Hani her şey güzel olacaktı?.

İstanbul seçimlerinden önce “Her şey Güzel olacak” sloganı atanlar, güzelliğin ne anlamam geldiğini anlamamış olmalılar ki, güzellikleri çirkinleştirmek istiyorlar.

İstanbul seçimleri ile başlayan “Her şey Güzel Olacak” sloganı İstanbul’da hayat bulmadığını görüyoruz, güzelliğin hangi anlama geldiğini bilmeyenler, sloganlarına Güzelliğin, güzelliğini alet ettiler ama hiç önemli değil, onlar “Güzellik” der, çirkinlikler yaparlar, biz Güzele Güzel demem, Güzel benim olmayınca” deriz.

Bu ülkenin güzel olmasına katkı sağlayanlar ile, çirkinlikler yaşamasını isteyenler ile iç içe yaşıyoruz, ne yapalım hayat böyle bir şey.

Birileri seçim kazanmak için; “her şey güzel olacak” dedi. Bizler ise ülke insanı; mutlu, huzurlu sağlıklı ve güzellikler içinde yaşamalı, güzellikler içinde yaşaması için, çok çalışmak, mücadele yapmak, insan onuruna yakışır şekilde hareket etmek gerektiğini söylüyoruz.

Hep şunu düşünmüşümdür ve zaman içinde söylemeye çalışırım, “bu Coğrafyada yaşamak çok kıymetlidir ama, her zaman bedel ödemekle yüz yüzeyiz.

Niksar’da yaşamak güzel, Kelkit Vadisinde yaşamak güzel ama, bunun bir bedeli vardır. Dünyanın en verimli toprakları ve en kaliteli Suları bölgemizdedir, ama bu güzelliklere sahip olmak için her zaman bedel ödemeye hazır olacaksınız!.

Dünyada şimdi Toprak savaşları oluyor, toprakların istilası oluyor, dolayısı ile toprağın bağrında barınan yer altı zenginliklerine kavuşmak için savaşlar ve katliamlar yapılıyor.

Bugün, Topraklar için savaşlar ve istilalar olurken, yarınki günlerde Su savaşları başlayacaktır, zaman çok uzakta değildir.

Yer yüzünde, Toprak, Su ve İklim Şartlarının en güzel olduğu bölge Türkiye’nin bulunduğu Coğrafyadır, bundan dolayı ülkemizde sürekli rahat yaşamak mümkün değildir, rahat yaşamanın bedeli her zaman olacaktır, ama bedelin az olması içinde çok çalışmak ve güçlü millet olmak zorundayız.

Türk olmak Çileye talip olmaktır, Türk demek Dünyada Müslüman olmak demektir, bu sözleri her Türk bilmeli, anlamalı ve hayatını ona göre yönlendirmelidir.

Türküz, Müslümanız Elhamdülillah, Türk ve Müslüman olmaktan da gurur duyuyoruz, tüm sıkıntı ve zorluklara rağmen.

Türküm, Müslümanım vatan ve millet için canım feda” diyorsanız bunun bedelini Niksar’da da, Türkiye toprakları içinde de çile çekmek, sıkıntı yaşamakla yüz yüzesiniz demektir.

Bugün çeşitli sıkıntılar yaşıyorsak, yukarıdaki sözlerimizi hayat tarzımız olarak seçtiğimiz içindir.

Bizler çoğu zaman atasözlerini kullanmayı vazife edindik, doğruda yapıyoruz. “Bir Musibet, Bin Nasihatten iyidir” sözü sanki bugün için söylenmiş sözdür.

Bugün ülkemizin içinde bulunduğu durumları iyi görmek, analiz yapmak gerekir.

Ülkemiz üzerinde oynanan oyunları iyi görmeye, iyi anlamaya çalışıyoruz.

Ülkemize yapılan ihanetleri iyi görmeye ve anlamaya, bu ülkeye kimler ihanet yapıyor?, yapmaya çalışıyor?, bunları da görmeye çalışıyoruz.

Ülkemiz 96 yıl önce 7 Düven ile çarpıştı, ülkemizi istila etmek, yok etmek isteyenlerle göğüs göğüs’e çarpıştı vatanımızı düşman istilasından kurtardı, bugünde yine ülkemizi bölüp parçalamak isteyen hainlerle ve ihanet içindeki devletlerle büyük bir mücadele içindedir.

Şunu herkes bilmelidir. TSK 7 DÜVELLE VE 8 CEPHEDE SAVAŞIRKEN, HÜKÜMETİMİZ  7 DÜVENLE MÜCADELE EDERKEN, MİLLETİMİZ NORMAL HAYATINI YAŞIYOR, BÖYLE BİR ÜLKE YER YÜZÜNDE ANCAK TÜRKİYE OLUR, BAŞKA MİLLETİN BU KADAR İHANETE DAYANMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR!.

Bazı insancıklar olayları çabuk unutuyor, sanırım unutmaları veya bazılarının olayların unutulmasını istemeleri, yine ihanet içinde olanlara katkı sağlıyor.

Tarihe not düşüyoruz ya, bu notlarımızın içinde şu sözlerimi sıkça ifade ettim; “MAVİ MARMARA OLAYINI ASLA YABANA ATMAYIN VE UNUTMAYIN” demiştim, yine bu sözlerimin altını çizerek hatırlatıyorum, Mavi Marmara olayı, 15 Temmuz İhanet Darbe girişiminin tetikleyicisidir!…

Daha öncede ifade etmeye çalıştım, Fırat Kalkanı Harekatı, Zeytin Dalı Operasyonu ve Barış Pınarı Harekatınıza asla unutulmaması gereken hareketlerdir.

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gerçekleştirmiş olduğu 3 önemli operasyonun pek çok karşılığı vardır ama, en çarpıcı ve can alıcı tarafı, ABD ve İsrail’in, İngiltere’nin 100 yıllık ihanet projesinin çöpe atıldığı operasyonlardır.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan büyük devlet adamıdır, ABD başta olmak üzere, sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan çalışmalar ve açıklamalar, operasyonlar, karalama kampanyalar,  ülkemizde ihanet içinde olanları mutlu ettiğini biliyoruz, ama kim ne yaparsa yapsın, Cenabı Allah ihanet içinde olanlara inşallah fırsat vermeyecek, ülkemiz insanının mutlu, huzurlu olması için gece gündüz çalışan ve Mazlum milletlerin daha fazla ezilmemesi için yoğun gayret gösteren Cumhurbaşkanımızı Cenabı Allah koruyacaktır.

ABD nin çirkin sözlerini sürekli gündeme getiren TV kanallarında defalarca çirkin sözleri tekrar ederek, ABD başkanının çirkin sözlerini hatırlatmaktan utanmayanlar, şu gerçeği nedense görmemek için, hem kör, hem sağır, hem de dilsiz rolünü oynuyorlar.

Bir insan, kendi devlet adamına söylenen çirkin sözlerden memnunluk duyarak, halen kendi devlet başkanını kötülüyorsa, ona insan demek anlamsızdır.

ABD başkanı çirkin sözlerle kaleme alınan mektubun cevabını Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan  en güzel ve net cevabı Türk Milleti adına Barış Pınarı Harekatı ile vermiş oldu.

ABD işgal ettiği Suriye Topraklarında hedeflediği 100 yıllık ihanet projesinin Türk devleti ve sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından çöpe atıldığını görünce, yine çılgına dönmüş olmalı ki, ülkemiz üzerindeki ihanetleri ve baskılarına devam ediyor.

Bir Türk ve Müslüman vatandaşı olarak Devletimle ve sayın Cumhurbaşkanımızla gurur duyuyorum, hiçbir tarihinde, insanları katletmeyen, katliam yapmayan bir milletin neferiyiz.

ABD, İngiltere ve Koalisyon kuvvetleri henüz daha kanları kurumamış Suriye de 1 milyon insanın katledilmesine neden oldular, halen katletmeye devam ediyorlar, ama onların ellerindeki gelişmiş teknoloji ile dünya insanlarını avutmaya, Türkiye aleyhine pıropoğan da yapmaya devam ediyor, yeter artık içimizdeki kandırılmış beyinler kendinize geliniz.

Günün Sözü: TÜRK;  ÖGÜN, ÇALIŞ GÜVEN.