Fırsat buldukça Devlet ve Millet  aleyhine olanları yazmaya anlatmaya çalışıyoruz.

Siyaset yapmak ülke yönetimine talip olmak ve milletimize hizmet yapmak çok güzel, yapanlara teşekkür ederiz, yapmayanlardan da hesap sorarız.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinde siyaset yapıyorsa Müslüman Türk milletinin faydasına siyaset yapmalıdır.

Uzun zamandır bir gerçeği anlatmaya çalışıyoruz.

Kıbrıs Türklerinin KATİLİ MAKARYOS’UN HEYKELİNİN BEYLİK DÜZÜ PARKINDA HALEN DURUYOR OLMASI MİLLETİMİZ İÇİN BİR ZULÜMDÜR!…

Bizler bu Kıbrıs Türklerinin katilinin heykeli halen Beylikdüzü’nde ne işi var? Bunu vatansever insanlar nasıl içlerine sindiriyor? diye anlatmaya çalışırken, kendilerini Atatürkçü olarak gören bir grup halen körü körüne Türklerin katili Makaryos’un heykelini İstanbul Beylikdüzü parkına koyan ve halen durmasını sağlayan Ekrem İmamoğlu’nu savunmaya çalışıyorlar!.

Bugüne kadar bu konuda çok yazılar yazdım, zaman zamanda canlı yayın programlarımda dile getirdim ve nihayet sesimizi duyan bir medya mensuplarının olduğunu görünce mutlu oldum.

Geçen gece Ülke TV de sayınTurgay Güler’in SIRA DIŞI programında sayın Yusuf Alabarda ile yaptığı programı dinleme imkanım oldu.

Ülke TV de izlediğim programdan büyük keyif aldım, çünkü Kıbrıs Türkünün katili Makaryos’un neden halen Beylikdüzü ilçesinde heykelinin olduğunu sorguladılar!.

Şunu bir kez daha ifade edelim.

Beylikdüzü eski belediye başkanı Ekrem İmamoğlu parka Makaryos’un heykelini rahmetli vatan sever Rauf Denktaş’ın ismini kullanarak parka koydurmuştur!.

Bugüne kadar köşe yazımda hiç resim kullanmadım, ama bu kez kendi köşemde bu heykeli gösteren resmi koyarak halkımızın bilgisine sunacağım.

Aşağıdaki resimde rahmetli Rauf beyin heykeli bulunuyor en öndeki resim sol tarafta askerlerimizi ifade eden heykel veya rolyef bulunuyor, sağ tarafta ise Türklerin katili MAKARYOS kahpesi var, bu katil Hava şehit Pilot Cengiz Topel’in de katledilmesi emrini veren bir katildir, onun yanında Kıbrıs’ı temsilen Dr. Fazıl Küçük ve Londra anlaşması kapsamında İngiltere yetkilisi ve yanında Rauf Denktaş.

İBB başkanı Ekrem İmamoğlu Türklerin katili Makaryos’u masum gösterebilmek için kendince bir yalan uydurarak halka yalanı gerçekmiş gibi anlatmaya çalışıyor.

Başpiskopos III. Makarios’un rölyefinin bulunduğu kısım  19 Şubat 1959’da imzalanan ve bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yasal çerçevesini belirleyen Londra Antlaşması’nı gösteriyor. Burada dikkat çekmek istediğim husus şudur, 1959 yılında imzalanan Londra anlamasındaki masada Rahmetli Rauf Denktaş yoktu, Kıbrıs Türklerini temsilen Fazıl Küçük vardı, bu tarihi gerçek bilindiği halde Katil Makaryos’un heykelini İstanbul’un göbeğine koymak için böyle uydurma senaryolar yazılarak konmuştur.

 

Kıbrıs’ta iki toplum arasında yaşanan gerilimleri çözmek amacıyla İngiltere ve ABD’nin de girişimleriyle Menderes ve Karamanlis hükümetleri bağımsız bir Kıbrıs Cumhuriyeti formülünde anlaşmışlardı. Bunun üzerine, 11 Şubat 1959 tarihinde Zürih’te iki hükümet arasında bir antlaşma imzalandı. Zürih’te alınan kararlar arasında Kıbrıs Cumhuriyeti, İngiltere, Türkiye ve Yunanistan arasında imzalanacak bir Garanti Antlaşması da vardı. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının tanınmasını sağlayan 11 Şubat 1959’da imzalanan Zürih Antlaşması ve arkasından gelen Londra Antlaşması yani Garanti Antlaşması adadaki Türk ve Rum topluluklarına eşit siyasi hak ve statü tanımıştı. Bu antlaşmaların en büyük öneminin, adada yaşayan toplumların arasındaki gerilimi azaltmayı amaçlayan, enosis ve taksim fikirlerinin ortadan kaldırılması olduğu biliniyor. Dr. Fazıl Küçük ve Başpiskopos III. Makarios’un adadaki tarafları temsil ettiği Londra Antlaşmayla ilgili bilgilere Dışişleri Bakanlığı’nın resmi internet sitesinden de bulunmaktadır.

 

 

Görüldüğü gibi Londra anlaşmasında Rauf Denktaş yoktur, ama Beylikdüzü’ndeki parkındaki anıtta Rauf bey bahane edilerek Makaryos’un heykeli konmuştur, heykele dikkat ederseniz öyle bir senaryo  yazılmış ki, Rauf bey Londra anlaşmasında masada varmış gibi ona özel bir tasarı yapmışlar Rauf bey olmadığı anlaşmada MASAYA YUMRUK vurmuş gibi senaryo yazılmıştır.

Burada Rauf Bey sevdası değil Katil Makaryos’un heykeli konmak üzere uydurma senaryo ile halkımızın kalbine hançer batırılmıştır.

İkinci resim  ise Beylik düzü parkına konan Makaryos’un heykeline tahammül edemeyen vatan sever insanlar tarafından kırılan Makaryos’un heykeli, yanlışlıkla Dr. Fazıl Küçük’ünde heykeli kırılmıştır, bu olaydan sonra yine Ekrem İmamoğlu pek çok yazdığı senaryoda yine algı operasyonu yapmış, sanki Rauf Beyin Anıtı yıkılmış, kırılmış gibi ailesine açıklamada bulunmuşlardır.

İstanbul halkı; pireye kızıp Yorgan yakmıştır, gerçekten vatan sever Atatürkçü insanlar böyle bir uydurma senaryoyu asla kabul etmeyeceklerini bildiğimiz için bu açıklamaları yapma gereği duyuyoruz.

SONUÇ; İSTANBUL BUNU HAK ETMEDİ. FATİH SULTAN MEHMET HANIN EMANETİ İSTANBUL BU ZULMÜ HAK ETMEDİ!…

Günün Sözü; “Şeytanlaşmış insanların şerrinden Allah’ın güzel isimlerine sığınırım.”