Bugün Cuma, yarın Cumartesi ve Pazar derken, Pazartesi ve Salı zurnanın son deliği gözükecek.

Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Milletvekili seçimleri start alınca siyaset sahnesi birden karışı verdi, aylar önce AK Parti ve MHP nin Cumhurbaşkanı adayı belli olmuşken ana muhalefet partisinin aday henüz belli değil.

CHP sözcüleri adaylarını son gün açıklayacaklarını ifade ettiler, ne diyelim vatana millete hayırlı olsun, ülke gündemi bir süre daha aday bekleyişinde olacaktır.

Aylar öncesinde ifade ettik, Cumhurbaşkanlığı seçim sistemi CHP nin bundan sonra iktidar olma yolunu kapatmaktadır, bizler bunları yazarken CHP genel merkezi kendisini halka daha iyi anlatmak ve halkın dilinden konuşmak yerine kısır çekişmeleri kendisine rehber edindi, sonuç belli, seçimler olacak sonuç değişmeyecektir sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı olarak yoluna devam edecektir.

Kafaların karışıklığı bir süre daha devam edeceğe benziyor, 11. Cumhurbaşkanımız sayın Abdullah Gül halen bir açıklamada bulunmadı, kamu oyunda bir kişinin ismi daha çok olumsuzluklar içinde geçerken neden bir açıklama ihtiyacı duymuyor?, bu da ayrı bir muamma, sayın Gül’ün siyasi tecrübesi en kısa zamanda açıklama yapmasını gerektirmektedir, bekleyip göreceğiz.

Bizler bile Anadolu’nun bir köşesinde  yaşayan insan olarak sayın Abdullah Gül’ün bir tezgaha düşmemesi gerektiğini ifade ederken sayın Gül’ün isminin sürekli gündemde kalarak halkın olumsuz düşünmesine mani olunması gerekir.

Çok önceleri yazdım, sayın Abdullah Gül mütevazi hayatını sürdürürken ülkemizde meydana gelen olumsuzlukları  gördüğünde bunu TV ler karşısında açıklamak yerine sayın Recep Tayyip Erdoğan’la karşılıklı konuşması daha insani ve doğrudur” demiştik bu düşüncemizi yine tekrarlıyoruz, bizler sıradan insanlarken bunları düşünüyorsa devleti yönetmiş insanlar daha dikkatli olmalıdır, hele de devlet ve millet düşmanların çoğaldığı zamanlarda.

İki kardeş ve iki düşman ülke; Güney Kore ve Kuzey Kore devlet başkanları bir araya gelmeye karar vermişler, iki kardeş ve düşman edilen iki lider bir araya gelip dünyanın geleceği ile ilgili bir çalışma yaparken, sayın Abdullah Gül’ün; “Cumhurbaşkanı adayımız Abdullah Gül kardeşimdir” diyen kader arkadaşına ve hatta kardeşine karşı daha yakın olmalıdır diye düşünüyoruz.

Bilmem doğru bir örnek olur mu; “insanlar konuşa konuşa hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır” ata sözü her zaman geçerlidir. İlim irfan sahibi Allah’ın emirlerini en iyi bilebilecek iki liderin TV ler aracılığı ile sözler sarf etmeleri şık değil.

Seçimlerin başlaması ile birlikte sayın Abdullah Gül’ün isminin sürekli gündeme getirenler belli, artık en samimi ve güzel bir şekilde ülkeye hizmet etmiş insanlar arasında hep olumlu sözlerin söylenmesi gereken bir değerin sürekli yıpratılmasına bizler bile tahammül edemezken sayın Gül’ün halen suskun kalması bizleri düşündürmektedir, sıradan normal bir hayat yaşayan insanlar bile bu suskunluktan rahatsızlık duyduğunu ifade ediyorsa artık suskunluk bitmeli gerekli açıklamalar yapılmalıdır.

24 Haziran seçimlerine doğru zaman hızla ilerliyor, zaman ilerledikçe gereksiz polemikler devam edecektir, lakin sorumluluk taşıyan insanlar toplumu germeden  sorumluluklarını yerine getirmelidirler.

CHP nin adayının artık kim olacağını toplu pek dikkate almamaya başladı, ana muhalefet partisinin seçim sürecini bir tiyatroya çevirmesini halkımız kabul etmiyor, “devlet yönetmek ciddiyet gerektirir” sözünden hareketle CHP nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde ciddiyet bekliyor, bu halkımızın ortak düşüncesidir.

CHP sözcüsü çıkıp da; “Tayyip Erdoğan’ı en çıldırtacak zamanda, en çıldırtacak şekilde, en çıldırtacak adayı açıklayacağız” demesi seçilecek Cumhurbaşkanının ne hale sokulmak istendiğini gösteriyor!…

Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın oyun ligi ülkeler arasındaki ligdedir, ülkemizde sayın Erdoğan’ı çıldırtacak ne aday vardır nede böyle bir beklenti içinde olacağını sanmıyoruz, belki kendisine yakın bir insanın karşısına çıkması onu ilk anda düşündürebilir ama, sonuç değişmez, herkes kendi eştiği kuyuya düşer.

Bu ülkeyi yönetecek Cumhurbaşkanı seçimleri tiyatroya dönüşmemelidir, halk bunun hesabını mutlaka sandıkta soracaktır.

Bir vatandaş olarak bu ülkenin kaderini elinde tutan siyasetçilerden ciddiyet bekliyoruz.

Sanki tiyatro sahneleniyor en önemli günlerde ciddiyet dışı hareketler halkı incitiyor siyasetçiye olan güveni de azaltıyor.

Tiyatro sahnesine dönüştürülmek istenen seçimin anlaşılabilmesi için bakınız bir sanatçımız ne diyor; “Kırgınlığı küskünlüğü bir yana bırak, Gavur her an karşında görmüyon mu bak, Ona buna takılıp da yorma kendini Vur geçsin pusulaya tırak tırak tırak” Çiklet şiiri yazarı abiniz: Heteni” demiş olacağı bu işte bundan sonra daha çok tiyatro oyuncuları bu seçimi ele dolayacaklardır.

24 Haziran günü gelip çatacak, şapka düşecek kel gözükecektir!. Lakin herkesin yaptığı yanına kar kalmayacaktır.

Cumhurbaşkanlığı seçim sisteminin pek çok ayrıntısı vardır bunu bilmeyiz ama en önemli ayrıntı; %50+1 le seçim kazanılmaktadır, bugünkü şartlarda bu seçimin galibi halktır, halkın teveccühü de AK Parti ve MHP Cumhurbaşkanlığı seçim ittifakıdır.

Bu seçimin bir başka güzelliği de şudur, milletvekili seçimlerindeki seçim barajının tamamen sıfırlanmasıdır.

Ülkemizde 100 civarında siyasi parti kurulmuş vaziyettedir, bunların içinden Yüksek Seçim Kuruluna göre 11 siyasi parti seçime giriyor, bu neyin göstergesidir; akşam yatıp sabah kalkan bir siyasi parti kurmuş, eee nasıl olacakta 100 siyasi partiye göre seçim barajı sıfırlanacak?.

AK Parti ve MHP seçim ittifakı işte mevcut 100 siyasi partinin bile bir araya gelmesini her düşüncenin siyasette temsil edilmesini sağlamıştır, bu bile dikkate alınmadan ahkam kesenler halen seçim barajı % 5 e veya 3 e düşsün diyenler var!…

Düşman etrafımızı sarmalamışken, kurulan ihanet çemberini kırmamız gerekirken halen birileri bizlere tiyatro sahnesi hazırlamaya çalışıyor yazık!.

Günün Sözü: GÜN OLA HARMAN OLA.