Bir insanı sevmek para ile pul ile olması mümkün mü?, sanıyoruz, insan bir insanı sevince kalpten seviyor.

24 Haziran seçimleri ile ilgili dağ taş, şehir kasaba demeden gezmeye insanlara ulaşmaya çalışıyoruz, bizler gezdikçe bir insanın ne kadar çok sevildiğini görüyoruz.

Şu sözümü zamanla yazdım ve söylüyorum; Cenabı Allah Türk Milletini seviyor, Türk Milleti de Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyor” bunu bir tarafa yazın ve düşünün bugüne kadarki gelişmeleri.

Köy ve kasabalara gidiyoruz, geziyoruz Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan sevgisi bir başka hal almış, bu ortaya çıkan sevgi para ile pul ile alınıp ortaya konan bir sevgi asla değildir.

Seçimlere 3 kala bizler bunu yazmıyoruz defalarca bu düşüncemizi paylaştık şu an seçim çalışmaları yaparken bunu bir kez daha görmüş olduk.

Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan’ın yeni kapı mitingini hep birlikte gördük, oraya giden insanlar sayın Erdoğan’a sevgisi olmasa o bölgeye milyonları götürmek mümkün değildir.

Yeni Kapı mitingi deyince hemen aklımıza eski Başbakanlardan sayın Tansu Çiller hanımefendi geldi, sayın Çiller konuşma platformuna çıktı selam verdi ve ayrılırken gazetecilerin sorularına muhatap oldu, ayrıca çeşitli gazetelere beyanatları oldu, sayın Çillerden daha fazla açıklama beklerdim, özellikle FETO terör örgütü konusunda, sayın Çillerin konuşmasında, Tansu Çiller; “Türkiye, çok büyük bir kıskaç altında bir süredir. Bu, FETÖ ile başladı. FETÖ’nün hangi dönemde sinsi hareketini derinleştirdiğini tartışmaktan ziyade, terör çetesi olarak deşifre edilmiş olması önemli. Eğer, 17-25 Aralık sürecinde bu deşifre olmasaydı, 15 Temmuz darbe girişiminin faturası çok fena olurdu. Bu yapının iplerinin dışarıda olduğu çok açık. Türkiye üzerinde de çok büyük bir kıskaç var. Çok tehlikeli bir coğrafyada yaşıyoruz. Nice devlete mezar olmuş bir coğrafya bu. Türkiye de bu tehdit algısını gördü ve önlemini aldı. Fırat Kalkanı ve Afrin Harekâtı ile ciddi askeri harekâtlar yaptık. Afrin destanı askerle birlikte millet ve devletle yazıldı. Kandil’e operasyon yapıyoruz ki; Kandil’in psikolojik, tarihi ve fiziki anlamı çok önemli. Menbiç’e operasyon çok önemli bir gelişmedir. Ama mesele sadece askeri operasyonla çözülecek durumda değil.” diyor önemli açıklamalar bunlar.

Sayın Çiller şunları ifade ederek devam ediyor; “FETÖ 28 ŞUBAT’IN DA DESTEKÇİSİYDİ; Siz 28 Şubat post-modern darbesinde demokrasiden yana açıkça tavır aldınız ve aslında bunun siyasi faturasını da ödediniz. 28 Şubat’ta da FETÖ parmağı var mıydı?. Bu pusu bir süredir devam ediyordu. O zamanki ortağımız Refah Partisi’nden uzak duruyordu FETÖ. 28 Şubat sürecinde dış mihrak desteği de çok açık idi. FETÖ de bu mihraklardan destek alıyordu. Dışarıdan oynanan oyunu, tuzağı görmek lazım. Bakınız; merkez sağın bölünmesi de bu darbelerin sonucudur. 12 Eylül darbesinde AP kapatıldı, bir süre sonra ANAP kuruldu. Sonra Demirel’in yasağı doğru bir şekilde kaldırıldı ama bu iki parti birbirine düşman kardeş oldu. Aynı mahallede ikinci bakkalı açtırdılar ve birbirine düşürdüler. Bir kısır döngü oluştu. 28 Şubat’ta da DYP ve ANAP 2 ayrı yere savruldu. DYP, darbenin mağduru olurken ANAP darbeden yana tavır aldı. Bütün darbelerin altyapısında dış güçler olduğu bir gerçek” diyor ve ekliyor.

Çiller; “MİLLETİME GÜVENİYORUM: “24 Haziran seçim sonuçlarına dair öngörünüz nedir?

Mesele partiler meselesi değil, sistemin nasıl işleyeceğidir. İttifaklar seçim sonrasında da devam edecek. Mesele, neyi kimin yapabileceği, milli şuurdur. Millet sağduyu ile doğru olanı bulacaktır. Sandığa giderken herkes son defa daha düşünecektir. Duygu ve tepkiyle değil, ülkesinin ve milletinin çıkarını düşünerek tercih yapacaktır. Benim meselelerimin çözümünü kim yapabilir? Ülkem bir siyasi boşluğu kaldırabilir mi? Bu refleks ile milletim tercihini yapacaktır. Herkes her şeyi söyler. Millet son sözü söyler. O söz de her sözün üstündedir. Ben milletime güveniyorum”, diyerek nokta koyuyor.

Türk milletinin feraseti işte burada, her keşiden insan sayın Cumhurbaşkanımıza destek veriyor, katkı sağlıyor çünkü mesele bir siyasi partinin veya siyasi parti liderinin kazanması değil, devletin ve milletin bekası meselesidir.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan seçimi açık ara kazanır, Milletvekilliği seçiminde ise CUMHUR İTTİFAKI yine açık ara seçimi kazanır ama iki siyasi parti arasında MHP çok ciddi bir sıçrama yaparak Milletvekili sayısını ciddi olarak artırır.

Bizler seçim sahasında gördüklerimizin bir kısmını ortaya koyduk, yaptığımız analizlerde yanılacağımızı sanmıyoruz, halk bu seçide önemli kararlar alacak, ülkeye sahip çıkanlarla ihanet edenleri ayıracaktır.

Seçimlerin 24 Haziran seçimleri ile tek başına bağlantılı olmadığını ifade etmek isterim.

AK Parti ve MHP nin ortaklaşa yaptıkları seçim İttifakı sıradan bir ittifak olmadığını seçimden sonrada göreceğiz.

MHP genel başkanı sayın Devlet bahçelinin yaptığı her konuşmaya bakınız Cumhur İttifakının sıradan bir seçim İttifakı olmadığını ifade ediyor ve müthiş bir destek veriyor.

MHP genel başkanı sayın Bahçeli Cumhur İttifakını sayın Cumhurbaşkanımızla yaptığı için, kendilerini MHP li görenler veya söyleyenler MHP hakkın da çok ağır eleştiriler yapmasına rağmen sayın Devlet Bahçeli yapılan Cumhur İttifakına gölge düşürecek bir açıklamayı asla kabul etmiyor.

Şunu birileri bilmesi gerekir, bir insan inandığı bir siyasi parti liderinden ne bekler?, doğal olarak iktidar olmasını bekler, mademki seçmenler gönül verdiği partinin iktidar olmasını bekliyor MHP genel Başkanı sayın Devlet Bahçelide MHP yi güçlü bir iktidarın ortağı yaparak ülke geleceğinde söz sahibi oluyor, hal böyle iken birileri sayın Devlet bahçeliyi halen eleştiriyorsa o kişi kesinlikle KRİPTO FETOCUDUR!.

Birlerine gel dersin gelmez, git dersin gitmez ve halen seni eleştiriyorsa o kişide bir hastalık belirtisi başlamıştır, sallayın gitsin!…

Günün Sözü: “CUMHUR İTTİFAKI, MİLLET AKLI”.