24  Haziran 2018 tarihinde  yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerine az bir zaman kala siyasi parti liderlerinden  ve Cumhurbaşkanı adaylarından şunu öğrendik, “Cumhur İttifakı” nı oluşturan  AK parti ve MHP ülkenin imar ve ihyası için  her çalışmayı yaparken, “Millet İttifakı”nı oluşturan CHP+SP+İP+DP ve yandaşları HDP bugüne kadar yapılan en önemli eserleri yıkmak ve satmak için geldiklerini ifade ediyor.

24 Haziran seçimleri ilginç hale geldi, “Cumhur İttifakı” yapmak ve daha mükemmel hizmetlere imza atarken, “Millet İttifakı, “yıkacağız, yapmayacağız” sözleri ile halkın karşısına çıkıyor, her iki ittifakı oluşturan siyasi partilerin seçmenleri her iki düşünceyi de alkışlıyor!…

Bugün seçimlere giderken; “yıkacağım, sattırmayacağım, yaptırmayacağım” diyenleri yıllar öncesinden hatırlamaya çalışıyoruz.

Adalet Partisi sonradan Doğruyol partisi genel başkanı olan rahmetli Süleyman Demirel 1. Boğaz Köprüsünü yapmaya başladığında, CHP li siyasetçiler “Yapamazsın, yaptırmayacağız” diyerek siyaset yaptılar, 1. Boğaz Köprüsü yapıldı ülkemizde yaşayan her insan bu köprüyü kullanarak hayatına hayat kattı.

Başbakan rahmetli Süleyman Demirel’in yaptırdığı 1. Boğaz Köprüsünü rahmetli Özal seçimlerden önce Boğaz Köprüsünü “satacağım” (hisse senetlerini) dediğinde, zamanın sosyal demokrat partisi Halkçı Parti genel başkanı “satamazsın sattırmayacağız” diyerek siyaset yaptı, rahmetli Özal iktidar olunca Köprünün hisse senetlerini satarak devlete ciddi bir gelir elde etti, ekonomiye farklı bir pencere açılmasına vesile  oldu.

Ülkemizde ilginç olan siyaset şudur; ülkemizde en önemli devlet yatırımlarını sağ düşüncedeki liderler ve partileri yapıyor, ekonomiye can katıyor, ülke insanının refahı için çalışıyor, kendilerini özgürlükçü ve her insanın hür bir şekilde yaşamasını sağlayacağını ifade eden sosyal demokrat partiler ise, yapılan önemli ve dev yatırımların yapılacağı zaman “yapamazsınız, yaptırmayacağız” diyorlar, sonrada ekonominin bir gereği olarak ekonomik gelir elde edileceği zamanda; “satamazsınız” yaygarasını yapıyorlar.

Bugün ülkemizde milyonlarca insana hayat veren köprüler yapılmamış olsa idi, İstanbul’un hatta ülkemiz insanının hali ne olurdu?, bugün İstanbul’un rahat bir yolculuk yapılması için yer altında ve deniz altında yapılan yollar, tüneller yapılmamış olsa idi, İstanbul’da yaşayan insanların hali ne olurdu?. Kesinlikle olacak şeylerden bir tanesi; insanlar sabah evlerinden çıkıp işyerlerine geldiğinde akşam olurdu, akşam işyerlerinden çıkıp evlerine gitmek isteyenler sabah evlerinde olurdu!, yani 24 saat lik zaman yetmez, 24+24 saat lik bir hayatın yaşanması gerekirdi, buda insanlığın başaramayacağı bir yaşam olacağı için hayat bitmiş olurdu!.

CHP veya sosyal demokrat düşüncedeki siyasetçiler bu ülkeyi yönetmeye kalkmış olsalardı, bugün İstanbul’a gerdan gibi sarılan köprüler yapılmamış insanların hayatı İstanbul’da felç olmuş olurdu, ülkemizin kalkınması için yapılan Barajlar, Elektrik santralleri, Nükleer santral, yollar, alt ve üst geçitler, Deniz altından geçen insanlara hayat veren tüp geçitler, yapılmamış oldurdu!.

Ülkemizi sağ partiler yönetmemiş olsa idi, yeni hava limanları, Hızlı Trenler  ve raylı sistemler gelişmemiş olurdu, DÜNAYIN EN BÜYÜK Hava limanı ülkemizde yapılmamış olurdu, Kanal İstanbul projesi yapılmamış olsa idi, İstanbul şehri ömür boyu tehditler içinde olur, her an büyük bir Tanker felaketi le yüz yüze kalırdı, inşallah Kanal İstanbul yapılıp hayat bulduğunda Ülkemiz denizlerden bugüne kadar elde edemediği ekonomik gelirleri elde edecektir, ülkemiz insanlarının refah seviyesi yükselecektir.

24 Haziran tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olan CHP adayı sayın Muharrem İnce aday olduktan sonra kendi seçmenini elinde tutma çalışmaları sonuç vermeye başlarken, konuştukça hata yapıyor kendi seçmenini kaybediyor!.

Muhalefet partilerin Cumhurbaşkanı adayları yapılan hizmetleri; yıkacağım, satacağım, yapılan ve yapılacak olan işleri “İPTAL” edeceğim” diyerek seçmenin karşısında konuşmaları onlara asla bir seçim kazandırmayacaktır.

Bu ülkeden siyaset ilkeli ve dürüstlük üzerine değil de kirlilik üzerine yapıldığı müddetçe, muhalefet partileri asla siyasette hayat bulamayacaklar zaman ilerledikçe kanarya severler derneği gibi kendi eksenleri içinde garip kalacaklardır.

Ülke gerçeğini göremeyenler, insanların ihtiyaçları karşısında aciz kalan siyasetçiler, asla siyasette başarılı olamayacaklardır.

Bu ülkenin gerçeğini bilemeyenler, ülke insanlarının beklentilerine cevap veremeyenler, bu ülkede asla siyasette başarılı olamayacaklardır.

Bu ülkenin gerçeklerini bilmeyenler, insanların dertlerine ortak olmayanlar asla ve asla siyasette başarı sağlayamayacaklardır.

Siyasetçide hata yapar, siyasetçi bazen hata yaptı diye seçmen kitlesi ona anında sırt çevirmeyecektir, lakin sürekli yalan söyler ve hatalarına devam ederse, insanlar üzerindeki inandırıcılığı ortadan kalkar.

24 Haziran tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçiminde en güçlü aday sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır, sayın Erdoğan’ın alternatifi de şu an yoktur.

CHP adayı sayın Muharrem İnce meydanlarda çok hata yapmaktadır, az konuşsa, öz konuşsa doğruya doğru eğriye eğri dese, sanırım seçmeninden daha yakın ilgi görecek oylarına hakim olacaktır, Muharrem bey konuşurken o kadar hata yapıyor ki hangisini söylesek , mesele halkın karşısında; “15 yaşından beri her gün Cuma namazı kılıyorum saklı gizli değil ki bu” diyor, böyle bir açıklama ihtiyacı neden doğru?, neden yaptı ki, bu ülkenin %99 u zaten Müslüman, sayın İncenin “Cuma namazı kılıyorum” demesinin hiçbir anlamı yok, kendisi bir Anadolu insanı olarak meydanlara çıkmış kendisini normal bir şekilde anlatabilir halkımızda onu samimi bir şekilde ağırlar ve karşılar, sayın İnce hata üstüne hata yapıyor.

Siyasetçi konuştuğu dile çok dikkat etmelidir.

Siyaset başlayınca bazı karın ağrıları da ortaya çıkmaya başladı, bu ülkede Kürt meselesi yokken birileri halen Kürt meselesi varmış gibi meydanlarda laf söylüyor.

24 Haziran seçimlerinin en önemli tarafı artık CHP nin siyaset sahnesinde asla devlet yönetiminde söz sahibi olamayacağıdır, sol partiler kendilerini halka sevdiremediği müddetçe %50+1 alması mümkün olmayacağı için iktidar olması mümkün olmayacaktır.

CHP son çırpınışını yapıyor, kendisinin iktidar alanı tamamen kapandığını görünce çeşitli bahanelerle yanına aldığı SP yi ve diğer partilerle Cumhur İttifakının önünü keseceğini sanıyor, ama nafile, CHP ve sol partiler ne zaman halkın haklı taleplerine yakın olursa o zaman insanlarımız ona bir fırsat verebilir, bugün ki düşünceleri ile asla iktidar şansı olmayacaktır.

CHP; yani Millet İttifakı olarak ortaya çıkanlar halkın değil, birilerinin savunuculuğunu yapmaktadırlar, bu konuda da asla başarılı olamayacaklardır, keşke AK Parti iktidarının yaptığı ve “yapacağım” dediği hizmetlere kendisi de; “şunlar yapıldı tamam ama bende şunları yapacağım” dese, yıkım ekibi olarak halkın karşısına çıkmasalar.

Günün Sözü: YIKIM EKİBİNE HALK ASLA İZİN VERMEYECEKTİR.