Dünkü yazımda; ABİDİK GUBUDİK İŞLER” başlıklı yazıma bir değerli kardeşimiz yorum yapmış.

Değerli kardeşimiz ve okuyucumuzun yorumunu alarak bakalım nasıl sorular sormuş veya AK Parti ve MHP yi eleştirmiş.

“Merhaba,

Sizin gibi demokrasiyi daima savunmuş bir büyüğümüzün bu son olay hakkındaki yorumlarını merak ederek girdim bu siteye ve yazınızı okuyunca şok oldum.” diyerek yorumuna başlıyor, yazdığım yazıdaki sözler tamamen gerçeklerdir, çünkü;  İyi Parti genel başkanı sayın Akşener’in sürekli olarak sarf ettiği sözler idi, mesela yazımın başlığında “abidik gubudik işler” başlıklı yazı düşüncemizi sayın Akşener’in konuşmasından aldık. Meral Akşener’in bundan yaklaşık bir ay önce  Kayseri İl Kongresi’nde konuştuğun da “Biz ne çukur ne cukka ne de yıkım ittifakı yapacağız. Grup kurmak için abidik gubidik işler yapmayacağız. Biz 100 bin imzayla çıkacağız” diyordu, yani yazdığımız sözler sayın Akşener’in 1 ay önce söylediği sözlerdir.

Sevgili kardeşimiz yorumuna devamla; “Seçmende karşılığı olan ve muhtemelen barajı geçebilecek bir siyasi parti seçimlere giremesin diye başka iki parti birleşip seçim tarihini daha birkaç ay önce “çıkmaz sokağa girmedikçe erken seçim olmaz” sözlerini yutarak üniversite sınavının olduğu güne çekiyorlar”. Üniversite sınavlarında sıkıntı yok, sınavlar bir hafta sona alındı öğrencileri etkileyecek bir durum söz konusu değildir, lakin genel seçimler ve  Cumhurbaşkanlığı seçim sistemi için yapılan halk oylamasından hemen sonra CHP genel başkanı sayın Kılıçdaroğlu ve sayın Akşener daha seçimlerin yazıldığı kağıtlardaki mürekkep kurumadan, iktidarı meydanlara çağıran, Halk oylamasında alınan %51 lik oyu kabul etmeyip AK Parti ve MHP ye meydan okuyanlar her zaman seçime hazırlıklı olduklarını, ifade etmiş oldukları için yapılacak her türlü seçim için hazırlıklı olması gerekmez mi idi?, hal böyle olunca CHP ve İyi partinin sürekli ülke gündemine seçimleri getirme tekliflerine ilk önce MHP sonra AK Parti “evet” dedi, “buyurun meydanlar sizin, biz çıktık meydana” deyince, halkın karşısında kabadayılık yapan her iki partide; “ne oluyor baskın seçim yapılamaz” demeye başladılar.

Sonuç belli 24 Haziran 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerine girildi. Peki her konuşmasında seçimlere hazırlıklı olduğunu iddia eden Akşener ne oldu da “baskın seçim” deme ihtiyacı duydu?, bunun nedeni belli, “seçimlere hazırız” deyip ülkenin en sıkıntılı terörle mücadele döneminde meydanlara çıkıp ülkemiz içinde ve dışında terör öğütleri ile mücadele yapılırken ve hatta ABD ve bazı batılı ülkelerin desteklediği 5 bin tır dolusu silahlarla desteklenen terör örgütleri ile yapılan mücadeleyi görmezden gelen İyi Parti liderinin “baskın seçim” deme hakkı olamaz, kaldı ki bu sözleri sarf eden eskiden İçişleri Bakanlığı yapmış olan bir kişidir!. Terörle mücadelenin ne olduğunu bilmesi gereken kişi güvenlik kuvvetleri en önemli hamleleri yaparken ülkeyi sürekli seçim atmosferine çekmenin ne anlam taşıdığını bilmesi gerekir!…

Sevgili kardeşimiz sözlerine şöyle devam ediyor; “Yetmiyor, kanunun açık hükmüne rağmen YSK üzerinde baskı kurarak İyi Parti’nin seçime girmesini engellemeye çalışıyorlar,  buraya kadar hiçbir eleştiriniz yok”, yukarıda ifade etmeye çalıştım iyi parti genel başkanı meydanların boş olduğunu görmüş olmalı ki sürekli “hodri meydan” diyerek, tek başına iktidar olan ve 1 yıldan fazla seçim zamanı bulunan iktidar partisini şikayet ediyor, ele geçirmek istediği MHP seçmeninin kafasını karıştırmak için meydanlarda konuşuyor, hem de öyle bir konuşuyor ki, daha halkın desteğini alamamış, bilinmeyen güçlerin desteği ile gereksiz siyasi  polemikler yaparak.

Devamla bakalım okuyucumuz neler demiş; “CHP toplumda ciddi bir karşılık bulan siyasi bir partiyi meclise sokabilmek için mecburen de olsan vekillerini verince abidik gubidik iş oluyor” bu yorumları yazmadan önce sayın Akşener’in konuşmalarından bazılarını dinlemiş olunsa CHP ve HDP ile ilgili sözlerinden bir not yazalım; “bizleri, CHP ve HDP ile yan yana getirme çabanızı bunu çok çirkin buluyorum, çok saygısız buluyorum ve çok ayıp buluyorum” diyor, bunu canlı olarak yaptığı basın toplantısında konuşmuştur, sayın Akşener; “CHP ve HDP” ile birlikte anılmaktan rahatsızlık duyduğunu kendisi ifade etti, bizlerde not yazdık tarihe not düştük.

Sevgili kardeşim devamla şunları yazmış; “Yahu siz kendiniz önceki yazılarınızda yüzde 60 oy alacağız diyordunuz, eğer yüzde 60 oy alacaksanız çok rahat olmanız lazım, kanundaki gereklilikleri karşılayabilen her parti girsin seçime neden karşı çıkıyorsunuz? Eğer sizler gerçekten demokrat olsaydınız, seçimin İyi Parti giremeyecek şekilde 3-5 gün hesabı yapılarak erkene alınmasına karşı çıkardınız, buna karşı çıkmadığınız gibi şimdi İyi Parti’nin kanunun açık düzenlemesi kapsamında (yine de 2 adet YSK üyesi seçime girememesi yönünde oy kullanmıştır) seçime girecek olması sizi rahatsız ediyor”, diyor, biz neden rahatsızlık duyalım ki?, yukarıda ifade ettim henüz kanuni işlemlerini yapamamış bir partinin genel başkanı ülkemizin en krıtik terörle mücadelesi yapılırken meydanlarda “hodri meydan erken seçim” nidaları atınca ülke gündeminden artık seçimin çıkması için sayın Devlet Bahçeli resti gördü, sonra sayın Recep Tayyip Erdoğan MHP genel başkanı sayın Bahçeliye destek verdi, seçim tarihini de sayın Cumhurbaşkanımız verdi, MHP de tarihe “evet” dedi.

Bir siyasi parti lideri kendinden büyük laflar etmemeli, kendinden büyük laflar edince lafın altında kalmamak için karşı tarafı suçlayarak “erken seçim nerden çıktı” dememelidir.

Evet; seçimlerde hedef en az %60 idi bugünde yine aynı, ama seçmenin iradesine saygılı olmak durumundayız, referandum farklı bir seçim atmosferinde geçti, şimdiki seçim ise farklı, yapılacak seçim Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimi halkımız daha önce %51 oy vererek Cumhurbaşkanlığı seçim sistemini onaylamıştı, şimdiki seçimde taçlandırmış olacak, kendi hür iradesi ile  verdiği oyu perçinlemiş olacak.

İktidar partisinin normal seçimlere 1 yıldan fazla zaman varken erken seçime gitmesi normal, çünkü AFRİN operasyonunun devamı henüz başlamadı, bundan sonra yapılacak operasyonun süresi daha uzun ve alan daha büyük olacağı için bir taraftan devletimiz hainlerle mücadele derken gerektiğinde ABD ve batı ülkeleri ile savaşırken seçim düşünmemelidir.

AFRİN  operasyonu sonrasında devam edecek terörle mücadelenin daha sağlıklı olması için ülkenin içinde seçim olmamalıdır, güçlü devletler güçlü yönetimlerle başarılı olur, inşallah 24 Haziran tarihinde bu sağlanacaktır.

Şu paragrafı da alarak nokta koyacağım; “Kusura bakmayın ama bir parti seçime girmesi gerekirken giremeyecek diye sevinmek sizlere yakışmıyor. Ayrıca CHP seçmenine de kafanıza göre rol biçmeyin, CHP seçmeni demokrasiye tam olarak bağlıdır, seçimlere girebilecek durumdaki bir partinin çeşitli hesaplarla seçimden uzak tutulmaya çalışılması nasıl vicdanları yaraladıysa, bu mükemmel hamle de o kadar mutlu ve memnun etmiştir” CHP ye asla rol biçecek konumda değiliz, öyle bir şey de yapmadık, İstanbul’da Güneş Motel de yaşanan rezaleti anlattık, halkın Hür iradesi ile seçilmiş CHP Milletvekillerini bir araya toplayıp basın açıklaması yaparak asla “demokrasi ve özgürlük adına iş yapıldı” denemez Milletvekilleri kendi hür iradesi ile dilekçelerini verirler  seçilmiş olduğu partiden istifa ederler, istifasını halkımız olumlu karşılar veya karşılamaz bunun hesap yeri seçmenin karşısı ve sonuçta sandıktır.

Yeni kurulan İyi parti CHP ile aynı düşünceleri paylaşıyorsa, sayın Akşener neden; “bizleri, CHP ve HDP ile yan yana getirme çabanızı bunu çok çirkin buluyorum, çok saygısız buluyorum ve çok ayıp buluyorum” diyorken, bugün 15 milletvekili partisine katılınca sayın Kılıçdaroğluna teşekkür ediyor!.

İşin gerçeği şudur, daha önceki yazımda da ifade etmiştim, sayın Akşener’in mağdur edebiyatı yapmaması için 100 bin dilekçeye bizlerde dahil olacaktık, 100 bin imzadan vazgeçtiler, onun “seçim mağduruyum” edebiyatı yapmaması için halkımızdan nasıl bir ders alacağını görmek için  24 Hazirana az kaldı.

GÜNÜN SÖZÜ: “BÜYÜK LAF ETME, BÜYÜK LOKMA YEME” DERLER.