Kısır siyasi çekişmelerden bir türlü kurtulamadık!, ne konuşanı tam dinliyoruz, nede konuşanın ne dediğini tam anlamadan kıyametler kopartılıyor.

İnsanlar sosyal medya tutkunu oldu, klavyenin başına oturanlar kendi krallıklarını ilan ediyorlar, sonra vurdukça vuruyorlar.

Şartlarım uygun olsa Sosyal medyaya hiç girmeyeceğim, oralara da kayıt yaptırmayacağım ama mümkün değil, çünkü mesleğim gereği sosyal medyayı takip etmek zorundayız.

İnsanlar küçük siyasi çıkarları için sevdiklerini iddia ettikleri insanları hiç tereddüt etmeden kırıyor, ağır ifadeler kullanıyor.

Son günlerde sosyal medyadan bir hayli rahatsızlık duymaya başladık, yapılan paylaşımlara ağır ifadeler kullanan kişileri siliyorum, insanlar eleştiriyor ama yapılan eleştiri karşısında hiç tereddüt etmeden en ağır ifadeleri kullanıyorlar.

Nezaket kurallarını geçtik, bir kenara bıraktık artık ama insan olarak gördüklerimiz hiç değilse insani davranmasını bilmelidir.

Herkesin bir siyasi düşüncesi olacaktır, olmalıdır da, lakin insanların siyasi düşüncesi insanlık değerlerinin önüne geçmemelidir.

Siyaset, insan yönetme sanatıdır, siyaset yapanlar insani değerlerini yitirdikten sonra onların yaptığı siyasetin ne anlamı var? Herkes tabi ki farklı düşünebilir, ama farklı düşünmek karşı tarafa hakaret ete anlamı taşımamalıdır.

Bazı insan İstanbul seçimini hayatın sonu olarak görüyor, karşısındaki insanlara en ağır hakaretleri yapıyor, bunu kabul etmek mümkün değil.

Siyasi eleştirileri kabul edemeyenler, siyaset yapmamalıdır, hiçbir siyasi hareket, insanları kırmak, hakaret ettirecek değerde değildir.

Hayat hızla devam ediyor, 29 Mayıs 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri İstanbul’u fetih ederek dünyaya yeni bir çağın açılışına neden olmuştur.

İstanbul sıradan bir şehir değildir, o nedenle İstanbul seçimlerini değerli yapan tarih 1453’dür.

İstanbul’un Fethi;  Çağ kapatıp çağ açan, dünya tarihinin akışını değiştiren İstanbul’un Fethi’nin 566. yıl dönümü kutlu olsun!

Peygamber efendimizin şu sözleri çok anlamlıdır. “İstanbul mutlaka fethedilecektir; Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.” (HZ MUHAMMED S.A.V)

Bizler için sıradan bir seçim idi, ama Yunanlıların ve ABD’lilerin İstanbul seçimlerine müdahale ettiklerini görünce artık bizlerde bu konuya daha yakın ilgi göstermek mecburiyetimiz vardır.

Tüm siyasi kirliliğe rağmen İstanbul seçimleri için gayret etmek mecburiyetindeyiz.

Kirli siyaset dün vardı, bugünde var, yarın olmaması için gayret sarf edeceğiz ama, bizlerin buna gücü yetmesi mümkün değildir.

Ne yapalım? siyasetin kirli yüzü hakaret ediyor diyerek ülkemin kaderini ilgilendiren bir seçimde kenarda bekleyecek halimizde yok tabi ki.

“Hiç dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla ve asla yorulmazlar” diyen Gazi Mustafa Atatürk’ün bu kıymetli sözlerinden hareket ederek, Bayram sonrasında seçimlere tekrardan odaklanacağız.

“Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır”, sözünden hareketle vatanımızı seviyoruz, görevimizin başındayız, kim ne derse desin hedefe varıncaya kadar mücadele yapacağız.

Allah’ın en sevgili kulu, Hazreti Muhammed Mustafa Hazretleri (sav)’in hedefleri içinde olan bir şehrin 1453 yılında fetih edilmesi ne kadar anlamlı ise, o şehre sahip çıkmak her Müslüman Türk insanının görevidir.

Ne yaparsak yapalım siyasetin kısır çekişmelerinden kurtulamayacağız, bizler kenara çekildikçe birileri üzerimize gelmeye devam ediyor, bizlerde kırmadan, yıkmadan ülke gerçeklerini anlatmaya mücadele yapmaya devam edeceğiz.

“Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonrada istiklal ve istikballerini kaybederler” o zaman Haysiyetlerimizi, sonra hürriyetlerimizi, daha sonrada istikbalimizi kaybetmemek için çalışmak zorundayız, mücadele yapmak zorundayız.

Bu memleketin çalışmaya ihtiyacı var, kısır siyasi çekişmelerle zaman kaybedip, ülkenin geleceğini karartamaz.

Bizler içe dönük çalışma yapalım, “bu bölgenin dertleri ile dertlenelim” diyoruz ama, bizim dememiz yeterli olmuyor, çoğu zaman bizi bize bırakmıyorlar.

İstanbul seçimlerinin kısır siyasi çekişmelerin dışında görmek gerekiyor, küçük hesaplar yapanlar İstanbul gerçeğini göremeyenlerdir.

İstanbul seçimleri çok önemli bir gerçeği ortaya koydu, bu gerçeğin ne olduğunu seçimden sonra yazmayı düşünüyorum, bugün yazar isem çevremde kıyamet kopar, Ramazan günü kıyametin kopmasını istemiyorum.

İnsanlar makul eleştirileri açık olmalıdır, her insanın farklı renkleri farklı zevkleri olacaktır, ama insani sınırları içinde saygı çerçevesi için de kalarak eleştiri hakkımızı kullanmalıyız.

Son günlerde çok kişiyi sosyal medyada engelledim, sildim.

Ramazan günü ağır sözleri kaldıramıyoruz, eleştiriye sonsuz sabırlıyız, hakaretlere asla tahammülümüz yoktur.

Bizlerde sınırsız hoş görü hakimdir, ama bir siyasi figür uğruna kendimize hakarete göz yumamayız.

İstanbul seçimlerinden sonra memleketimizin gelişmesi için, ileri hamleler yapması için mücadeleye kaldığımız yerden devam edeceğiz, zorlu süreçlerin içine giriyoruz.

İstanbul seçimlerinin sonuçları ülke değerlerinin yükselmesine de neden olacaktır, o nedenle ülkeme ve milletimize olan vefa borcumuzu bu kez daha çok çalışarak gidereceğiz.

Günün Sözü: “Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonrada istiklal ve istikballerini kaybederler”.