” İnsan insanı ya tam anlayamadı, ya tamamlayamadı” der Laedri, bu sözü ben yazacak olsam şöyle yazardım; ‘İnsan insanı tam anlasaydı, tamamlardı! ‘ Aslında bakıldığında ne kadar kısa bir zaman diliminde yaşıyoruz, bu hayat gerçekten yaptığımız planlara, hesaplara, programlara yetecek kadar çok değil! Bugün kalan ömrümüzün ilk günü lakin belki de yarın ömrümüzün son günü .. çok derin yaşamayın hayatı, sırf magazin olsun diye aslında tanıdığınız insanların kusurlarını tabandan tavana çıkarmayın .. hata payı verin insanlara, hem karşımızda ki ne hata yaparsa yapsın, sizin onu konuşup çoğaltmanız kadar büyük olamaz yanlışı! Çok plan yapmayın mesela geleceğe dair, düşünün bir dakika, bundan 5 yıl önce yaptığınız planların neresindesiniz? Bunu yaparsam biterim, şunu kaybedersem yaşayamamalı cümlelerinizin akıbetine ne oldu? Ne bittiniz ne de öldünüz..! Hayat içinde yaşamamız için var, kimseye hayatınız üstünde oyunlar oynamasına izin vermeyin! Nasıl mutluysanız öyle yaşayın ama sizin mutluluğunuz kimsenin mutsuzluğu olmasın! Bırakın insanları seyretmeyi, kışın Kardelen’e, yazın Sümbüllere bakın mesela, ya da evini sırtında taşıyan kaplumbağaya bakın, ne kadar da yavaş hareket eder değil mi? Peki neden hiç düşündünüz mü? Yükü ağırdır da ondan! Peki ya biz, biz de taşımıyor muyuz evimizi sırtımızda? Ne çok dert ediyoruz kendimize! Sabah hepimizin yediği iki dilim ekmek değil mi? Trilyonlarınız olsa daha mı fazla yerdiniz? Bırakın evi, yatı, katı.. hikayenin sonunda herkes toprak sahibi oluyor zaten!!!
İnsan: Yaradan’ın en güzel eseridir.. kıymetinizi bilin.. severek başlayın her yeni güne.. nefret; bu zaman dilimi için çok fazla, canınızı yakanlar içinse çok az, nefret etmek yerine sizden gitmelerine izin verin! Sabah evden çıkarken son kez aynaya bakıp kendinize göz kırpmayı unutmayın.. ANLAYIN, anlamaya çalışın, anlayarak yaşayın ki yarım kalmasın hiç kimse..!!!
Esra EROĞLU