Ülkemizde bugün gelinen noktaları birileri eleştirse de, 10 sene 20 sene öncesi ile kıyaslanmayacak kadar değerli kazanımlarla bu ülke istikrarlı yoluna devam ediyor.

Devletin içindeki kurumların ve yöneticilerin ahenkli ve uyumlu olmaları vatandaşa hizmette önemli güzellikler sağlar.

Kurumlar arası ahengin sağlanması her şeyden önce terörle mücadelede önemli mesafelerin alınmasında önemli rol oynamıştır, inşallah kurumlar arasında kurulan ahenk   her geçen gün daha mükemmel hale gelir, ülkemizin 1. önceliği olan terör belasından kurtulur sonrada diğer sıkıntılı durumlar çözüm bulur.

Kurumlar arası ahenk çok önemli, yıllar öncesini biliriz aynı kurum içinde olan yetkililer bile kurum içinde koltuk kavgası yaparlardı, bunun zararını halk olarak, devlet olarak çekerdik!.

Bugün AK Parti Hükümetine veya Cumhurbaşkanımıza eleştiri yapanlar 15-20 sene öncesindeki ülkemizin halini bir gözden geçirmelerini isteriz.

Geçtiğimiz hafta “TOKATLI HUKUKÇULAR BULUŞUYOR” programında Tokat’ta yapılan etkinle çok sayıda Tokatlı Hukukçular ve Tokatlı olmayıp Tokatlı seven hukukçular ziyaret yaptığında sohbetler yapıldı, Tokat merkezde yapılan yeni  Adliye binasını ziyaret ettik, yeni yapılan Adliye binası gerçekten güzel, kullanım alanında hataları görmez isek  eskisi ile kıyaslanmayacak kadar mefruşatla donatılmış.

Adliyelerle ilgili sohbet açıldığında hep şunu hatırlarız, 2001 yılı öncesinde Niksar’da Anayasa Mahkemesi başkanı ve üyeleri Danıştay, Sayıştay’ın değerli üyeleri Niksar’ı ziyaretlerinde Anayasa mahkemesi başkanımız sayın Yekta Güngör Özden C. Savcımıza, hal hatır sorup çay içerken; Savcı bey bir isteğiniz var mı?, dediğinde Cumhuriyet Savcımızın talebi şu olmuştur; “başkanım Daktilo şeridimiz yok, mahkeme kararlarını yazacak kağıtlarımız yok, Daktiloların tuşları bozuk yenisini alamıyoruz tamirat, yatıracak insan yok” dediğini bugün ki gibi hatırlarım.

2001 yılına bakmaya gerek yok, 15 sene öncesine kadar bu durum böyle devam etmişti.

15 yıl öncesine mahkemeler karar yazarken seçim kurullarının kullanıp arka kısımları boş olan seçim tutanaklarını bizler işyerimiz uygun şekilde keserdik mahkemelerde kararlar seçim kurullarının kullandığı kağıtlara yazmak zorunda kalırlar idi, Daktilo şeridi bulmakta zorluk çeken mahkemelerimiz bugün her mahkemede ayrı Bilgisayar, her Hakim ve C. Savcısında Leptop denen her istenen yere götürülen Bilgisayarlar, hatta mahkemelerde görüntü çekebilen görüntülü ifade alan teknoloji var, yetmedi eskiden hamim ve C. Savcılarının oturacağı masa sandalyeler bile sıradan kurumların kullandıklarının alt seviyesinde idi, bugün her kuruma yakışan bir mefruşatla donatılmış adliyelerimiz var.

Adliyelerin ismi  “Adliye Sarayı” olarak geçer, her insanda böyle bilir, Adliyelerimiz yeni yeni “Adliye Sarayı” olma niteliği kazanıyor, gerçekten de Niksar Adliyesinin bina yapısı Selçuklu tarzıdır ve çokta kullanışlıdır, Niksar Adliyesinin bir kusuru vardır, inşaat kış dönemine rastladığı için bina dışında kalan duvarların kaplama taşları hasarlıdır, onun dışında binanın Niksar için 50 senesini karşılayacak donanıma sahiptir, hatırladığım kadarı ile yeni Adliye binalarının  masa, sandalye dolap ve benzeri işlerini ülke genelinde bulunan Ceza Evlerinden karşılandığıdır, bu hizmetin mahkumlar ve diğer çalışanlar tarafından yapılması ise bir başka anlam taşımaktadır, Ceza Evlerinde yatan insanların çeşitli işlerle meşgul olmaları onların hayatına farklı anlamlar vermektedir, doğru olan da bu dur.

Yazımızın başlığını; “KURUMLAR AHENKLİ OLUNCA” dedik çıktık yola, doğru tespitleri hatırlamaya çalışıyoruz, gerçekleri ortaya koyuyoruz.

Yargının; bina ve kullanılacak olan malzeme konusunda hiçbir sıkıntısının olmadığını ortaya koyduk, personel konusunda sıkıntıların olmadığını görüyoruz, sıkıntı var ise Hakim ve Cumhuriyet Savcıları konusunda olduğunu biliyoruz, bu konuları yetkililerle konuştuğumuzda;  “15 Temmuz ihanet darbe girişimi ile ülkemizde en büyük sıkıntıyı Yargı çekti, Hakim ve Savcı kadrosu konusunda zamanla sıkıntılar giderilmeye çalışılsa da bu kadroların rayına oturması zamana bağlı, zaman Yargının pek çok sıkıntısının giderilmesini mutlaka sağlayacaktır, kurumlardaki yeni yapılaşma ülkemizin geleceği bakımından önemli olacaktır” deniyor.

Ülkemizdeki terör olaylarının uzun yıllar devam etmesindeki en önemli nedenlerden bir tanesi güvenlik kuvvetlerinin bulunduğu kurumların içindeki ahangin olmaması, uyum içinde çalışmayan güvenlik kurumları, terör olaylarında başarılı olamamıştır, zaman zaman başarılı gibi gözükse, de kurum içinde kişisel başarılar ortaya çıktı.

15-20 sene önce Adliyeler de  olmayan, güvenlik kuvvetlerinin elinde bulunmaya teknoloji, bugün en mükemmelleri bulunuyor. Yıllar önce olayların resimlerini çekmek için bizler resimleri çekerdik veya Fotografçılar çekimleri yapar adliyelere teslim edilirdi, Güvenlik kuvvetlerinin elinde resim çekecek Fotoğraf makinası veya kameraları yoktu, bugün her kurumda en güzel ve kullanışlı malzemeler kurumlarımızda bulunmaktadır.

Bir çarpıcı örnek daha vermekte fayda olduğunu sanıyoruz. 15 sene öncesine kadar güvenlik kuvvetlerimiz görev yaptığı bölgelerde yaşı ilerlemiş araçlarla görev yapmaya çalışırlar çoğu zaman göreve gidecek araçlara benzin ve mazot parası bulamazlar, belli zamanlarda asayiş ekipleri şehri dolaşırdı, araçların markası tek tipti, bugün her kurumda en mükemmel araçlar ve gereçler bulunmaktadır, dün imkansızlık içinde olan insanlar bu ülkeye hizmet ederlerdi, devletin itibarını zedelemeden hizmetler yapılırdı, bugün devletimiz çok güçlüdür ve imkanlar dün le kıyaslanmayacak kadar mükemmeldir.

Bizler bu düşüncelerimizi zaman zaman sohbetlerde yer ve zamanı geldiğinde anlatırız, bunları anlatmanın en önemli nedeni şudur, devletimiz ve milletimiz çok şükür güçlüdür imkanları 15 sene öncesi ile kıyaslanmayacak kadar mükemmeldir.

Dün olmayan maddi imkanlar bugün var çok şükür, bugün noksanlaşan önemli bir hususu var, insan sevgisi, işini severek yapan insan sayısının her geçen gün azalması.

Bugün devletimiz ve milletimiz ekonomik bakımından güçlenip zenginleşirken, kibirli, nemelazımcı bir nesil ile yüz yüze kalmaya başladık.

Bugünkü maddi imkanlar, iyi yetişmiş devlet kadroları ile desteklenesi halinde bu milletinin sırtı asla yere gelmeyecektir.

Günün Sözü ASİL AZMAZ, BAL KOKMAZMIŞ.