlemi zamanında alınmadığı için, Evler ve işyerleri Sel Suları altında kalacak, baskın şeklinde yaşanacak yağmurlar sonrasında hem can kaybı hem de ciddi mal kayıtları ortaya çıkacaktır.

Geçtiğimiz günlerde Niksar’da yağan 10-15 dakikalık sürede yağan yağmur sularının Niksar’da nelere mal olduğunu gördük!. Şayet Yağmur aynı hızla 10 dakika daha yağmış olsa idi, sanırım Niksar merkezinden olan Çanakçı deresinin önemi daha iyi anlaşılacaktı.

Niksar gibi bir şehirde hızlı yağan Yağmurdan dolayı mağduriyetler yaşanıyor ise, düz alanlarda kurulan ve Niksar’ın ortasından geçen Çanakçı deresi gibi deresi olmayan, şehirlerde yaşanacak felaketleri düşünmek bile istemeyiz.

Niksar şehir merkezinin ortasından geçen Çanakçı deresi iyi değerlendirilmelidir,  pek çok şehre nasip olmayan Çanakçı deresi gelecek yıllarda hızlı yağan yağmurlardan dolayı can ve mal kaybını önleyecek en önemli kazanç Niksar Çanakçı deresidir, tabi ki Maduru deresini de eklemek gerekir.

Küresel ısınmadan dolayı zaman geçmeye geçti ama, hiç değilse gelecek aylarda ve yıllarda daha fazla mağduriyet yaşanmaması için gerekli tedbirler alınmalıdır.

Günün Sözü: DOĞA İLE DEĞİL, BOĞA İLE GÜREŞİLİR.