İşletmeler Zamları yağmur gibi yağdırmaya başladı.

Bir garip zaman yaşıyoruz, doların yükselmesini bahane eden çok sayıda işletme zam yağmuruna devam ediyor.

Cumhurbaşkanımız vatandaşın canını acıtan zamlar karşısında belediyelere talimat vererek gereğinden fazla yapılan zamlara karşı belediyelerin denetleme yapmasını istedi.

Pazartesi pazarındayız, Marul 2.5 TL, Domatese laf söylemek ne mümkün yılın zam şampiyonu, Yeşil Fasulyenin ikinci ürünü çıktı Domates kadar zam olmadı, Fasulye 3-4-5 TL den satılıyor, Salatalık 2-3-4- TL den satıldı, Üzüm maşallah 4-5 TL den aşağıya inmedi, satıcıya soruyoruz; hayrola nedir bu yüksek fiyatlar; “ne yapalım Dolar yükseldi” deyince ürün almaktan vazgeçiyoruz, şayet; “ne yapalım mahsul yandı az ürün var o nedenle yüksek fiyatlar” deyince pazarlık yapmadan alış veriş yapıyoruz.

Pazar yerlerinde zabıta denetimi fiyatlar konusunda yapılıyor mu?  Sanmıyoruz, kimin nerden kaç TL ye aldığı ve sattığı belli değil, en önemli gerekçe “ne yapalım dolar yükseldi” sözleri.

Hayatımda bir aylık zaman içinde yapılan yüksek zamların bugüne kadar yapıldığına hiç şahit olmadık!, nasıl bir zam furyasıdır anlamadık.

Bizim gazete ve matbaa sektöründe zamlar yağmurdan da öte olmaya başladı, yıl içinde 100TL, sonra 118 TL, 150 TL derken aynı kağıt 9 ay içinde 300 TL oldu, bu kadar zam yetmiyor; para peşin Kırmızı meşin” diyerek “çek falan bizde geçerli değil, parayı vereceksin kağıdı alacaksın” diyorlar, hadi bakalım nasıl yaparsan yap!.

Matbaacı satmış 118 TL lik dönemde malını, kesmiş faturasını, daha parasını alamamışken kağıt olmuş 300 TL, nasıl olacakta bu esnaf bu işin içinden çıkabilecek.

Bankaların yanına yanaşmakta mümkün değil, genel müdürlükler talimat vermiş, ananın adı?, babanın adı?, hangi sülaledensin?, sorulara tam cevap verdinse bu kez banka müdürü; sende gri çizgi var, pembe çizgi var” diyor, sende “yok onu hallettim” dediğinde; kusura bakma genel müdürlük krediyi onaylamadı” diyor sana bir çay ikram ediyor, yolun açık olsun.

En zam yağmuruna tutulmayan sektör var mı?, sanmıyoruz inşaat sektörünün yoğun olduğu günleri yaşarken inşaat sektörüne zam üstüne zam geliyor, esnaf daralmış bunalmış ne yapacağını şaşırmış; “müşteriye fiyat söylemekten utanıyoruz, elimizdeki malı idare ederek satmaya çalışıyoruz, bakalım yeni mal gelince insanlara ne diyeceğiz” diyorlar; 35 TL ye sattığımız ürün 70 TL oldu, yine zam gelmiş 85 TL fiyatla geldi” deniyor.

İşletmelere yani satıcı esnafa soruyoruz, “bu ürünler yurt dışından gelen ürün mü?”, diye; “hayır yurt içinde üretilen yerli ürünler” peki bu zamlar neden?” bizde bilmiyoruz bu zamana kadar hiç böyle zam yapılmamıştı haftada bir zam geliyor bizde şaşkınız” diyorlar.

Eh artık Marul 2.5 TL olunca herkes istediği zamları yapmakta serbest oluyor.

İnsanlarımızla sohbet yaparken neden gereksiz zam yapıyorsunuz” dediğimizde onlarda bize, “Niksar Belediyesi zam yağmuru yaptı, pet şişe sular her gün farklı fiyatlarla satıldı, Damacana Suyuna yapılan zammı anlamak mümkün değil, Damacana malzemesi bizlerin olduğu halde Niksar Belediyesi Damacanaya Su doldurup satınca SU zamlı oldu, AK Partiden belediye başkanı olan kişi zam yağmuru yapınca bizlerde buna uygun hareket ettik, Cami İmamı meselesi var ya” diyerek cevap verdiler.

Gerçekten çarşı pazarda yaşanan pahalılık insanları canından bezdirdi, bu yaşanan sıkıntılı süreçlerde AK Parti belediyelerine çok iş düşerken onların yaşanan süreçlere müdahale etmeyip zam üstüne zam yapmaları işi çığırından çıkartıyor.

Yaşanan sıkıntılar şu parti bu parti meselesi değildir, halkın cebinden sürekli paralar çalınmaktadır, halkın cebinden çalınan paraların hiçbir katkısı olmayacaktır, halk bunun hesabını mutlaka imkan bulduğunda soracaktır. Hani diyoruz ya, İğneden İpliğe varıncaya kadar zam geldi.

Ülkemizde oynanan döviz  oyununa kendilerini vatan sever olarak görenler ve anlatanlar nasıl geldi?, bunu anlayamıyoruz.

Zam furyasını ülke genelinde yayın yapan TV lerde çok sayıda yayın yaparak yetkililere duyuruyorlar ama sayın Cumhurbaşkanımızın vatandaşın canını yakan zamlar konusundaki uyarıları birkaç belediye dikkate alıyor halkın canının yanmaması için destek veriyor, bu yapılan yanlışları takip edecek kişi ve kurumlar için de AK Parti  İl ve İlçe teşkilatları da var, AK Parti teşkilatları zam yağmuruna dur demek için çalışma yaparsa halkın taktirini kazanacaktır.

İşletmeler ürettikleri ürünler için tabi ki zarar etmemesi gerekir, lakin 1 gün önce 500 TL olan bir ürün bir gün sonra 1000 TL ve üzerinde bir rakamla satış yapılmak istenirse devletin kurumları bu kaptı kaştıcılığa DUR! demesini bilmelidir.

Marul 2.5 TL.  tamamda, yükselen Döviz ile ekilip hasat olan Marula etkisi nedir?, bu örneği neden sıkça veriyoruz, birileri çıkarcılık üzerinden insanların cebinden para çalmaya çalışıyor ve hatta çalıyor da.

İşin özü şu olmalı, halk hızla fiyat artışı olan ürünleri protesto etmeli ki ne olduğu belli olsun” diyeceğiz lakin zan yapmayan firma nerede ise kalmadı, pahalanmayan ürün kalmadı bu protestoda hayat bulmayacak.

Zam yağmuru ne zaman duracak bakalım, ülkemize dövizle yıkmaya çalışanlar amaçlarına inşallah ulaşamayacaklar ama, ihanet içinde olanların ihanetlerinde çok büyük vurgun vuranlar ne olacak?

Devletimiz “her zaman 18 yaşındadır pek acele etmez” tespit eder, bekler, ama sonuçta doğru olan ne var ise yapılır.

Halkı canından bezdirenler mutlak tespit edilecek gerekli cezaya çarptırılacak ama halkın cebinden milyonlar daha fazla çıkmadan yapılsa daha güzel olacaktır.

Domates 4-5 TL den satılınca bu sene Domates salçasının kilosu ne olur?.

Birileri fırsatı ganimet bilip vurgun üstüne vurgun yapıyor, bakalım bu vurgun ne zaman sın bulacak?.

Döviz kurları aşağıya indiği halde halen zam yağmuru devam ediyorsa ki ediyor, inşallah kısa zamanda çözümler bulunur.

Günün Sözü:  ALLAH KORKUSUNU BİLMEYEN KULDAN UTANIRMI?.