6000 yıllık tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan şehrimiz, zengin bir kültürel yapıya sahip. Hititlerden günümüze kadar üzerinde yaşamış tüm medeniyetlerin izlerini taşıyor. Kalelerimiz, camilerimiz, hanlarımız, hamamlarımız, yaylalarımız, kaplıcalarımız, konaklarımız, mağaralarımız, sokaklarımız, evlerimiz, yemeklerimiz ve birçok yapımız ve değerlerimizden bahsetmiştim.

Bunun yanı sıra Tokat’ta komşuculuk, misafirperverlik, düğünlerimiz, bayramlarımız, kız isteme törenlerimiz ve yaşayış biçimimiz var. ‘’Komşu komşunun külüne muhtaçtır’’ diye boşa söylememiş atalarımız. Yüksek yüksek binaların, her yanın betonlarla kaplı olmadığı, samimiyetin, hoşluğun, vicdanın, inancın şehridir Tokat. Bir kere mahallede birbirini tanımayan kimse yoktur.      Akşamları kameriyelerde oturulup, sohbet eşliğinde semaver çaylarının içildiği, dedikodunun dibine vurulduğu, ‘’Ayşe ben bat yaptım sen de dolapta ne varsa kahvaltılık kap gel, Nezahat’te çay demledi, Nazlı’nın kızı da kek yapmış akşamlıycaz bahçede’’ dediği ve kimsenin itiraz etmeden aynı sofra etrafında buluştuğu, manilerin, türkülerin okunduğu, çocukların hiç düşünmeden birbirlerine emanet edildiği yerdir Tokat.

Mahalleye yeni taşınan birine necidir, kimlerdendir demeden, çekinmeden ‘’belki gelirken tenceresini yolda düşürmüştür, pişiremez’’ diye yemek getirilen yerdir Tokat. Dükkanların, bakkalların yan yana olduğu, bir iş mi çıktı komşuma emanet edeyim, gözüm arkada kalmaz deyip bırakıp giden, komşunun da müşteriye kendi dükkanı gibi ilgili davrandığı yerdir Tokat. Evimize, şehrimize, iş yerimize gelen misafire sanki yıllardır ahbapmışız gibi sıcak davrandığımız, evimizde, barkımızda neyimiz varsa ikramlarda bulunduğumuz, güler yüzümüzle, tatlı sözümüzle sohbetler ettiğimiz yerdir Tokat.

Bayramlarda arefe günlerinde mezarlıklara gidip, ebedi yolculuğa çıkmış olan dostlarımıza, yakınlarımıza kuranlar okuduğumuz, büyüklerimizin ellerini öptüğümüzde karşılığında aldığımız harçlıklarla mutlu olduğumuz, sarmaların, sütlaçların, tatlıların, şerbetlerin, çorbaların, keşkeklerin yapıldığı, ailenin en büyüğünün evinde toplanıp ‘’Bayramımız bayram ola’’ dediğimiz, hep birlikte gülüp eğlendiğimiz samimiyetin ve saflığın yaşandığı yerdir Tokat.

Evlenme çağına gelmiş erkeklerimizin, anne ya da kız kardeşlere evlenmek istediğini söylemesi ve bunun babanın kulağına gitmesiyle bi an evvel görücülük adetlerinin başlaması, gence uygun kızların görülmesi, kızda iffet ve yüz güzelliğinin aranmasıyla başlayan, gelin adayının hamamda görülmesiyle devam eden uygunsa erkek tarafının ailesi, eş ve dostunu, hatrı sayılan bir büyüğün de katılımıyla, ellerinde çiçek ve gümüş bir tepside pahalı çikolataların alınıp kız evine istemeye gidilmesiyle, önce hoş beş edilip sonra havadan sudan konuşulup en son aile büyüğünün ‘’Allah’ın emri, peygamberin kavliyle kızınızı oğlumuza istiyoruz’’ demesiyle ve damat adayının gelinin elinden tuzlu kahvenin içilmesi (adettendir), ter içinde kalan gencin oturduğu sandalyede utancından eziş büzüş olmasıyla, kız babasının ‘’nasipse olur’’ sözünden sonra, mutlulukla gelin ve damat adayının büyüklerin ellerinden öpmeleri, nişan ve düğün tarihinin konuşulup erkek tarafının ‘’ her zaman bekleriz, arayı açmayın’’ sözleriyle evden uğurlanmasıyla sona eren kız isteme merasimlerinin yaşandığı tatlı telaşların olduğu şehirdir Tokat.

Düğün gününün gelip çattığı, testi kırılmalı oyunların olduğu kına gecelerinde ‘’yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar aşrı aşrı memlekete kız vermesinler’’ şarkılarının söylenip, gelinin ve yakınlarının ağlatıldığı ama ‘’hem ağlarım hem giderim’’ diyerek kendini teselli eden gelinin, sabaha kadar serdiği konu komşunun görmeye geldiği çeyizini toplamasıyla son bulan, sabah kapıda davul zurna seslerinin eşliğinde, gelinin erkek yakınının beline bağladığı kuşakla yolcu edildiği, ‘’ne çabuk büyüdün, serpildin de gelin oldun, ailene, evine yakış kızım’’ diyerek manilerin söylendiği, onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine diyerek gelinin yolcu edilmesiyle son bulan düğün merasiminin ardından konu komşunun yardımıyla gelin annesinin ağlamasının dindirilmesi, güzel temennilerin, dayanışmanın olduğu güzel şehrimdir Tokat.

Demem o ki; Tokat’a gitmek, Tokat’ ı sevmek gerek.

SEVGİYLE KALIN.