2020 yılı zorlu bir sınav ile geçiyor.

2020 yılında ülkemizde kıtlık olur mu? İnşallah olmaz çünkü yetkililer olası sıkıntılara karşı tedbirleri almışlar idi.

Korona19 Virüsünün etkileri devam ediyor, bugüne kadar yanan sıkıntıların devamı nasıl gelecek bilmiyoruz ama, Gıda konusun da çok dikkatli olunması gerektiğine inananlardanım.

Korona19 Virüsünün ülkeler arasındaki bütün dengeleri değiştireceğine inanıyorum.

Korona19 Virüsünün Sağlıktaki etkileri noktasında ülkemiz dünyadaki en ciddi tedbir alan ülkelerin başında geliyor, inşallah Sağlık alanında dünyada söz sahibi olacak ülkelerin başında olmaya devam ederiz.

Korona19 Virüsü tek başına sağlık alanında sıkıntı yaratmadı, Gıda konusunda da ciddi sıkıntıların olacağı gözüküyor.

Korona19 Virüsü öncesinde dünyada kendisini göstermeye devam eden KÜRESEL ISINMA İklim değişikliklerine neden olmaya başlamış, yaşadığım yıllardaki ürün çeşitliklerinin mutlaka yeni iklim şartlarına göre yenilenme zarureti ortaya çıkmışken, bu kez Korona19 Virüsü ikinci tehlike olarak görülüyor.

Dünyada bundan sonra farklı sıkıntılar ve savaşlara neden olacak musibetlerin varlığına dikkat çekmek isteriz.

Korona19 Virüsü mücadelesinde koskoca devletler halkının sağlığı için bir ülkeden bir başka ülkeye giden sağlık malzemelerine el konulduğunu asla unutmamak gerekir.

Dünyada süper ülkeler olarak söylenen koskoca ülkeler başka ülkelere giden sağlık malzemelerine el koyduğunu görünce bundan sonraki Gıda sıkıntısında ülkeler arasındaki Gıda yolculuğunun ne kadar riskli olduğunu düşünmek zorundayız.

Zaman içinde yazmaya çalışıyoruz, bu Vatan topraklarını seven, vatanını seven yetkililer ve ilgililer Allah rızası için artık tarı arazilerinin katledilmesine  DUR demelerini bekliyoruz.

Niksar’da en verimli tarım arazileri rant uğruna, üç beş kuruşluk ekonomik girdi uğruna adeta senelerden beri katledilmektedir, artık buna bir son vermenin zamanı geldi ve geçiyor.

BİR USİBET BİN NASİHATTEN İYİDİR sözü yani Korona19 Virüsü halen insanlara bir şeyler anlatamadı ise, Allah korusun bundan sonraki felaketlerin nasıl olacağını  düşünmek bile istemiyorum!…

Korona19 Virüsünün çıkmasından sonra Doğayı katleden insanlar artık 4-5 aydır Doğayı rahat bırakmak zorunda kalmışlardır.

Bakınız Korona19 Virüsünden dolayı insanlar Doğayı kirletmediği için uzun yıllar Sulardaki kirlilik durmuş kirli olan sular temiz hale gelmiş ve sularda artık canlılar yaşamaya başlamış, bu hayat tarzı bile bir Musibetin nelere yaradığını anlamak için artık kör olaya gerek yok.

İnsanların dünyalık hırsı için, yine insanların geleceği karartılıyor.

Artık hem Niksar’da, hem de Tokat bölgesinde ve ülkemizde verimli Tarım arazilerinin katledilmesi durdurulmalıdır.

Bizler Bilim insanı değiliz ama, ilim ve bilim insanlarının çalışmalarını kısmen de olsa takip etmeye çalışıyoruz.

Kendimden bir örnek vermek isterim.

Yaşadığımız evin bahçesi ile uğraşmaya, var olan taşlı alanların temizlenmesine uzun zamandır gayret ediyorum.

Bahçenin belli bölgesinde taşların fazla oluşu oraya ekilen ürünün sağlıklı büyümesine mani olduğunu görgünce bahçede temizlik için kolları sıvadım, inanın o taşlı bölgeyi temizlemek o kadar zor ki anlatamam!.

Bahçenin başka taraflarında Taşlı bölge olmadığı için ekimi yapılan her üründen sağlıklı verim alıyoruz, taş bölgeye her çeşit yapılaşma yapmak mümkün, ama sebze ve meyve veya Gül, Çiçek dikmek istediğimizde verim alamıyoruz, taşlı bölgeyi temizlemek ve o bölgenin verimli olması için, ya dışarıdan temiz Toprak bulup bahçeye sereceğiz veya toprağı en az yarım metre eşerek taşlardan temizleyip sağlıklı topraklı bahçe haline getireceğiz.

Bu örneği şunun için verdim, son iki aydır zaman buldukça  bahçe işleri ile ilgileniyorum, verimli Toprak ile taşlı toprağın ne anlama geldiğini zaten hayatımızda yaşayarak biliyoruz ama, son günlerde toprak ile daha çok ilgilendiğim ve yaşadığım bir durumu yeniden tazeleme gereği duydum.

Taşın üstüne bir ürün dışında her türlü beton çalışması yaparsınız sonuç alırsınız, ama Toprağı ekip dikeceğin ürünleri  Toprak dışında Taşlı bölgede yapamazsınız.

Günümüzde “Topraksız” ürün ekimlerinin yapıldığını da biliyoruz ama gelecekte bunun insan sağlığına olan etkisi nedir henüz  tam olarak ortaya çıkmış değil.

İşin özü de, sözü de şudur, verimli Topraklarımıza sahip çıkmak bir vatan borcudur.

Bizler artık verimli Toprakların BETON yığını haline gelmesini istemiyoruz, bundan sonraki mücadelemiz, Niksar Ovasındaki ve Niksar bölgesindeki verimli arazilerin BETON YIĞINI haline gelmemesi için mücadele edeceğiz.

Niksar’ın en verimli Bağları, bahçeleri ne yazık ki BETON yığını haline getirildi.

Şehrin en verimli topraklarının BETON yığını haline gelmesine izin verenler, ekonomik rant sağlayanlar acaba bundan sonra gelecek olan KITLIKLARDA evlerinde rahat uyuyabileceklermidir?.

Beyler; KEFENİN CEBİ YOK!.

Kefenin cebi olsa dünyadaki rantları kazananlar öbür dünyaya faydası olmadığı halde paralarını Kefenin cebine konası için vasiyette bulunurlardır ama, ne yazık ki Kefenin cebi yok, geliniz artık insanların geleceğini karartan yaşantıdan vazgeçelim, çocuklarımızın geleceğini karartmayalım.

Bundan sonraki süreçlerde dünyada Gıda kıtlığının olacağını asla unutmayalım.

Gıda kıtlığına tedbir olarak elimizdeki verimli Topraklara ve Sulara sahip çıkalım.

Unutmayınız!, bugün elinizdeki Toprağa ve SUYA sahip çıkmaz iseniz, yarın beslenmek için torbalar dolusu para verseniz dahi KITLIK halinde GIDA bulamayabilirsiniz!.

Bugün bunları söylediğimiz için Ranta alışkın olanlar, veya kısa zamanda arazisini satıp zengin olmayı hayal edenler kızabilir ama, yarın bir felaketle karşılaştığında, “ ah vah” fayda etmeyecektir.

Günün Sözü: TOPRAK VE SUYA SAHİP ÇIKALIM, KITLIĞIN YAŞANACAĞINI UNUTMAYALIM.