24 Kasım Öğretmenler günü Pazar günü kutlandı, her yıl olduğu gibi, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı, şiirler okundu, bu anlamlı güne Öğretmenlerimizin yeterli ilgiyi göstermemesi dikkatimizi çekti.

Ülkemizde pek çok gün kutlaması devam ediyor, her yıl olduğu gibi bu senede 24 Kasım Öğretmenler gününü kutladık, gün öncesinde yapılan Şiir, Kompozisyon ve Resim yarışmaları düzenlenmiş, yarışmada 1ci gelen öğrenci ve öğretmenlere ödülleri dağıtıldı, şiirler okundu, öğretenlerimizin mesleğinin ne kadar önemli ve değerli olduğu bir kez daha ifade edildi.

Niksar Halk Eğitim salonunda gerçekleşen 24 Kasım Öğretmenler günü kutlamasına neden Öğretmenlerimizin yeterli ilgili göstermediklerini merak ettim!.

Öğretmenli gerçekten çok kutsal görevler içinde, Hz. Ali Efendimizin ifade ettiği gibi “bana bir harf öğretenin 40 yıl kulu kölesi olurum” sözünün ne kadar anlamlı olduğunu iyi anlamak gerekir.

Bir İnsan kendisine “1 harf öğretenin 40 yıl kölesi” olmanın ne anlama geldiğini hepimiz idrak ederiz, sıradan bir gün veya 40 yıl güzel bir hayat yaşamak değil, köle gibi ona hizmet etmek.

Aslında çokta takılmamak gerekir, günlerden Pazar, insanlar Pazar tatilini bırakıp da sabahın 09.30 unda program yerine gitmek zorunda değil!.

Peki bizler neden Pazar günü sabahın 09 unda evimizden çıkıp tören yapılacak alana gittik?, bizimkinin cevabı belli, biz gazeteciyiz Kar Kış, Yağmur Yağış bizler için geçerli mazeret nedeni değil, gazetecisin haber peşinde koşacaksın, ama Pazar günü tatil günü sevgili öğretmenlerimizin kendi günlerini kutlamak için 2 saatlik zamanlarını ayırmalarına gerek yokmuş.

Öğretmenler gününe katılmayan sevgili öğretenlerimiz olmasa da resmi tören yapıldı, Milli Eğitim Müdürlüğünün ikram ettiği yemek Niksar Belediyesi Düğün salonunda davete katılanlara ikram edildi.

24 Kasım Öğretmenler gününde emekli öğretmenlerimizin daha çok ilgi gösterdiğini gördük, emekli öğretmenlerimizin kendilerine sunulan gün kutlamasına gelmeleri anlamlı idi, mevcut çalışan öğretenlerimizin gelmemesi nasıl ki yadırgandı ise, emekli olup da gelenlere teşekkür edildi.

İnsanlarımız zamanla “ne yapalım sosyal aktiviteler yok” diyor, bu sözler ne kadar gerçekçi bilmiyoruz ama, yapılan törenlere bakıldığında hep aynı yüzleri görüyoruz, var olan ve yapılan etkinliklere katılmayan insanlarımızın, yeni bir şeyler talep etmesi ne kadar doğrudur?.

Öğretmenler gününde kaymakam beyle sohbet yaparken şunu ifade ettim; “Kaymakam bey sahne alan sanatçılar alkışlarla sahnede kalırlar, siyasetçilerde aldıkları oy oranı ile iktidarda kalırlar” demiştim, bu düşüncemizi şunu da eklemek gerekiyor. Niksar’daki etkinliklere katılı ne kadar çok olur ise, yeni etkinlikler daha fazla olacak, daha farklı etkinlikler şartlar gereği yapılacaktır.

Niksar’da toplantılara ve törenlere veya etkinliklere katılamayan bazı insanlarımızın özel mazeretleri olabilir, sağlık konusunda veya özel durumlar vardır ama, 800 öğretmenimizin görev yaptığı ve yüzlerce emekli Öğretmenimizin olduğu bu şehirde, salonlara tıklım tıklım olmalı, bu düşüncelerimiz bir öneridir, insanların tatil gününe karışmamız zaten söz konusu değildir.

Yukarıdaki düşüncelerimizi neden mi paylaşıyoruz?, yapılan etkinliklere katılmayanların çokluğunu bildiğimiz için, yapılan etkinliklere dikkat çekiyoruz.

Bizler var olanın kıymetini bilelim, sonra yapılmayanlar var ise bunları talep edelim, başka türlü bu şehrin gelişmesi mümkün olmaz.

24 Kasım Öğretmenler günü kutlandı, tam bir sene sonra yeniden kutlayacağız, öğretmenlerimizin günlerini tekrardan kutluyoruz, ellerinden öpüyoruz, sağlıklı, mutlu huzurlu yıllar diliyoruz.

24 Kasım Öğretmenler günü kutlaması 2020 yılında daha farklı olmasını diliyoruz, farklı etkinliğin olması içinde Öğretmenlerimizin düşünceleri var ise Milli Eğitim Müdürlüğünün ilgili yetkililerine düşüncelerini dile getirmelerini isteriz, bu düşünce bizlere aittir, olur ya böyle düşünceye sahip olanlar var ise taraflar düşüncelerini açık bir şekilde dile getirmeleri gayette güzel olacaktır.

Öğretmenlerimizin gününde klasik konuşmalar yapıldı, övgüler sıralandı, ama Öğretmenlerimizin yapılmasını istedikleri istekler ve dikellerin olup olmadığı hiç sorulmadı.

Aslında Öğretmenler günü kutlamasından önce saygıdeğer Öğretmenlerimizin dertlerini dinlemek gerekir, Okularındaki eğitimden memnunlar mı?, memnun değiller ise dertleri sıkıntıları nedir?, okullardaki seminerlerden gerekli verimi alıyorlar mı?, ne gibi talepleri var?, bunları sormak ve öğrenmek gerekli olduğuna inanıyorum.

Öğretmenlerimizin geçmiş yıllarda yaptıkları fedakarlıklardan artık kaçındıklarını, yaramaz öğrenciler üzerinde veya sıkıntısı olan öğrenciler üzerinde çalışmalar yapmadıklarını görüyoruz bunun nedenlerini sormak ve öğrenmek gerektiğine inanıyoruz.

Bizler bazen öğretmenlerimiz ile sohbet ederken; “banane kardeşim çocuk istediği gibi davranmak istiyor, yaramazlık yapan öğrenciye DUR, sus diyemiyoruz, koskoca bir sınıfın huzurunu kaçıran öğrenciye Dur yama dediğimizde hemen şikayete koşuyor Adliyede soluğu alıyoruz, bir öğrenci koca bir sınıfın huzurunu kaçırınca ona bizler müdahale edemiyoruz dolayısı ile eğitime büyük zararı oluyor, bizlerde sınıfa giriyoruz, müfredatı anlatıyoruz, zamanımızı doldurup evimize gidiyoruz, artık gece gündüz çalışmak, verilmesi gereken müfredat dersleri dışında öğrencinin hiçbir sıkıntısı ile ilgilenmiyoruz, ilgilenmek başımızın belaya girmesi demektir, şunu açıkça ifade edeyimki, Öğretmenlerimizin can güvenliği yoktur, Öğretmen sınıfta müfredatı anlatacak ama, ayrıca çocukların iyi bir eğitim alması için üzerine düşen önemli görevleri de anlatacaktır, yani bizlerin öğretmenlerinin döneminde yaşadığımız güzel eğitim ve öğretim yıllarını şimdi bulmak mümkün değil, bize verilen müfredat dışında hiçbir öğrenci hareketi ile ilgilenmiyoruz” dediler.

Hani denir ya; “bir dokun bin ah işit” diye, sanırım öğretmenlerimizle özel sohbetler yapınca bir hayli dertleri ortaya çıkıyor.

Öğretmenlerimize sahip çıkmak zorundayız onların sağlıklı huzurlu eğitim vermeleri için her türlü şartları oluşturmamız gerekir.

Günün Sözü: ÖĞRETMENLER GELECEK NESİLLER SİZLERİN ESERİDİR.