2002 öncesi yıllardan küçük hatırlatma yapmak istedim, birazda nostalji olsun.

Rahmetli Süleyman Demirel, yine rahmetli Bülent Ecevit’ten hükümeti devralır ve hükümet kurulduktan sonra ülkede çeşitli ürünlere zamlar gelmeye başlar.

Rahmetli Bülent Ecevit, Demirel Hükümeti kurduktan sonra yaptığı basın toplantısında bakınız neler söylemiş;  “Gaza, Kömüre, Fuel olie, Benzine, Mazota % 100 zam, Demir  ve Çelik ürünlerine % 100 zam, Çimentoya çok büyük zam, peşinden bir büyük zam daha, Kağıda % 400, Tuza % 550, Gübreye %500 ile 750 zam, Ekmeğe, Süte, Ete yüksek oranlarda zam, Sigaraya, Beze, Şekere zam, PTT ye, Demiryoluna, Uçağa, Otobüse  ve daha nicelerine zam”  Bülent Ecevit, CHP genel başkanı.

CHP genel başkanı Bülent Ecevit’e DYP genel başkanı ve başbakan Süleyman Demirel’in verdiği cevaplar.

Başbakan Süleyman Demirel yapılan zamlar karşısında şunları ifade ediyor; “Ülkenin düştüğü durum karşısında bunları yapmak zorundayız, bunlara zam yapmayıp başka şeyler mi yapalım?, Türkiye yi bu duruma düşürmemek için gerekli tedbirleri almayanlar, bugün yapılan zamlardan dert yanamaz, Eğer Türkiye iyi idare edilse idi, bugün bu durumlara düşülmezdi, tekrarlıyorum Türkiye bu tedbirleri alma ihtiyacı var mı?, yok mu?, yok diyenler beri  gelsin, hayır bu tedbirleri almasaydınız, başka tedbirler alsaydınız diyenler de beri gelsin, iyilerini biliyordun da neden gerekli tedbirleri 22 aylık zamanda almadın da, bugün alınan tedbirleri eleştiriyorsun, Kırıp dökmezdin, onun içindir ki bu tedbirleri Türkiye almak mecburiyetinde kalmıştır” diyor rahmetli Süleyman Demirel.

Bu konuşmalar 2002 tarihinden önce yaşanan süreçlerden bir bölüm, seçimler öncesinde rahmetli Süleyman Demirel veya rahmetli Bülent Ecevit koalisyonları hangi partilerle kurarsa kursunlar, bazen azınlık hükümeti bazen koalisyon hükümetlerini kurarlardı, bu yaşanan sıkıntılı koalisyon dönemlerini şimdiki gençler görmediği için bugün AK Parti hükümetinin kıymetini anlamazlar.

Ülkemizde Cumhurbaşkanlığı seçim sisteminin ortaya çıkmazsı ülkemizde “Koalisyon hükümetlerinin son bulmasına katkı sağlamıştır.

Koalisyon hükümetleri döneminde kurulan hükümetler çok uzun zaman iktidarda kalmazdı, milletvekilleri pazarlıkları otel odalarında yapılır, ertesi günü hükümetler yıkılırdı.

Yine bir hatırlatma yapmakta fayda var. Refah Partisi ile DTP Hükümet kurdu, rahmetli Necmettin Erbakan Başbakan, sayın Tansu çillerde Başbakan yardımcısı olarak göreve geldiler, rahmetli Erbakan’ın başbakanlığı döneminde ülkemiz ekonomik bakımdan çok ciddi hizmetler yaptı, ekonomi rayına oturdu, ancak ekonominin yarına oturması birilerini rahatsız etmiş olmalı ki, her iki parti arasında hiçbir sıkıntı yokke çeşitli bahanelerle Erbakan hocanın Başbakanlığı bırakması konusunda baskılar arttı, sonunda rahmetli Erbakan hocamız sayın Tansu Çillerle bir araya gelip anlaştılar, Erbakan başbakanlığı Tansu hanıma bırakacak koalisyon hükümeti devam edecekti, bu hükümetin devam etmesi için DYP ve Refah patisi milletvekilleri yeni kurulacak hükümete destek olması için destek vereceklerini Noter den taahhütte bulundular, Erbakan Başbakanlığı bırakıp Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel’e istifasını sundu, sunma sırasında koalisyon Hükümetinin devam etmesini ve başbakan olarak Tancu Çilleri destekleyeceğini söylemişti, Süleyman Demirel Erbakan’ın istifasını aldı ama hükümeti kurma görevini sayın Tansu çillere vermedi!.

Buraya bir not daha ekleyelim, Tansu Çilleri DYP genel başkanı yapan rahmetli Süleyman Demirel’dir, kendi partisine genel başkan yaptığı halde sayın Tansu Çillere  hükümet kurma yetkisi vermemiştir, Süleyman Demirel Tansu Çillere hükümet kurma yetkisi vermemiş ama, 1 Milletvekili olan sayın Yalım Erez’e hükümet kurma görevi vermiştir, bu süreçleri neden yazıyorum, geçmişte koalisyon hükümetlerinin bu ülkeye neler kaybettirdiğini anlamak gerekir.

Bugün Cumhurbaşkanlığı seçim sistemini eleştirenler, geçmiş yıllarda bu ülkenin koalisyonlar döneminde neler yaşadığını tekrardan hatırlamaları gerekiyor.

Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel siyasi olarak milliyetçi tarafta olan bir lider, kendi kurduğu Doğru Yol partisini yine kendi isteği ile Tansu Çiller hanıma devreden kişidir, Erbakan hocamızla rahmetli Demirel’in siyasi düşünceleri bir olmasa da oy veren tabanlar bir birine yakın olan seçmen kitleleridir.

Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel Refat-Yol Hükümetinin bu ülke ekonomisine katkılarını gördüğü halde, bir koalisyon hükümetinin yıkılmasına zemin hazırlamış, kendi  genel başkanı yaptığı DYP liderine hükümet kurma yetkisi vermemiş, ülke ekonomisi günlerce başsız kalmış, Yalım Erez tek milletvekili olarak hiçbir siyasi partiden destek alamamış ve hükümeti kurma görevini yapamadığı için görevi Demirel’e geri vermiştir!.

Bugün iktidar kendi elindeki kaynaklara %3-5 zam yaptığında kıyamet kopartanlar, koalisyon hükümetlerinde yaşananları unutmuş gözüküyor.

Yeni nesil geçmişte yaşanan sıkıntıları öğrenmelidir, bu ülke bugünkü  lüks hayata ve imkanlara kolay erişmedi.

1980 ve 90 lı yıllarda bu ülke koalisyonlardan çok sıkıntı çekti, ülkemizde koalisyon hükümeti demek, ülkenin bölünmesine zemin hazırlamak demektir.

Ülkemizde baskı grupları her zaman ülkede tek başına iktidar olmasını istememiştir, çünkü baskı grupları özellikle büyük çaplı STK lar istedikleri zaman Hükümetleri kurduruyor, istedikleri zaman yıkılmasını sağlıyorlardı, ama bugün çok şükür ki güçlü bir siyasi iktidar var, hükümetler yeni Cumhurbaşkanlığı seçim sistemi ile 5 yılda bir yapılmasını zorunlu hale getirmiştir, bu da ülkede siyasi istikrar sağlamaktadır.

1990 lı yıllarda yapılan zamlar, zamları yapan iktidarın başbakanı ve ana muhalefet partisi genel başkanlarını konuşmalarından kısa ayrıntılar verdik, bu örnekleri iş olsun diye vermedik, ülkenin bugünlere nasıl geldiğinin anlaşılması için örnekler verdik.

Günün Sözü: ÜLKELER GÜÇLÜ LİDER VE GÜÇLÜ  İKTİDARLARLA HAYAT BULUR